Tosya Haber37 Gazetesi Güncel ve Doğru Haberlerin Adresi

Kendimizle Sulh

Kendimizle Sulh
Davut ZAT
Davut ZAT( davutzat@gmail.com )
323
08 Ocak 2020 - 10:59

Kar taneciklerinin, kirlenen dünyamızı beyazlatarak temizlemesinden medet umuyoruz yılın şu ilk günlerinde. Sakin ve sessiz, temiz ve gölgesiz bir sükûnet yayılsın ortalığa. Mevsimin ve kalplerin soğuğunu kırıp, kendi atmosferinin mührünü vursun acımasızlıkların hüküm sürdüğü dünyamıza. Tertemiz bir sayfa açılsın yılın ilk günleriyle birlikte. Gönüllerdeki zıpkın yemiş gibi ayakta dikilen sevgisizliklerin üzerini örtsün kar manzaralı duygular. Üzerimizdeki ölü toprağı serpilmişlik haline neşter vursun. Asıl ölüm gelmeden hareketsizleşmemek ve hissizleşmemek gerektiğini ihtar etsin bizlere. Bembeyaz dekoru ile örtsün memleketin üzerini, masum ve temiz görüntülü kar tanecikleri. Şehirleri ve hüzünlü gönülleri melek kanadıyla yıkasın.

Evet, yeni bir yılın ilk günlerine adım atmış bulunuyoruz. Geçtiğimiz yılın bize yaşattıkları pek de iç açıcı değil. Özel, genel ve dünya ölçeğinde değerlendirdiğimizde. Herkes mutluluk oyunu oynamanın peşinde. Lakin gerçekler öyle değil. Kendini dahi kandırmak hayaline kapılıp koşar adım gidiyoruz felaketlere. Şanslı azınlığın sapkın zevk anlayışlarına özenip, teselliyi taklitlerde arıyoruz. Bir türlü kendimiz olamadık geçtiğimiz yılda da! Ön yargıların, iletişimsizliklerin, tek taraflı düşüncelerin, yanlış kurguların kurbanı olduk. Kurban verdik yaşanılası ve sevilesi ne varsa, hepsini de yanlış anlaşılmalara. Belki de işimize böylesi geliyordu da bahaneler aradık. Aradığımızı bulduk sandığımız anda da bastık düğmeye. Kendi duygularımızın ve geleceğimizin pimini çektik adeta. Beslendiğimiz manevi zenginliklere, sohbet etmekten ve paylaşımından huzur bulduğumuz güler yüzlü dost insanlara sırtımızı döndük. Menfaat için, hesap kitap ve yarın kaygıları ile. Kelebek kadar kısa ömürlü olmasın istedikçe her güzellik, dar bir zamana hapsettik onları da. “Anı yaşa!” yaklaşımı ile biriktirilen yaşanmışlıklardan geriye kalanlar nelerdir ki? Geçen ömürden geriye canlı kalanlar, ya unutamadığımız sevinçler ya da kahreden acılar değil midir? Yaşanan güzellikler, sonuçları itibariyle yüreklerimizi hafifletmeye yetmediği gibi; yıllardan ve anlardan geriye kalanlar ise sadece buruk bir tebessüm gibi asılı duruyor hafızalarımızda…

Zaman bir bir eritirken umutlarımızı, ruh dünyamızı da ağır bir yaşlanma psikolojisinin kucağına itiyor yenilenen yılla birlikte. Aslında hayata dair bakış açılarımız belirliyor güzel veya çirkin görmemizi. Kazanç adına halen bir imkânın var olduğunu kulağımıza fısıldasa da gizemli bir ses, tecrübelerimiz tam zıddını söylüyor. Çünkü yeni yıla dair dilekler ve temenniler hiçbir işe yaramayacak, kendi içimize dönemediğimiz sürece. Dertlerimizden kurtulamayacağız içimizi sızlatan yaranın yerini tespit edemedikçe. Kendi gerçeğimizle ve duygularımızla barışmadıkça geçmiş hep peşimizden gelip kovalayacak geleceğimizi de. İşte sırf bu yüzden siz kendinizi değiştirmedikçe her şey eskisi gibi, “aynı tas aynı hamam” olmaya devam edecek. Hayatı olduğu gibi kabul etmedikçe, insanların vefasızlıklarına olağan gözüyle bakmadıkça, sabrı ve affı öğrenmedikçe, beklenti belasından kurtulmadıkça ancak kendimize zarar vereceğiz yine.

Herkes herkesin imtihanı olmaya devam edecek şu yalancı dünyada!

Kimin kimle ve kimimiz olmuşların bizleri nelerle imtihana sürükleyeceğini kestirmek elbette zordur. Ta ki hakikati yaşayıncaya kadar! Hep bir yaşama mücadelesi içindeyiz ya hani. Kiminle ne yaşamak istediğimizi bilmediğimizden, bulduğumuzda da kıymetini bilemediğimiz, bilimsel ve tecrübe edilmiş bir gerçek değil midir? Sırf bu hoyrat ve cahil tavrımız yüzünden; bir çekişme, didişme ve tavır modunda sürdürüp gidiyoruz ömrümüzü. Pek tabii ki imtihanımızı da kaybederek! Verilen nimetlerin farkında olmayarak. Hayatımızın en önemli rastlantılarını kaybettikten sonra da son pişmanlığın fayda vermediğini geç de olsa anlayarak…

Kimsenin kimseye karşılıksız iyilik yapmadığı şu dünyanın, menfaatperest insanlarına kar ne yapsın? Eski yıl ne söylesin, yeni yıl neyi getirsin? Zararın en kestirme yerinden dönerek, her türlü çatışmayı sonlandırmak gerekmiyor mu artık? Kendimizle, hayatla ve çevremizle barışmanın zamanı gelmedi mi daha? Geçmişine söverek gelecek aramanın sizi bir yere çıkarmayacağını anlama vakti gelmedi mi? Gelin bir sulh imzalayın yeni yılla birlikte ve kendinizle. Tüm anlaşmazlıklara mola verin, iç huzuruna ermişliğin güvenli limanında. Ne dersiniz?

Yeni yılda; kar tanelerinin örtmeye çalıştığı kirli kalplere, bozuk ölçülere ve çıkarcı anlayışlara sevgi ve saygı tohumları ekebilmek dileğiyle.

Isdunyasiburada.gif

Copyright© 2019 Tosya Haber37 Gazete ve Matbaacılık

izmir escortescorthd porno