DOLAR 13,3183
EURO 15,0914
ALTIN 763,88
BIST 1.857
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu 12°C
Karla Karışık Yağmur
Kastamonu
12°C
Karla Karışık Yağmur
Çar 3°C
Per 7°C
Cum 9°C
Cts 9°C
resim yükle
resim yükle

Hammadde;Kenevir Fabrika; Kastamonu

Hammadde;Kenevir Fabrika; Kastamonu
Beypark
17.11.2021
413
A+
A-

Anadolu’da kenevir tarımının MÖ 1500 yıllarından beri yapıldığı biliniyor.
Ülkemizde kendir olarak da adlandırılan kenevir Kastamonu başta olmak üzere belirli illerde üretilen tek yıllık bir bitki. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası’nın konuya ilişkin verdiği bilgiye göre kenevir üretiminin değerlendirilmesi amacıyla kamu tarafından yapılan ilk yatırımlar Kastamonu’da gerçekleştirildi. Bölgede üretilen kendirlerin havuzlama ve soyma işleminin yapılarak değerlen-dirilmesi amacıyla Sümerbank tarafından 1946 yılında kurulan Taşköprü Kendir Fabrikası ilk tesislerden biri. 4 bin ton çubuk kendir işleme kapasitesine sahip fabrika, bölgede 16 bin – 24 bin ton üretim olmasına karşın, çeşitli nedenlerle kapasitesinin yarısı kadar kendir alabilmiş. Fabrikanın zarar etmesi nedeniyle Sümerbank 1949 yılı sonunda kendir havuzlama ve soyma tesisinin kapatılması kararını alarak 1951 yılı ortalarında faaliyetine son vermiş.

REKLAM-VEREB-L-RS-N

KAĞIT KRİZİNE KENEVİRDEN KAĞIT ÇÖZÜMÜ
Kağıt fiyatlarının dövize bağlı olarak artması nedeniyle gazetelerin yanı sıra kitap ve dergiler de yeni çözüm arayışına girdi. Uzmanlar Türkiye’de kenevir ekim alanlarının artmasıyla daha dayanıklı ve uzun ömürlü kağıt üretilebileceğini söyledi.
Türkiye Kenevir Platformu Kurucu Üyesi Ercüment Degidiben, kenevirin birçok faydası olduğunu aktararak, “Kenevirden kağıt üretilir ve çok da iyi olur. Gelecek 3-4 yıl içerisinde yerli kağıdımıza kavuşuruz. Ağaçtan yapılan kağıt 100 sene dayanır kenevir kağıdı 10 bin sene dayanır” dedi.
Kenevirden yapılan kağıdın yüzeyinin biraz daha kaba olacağını söyleyen Degidiben, “Arap ülkelerindeki paraların birçoğu kenevir kağıdından basılır. Daha dayanıklıdır, az yıpranır. Nemi alıp atar, rutubet olmaz. Tahtada çürüme olur, sağlıklı değildir” diye konuştu.
Yerli tohuma ihtiyaç olduğunu vurgulayan Degidiben, “Kenevir çok marifetli bir bitki. 50 bin adet ürün yapılabilir. Yerli üretim, yerli tüketim ondan sonra ihracatı hedefliyoruz. Tohum sıkıntımız var, bu yıl Samsun ve Kastamonu’da 200 dönümde ekim yaptık ama gelecek yıl 2 ilden çıkıp 19 ile gitmeyi hedefliyoruz, talep de var. Kenevirden daha hesaplı kağıt üretmek için1 milyon dönümden da-ha fazla yere ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.

‘İLK KAĞIT KENEVİRDEN YAPILDI’
Milattan 140 yıl önce ilk kağıdın kenevirden yapıldığını belirten Degidiben, “Kenevir lifinden selüloz hamuru yapılıyor, ardından silindir onu ince tabak haline getiriyor. Tarlalar mart ayında ekime hazırlanıyor ardından kenevir tohumu ekiliyor. Fakat bu tohum Hint keneviri diye bilinen tohum değil. Esrar amaçlı kullanılan kenevir türleri bizim hedefimizde değil. Ekim yapıldıktan sonra 120 gün içinde çapası, sulaması yapılıyor” dedi.
Kenevir köklerinin derine kadar gittiğini ve topraktaki suyu yukarı çektiğini söyleyen Degidiben,”O yüzden toprağı nemlendiriyor, detoks ediyor. Ağır metalleri temizliyor. Kenevirden sonra aynı yere kış bitkisi buğday veya arpa etkiyorsanız ürüne destek verir yüzde 10 verimini artırır. Kenevir lifi kadar tahtasında kıymetli tuğla, sıva ve çimento, tekstil ürünleri yapılıyor” diye konuştu.

‘KARBONDİOKSİTİ YOK EDİP OKSİJEN ÜRETİYOR’
Kenevirinin lif uzunluğu daha düşük olduğu için 9 kez kağıda dönüştürülürken ağacın 4 kez dönüştürülebildiği vurgulayan Degidiben, “120 günde 4-5 kat daha fazla selüloz miktarı elde ediliyor. Büyüyken karbondioksiti yok edip oksijen üretiyor. Yerli üretimde çok daha ekonomik ama Türkiye’de 1 milyon dönüm ke-nevir ekilmesi gerekiyor. Yaşadığımız dünyayı daha sağlıklı bir hale getirebilir. Sağlık ve ekonomik açıdan yaşam zenginliğimizi artırıp bizi daha varlıklı yapabilir. Kenevir 120 günde bir ağaç 20 yılda yetişiyor” ifadelerini kullandı.
Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Selim Aytaç ise, kenevirin odunsu kısımlarından orta kalitede, liflerinden ise üstün kalitede kağıt üretilebileceğini belirtti.
Doç. Dr. Aytaç, “Geriye dönüşümü de mümkün olan kağıt yapılır. Türkiye’de kenevirden kağıda yapılması gerekiyor. Çünkü yurt dışına endeks-li olduğumuz için döviz kurlarına göre kağıt fiyatları da yükseliyor. Kenevir lifinden kağıdın yapılması daha basittir, çevreyi daha az kirletir, daha sağlamdır” dedi. Kenevirin çevreyi koruduğunu dile getiren Doç. Dr. Aytaç, “Kimyasal ilaçları kullanmadan üretimi yapılabiliyor. Bol yapraklıdır, hızlı büyür karbon- dioksiti emer, oksijen üretir. 4 ayda 5 metre boyuna ulaşır. Keneviri ister yakın ister kullanın ürettiği oksijenden daha az oksijen tüketir” diye konuştu.

‘ENDÜSTRİYEL KENEVİR ÇEŞİTLERİ ESRAR İÇERMEZ’
Endüstriyel kenevir çeşitlerinin esrar içermediğini aktaran Doç. Dr. Selim Aytaç, şunları söylüyor;
“2017 yılında Almanya’da üretim izni verilen 51 adet endüstriyel kenevir çeşidi var. Bizim ülkemizde endüstriyel kenevir çeşidi yok. Hatta şu anda Türkiye’de tescil edilmiş bir kenevir çeşidimiz bile yok. Halbuki bu topraklarda bizim bildiğimiz 400-500 yıldan beri, hatta yapılan kazılar-da bulunan ve öğrenilen belki de binlerce yıldır kenevir tarımı yapılıyor. Bununla ilgili kenevir tescili yapmak için yaptığımız çalışmalar var. Onun dışında içinde esrar bulunmayan endüstriyel kenevir çeşitleri ortaya çıkarmak istiyoruz.”

KAĞIT ÜRETİMİNDE AĞAÇ KULLANMAK ZORUNDA DEĞİLİZ
Milyarlarca insan her yıl milyonlarca ton kâğıt ve kâğıt ürünü tüketiyor. Ofislerde kullanılan fotokopi kâğıtları, basılan kitaplar, dergiler gibi yayın ürünleri, yolda bulduğumuz broşürler, evimize gelen faturalar… Her ne kadar teknoloji gelişse ve sanallaşma artsa da kullandığımız kâğıt miktarında asla bir azalma olmuyor, hatta aksine bu sayı her geçen yıl artış gösteriyor. Tüm bu kâğıt ürünleri için ham madde olarak ise ağaçlar kullanılıyor. Dünya Yaban Hayatı Fonu’na göre, kâğıt hamuru ve kâğıt endüstrisi, tüm dünyada işlem gören tüm endüstriyel odunların %40’ından fazlasını kullanmaktadır. Her yıl kâğıt ve karton ürünleri için kişi başı 7 adet ağaç tüketiyoruz. Dünyadaki in-san sayısını düşündüğümüzde çok vahim bir tablo ile karşılaşıyoruz. Hatta dünyayı bırakın ben 4 kişilik bir ailede yaşıyorum ve bu 4 kişinin kullandığı kağıdın dünyaya maliyeti yıl başına 28 ağaç. Peki kaçımız se-nede 28 fidan dikiyoruz? İnsanoğlu olarak dünyadaki nimetleri sömürmek ve kullanmakta ne kadar iyi ve hevesliysek, yerine koyma konusun-da da o kadar kötüyüz. İş sadece ağaçların kesilmesiyle de bitmiyor, üretilen her bir ton kâğıt için 60 metreküp su harcarken 10-50 metreküp de atık su açığa çıkarıyoruz. Bu atık sular içerdikleri yüksek oranda kirleticiler nedeniyle toprak ve canlı ha-yatı için büyük tehdit oluşturuyor.
İşte bunlardan yola çıkarak son dönemde, ağaç kesmeden kâğıt üretmek mümkün mü sorusuna cevap arıyoruz. Hızla artan tüketim sektörünün dünyaya vereceği zararı en aza indirgemek için çevre dostu kâğıt üretim yolları için çalışmalar hızla artıyor. Bunlardan en önemlisi ve uygulanabilirliği en kolay olanı geri dönüşüm. Uygulaması da oldukça basit, kullandığımız kâğıt ürünlerinin atıklarını kâğıt atık toplama ünitelerine atmak. Yaşadığınız yerde, çalıştığınız kurumda, sokaklarda yani gün içinde uğrayabileceğiniz birçok noktada geri dönüşüm için koyulmuş atık ünitelerine rastlayabilirsiniz.

KAĞIT HAM MADDESİ OLARAK KENEVİR
Geri dönüşümden sonra kenevir, kenaf ve bambunun üretim ham maddesi olarak kullanılması var. Çam ağacından 2 kat daha hızlı büyüyen bir bitki kenevir, kıyafet üretiminde bile kullanılabiliyor. Uz-manlara göre kenevirden yapılan kâğıt hem daha dayanıklı hem de da-ha uzun süre dayanabiliyor. Aynı zamanda bir ağaç dikildiği andan itiba- ren 20 yıl civarı bir süreçte kesime hazır hale gelirken, kenevir 4 ayda

 

 

 

 

 

biçilecek hale gelir. Üretimi çok ucuzdur ve 10 kez dönüştürülebilir. Aynı şekilde kenaf ve bambu da ağaçlar-dan çok daha hızlı sürede yetişip çok daha kolay işlenebildikleri için kâğıt üretiminde efektif alternatiflerdir.
KENEVİR ÜRETİMİ
ARTIRILMALI
Gazetelerin sayfa sayıları günden güne azalıyor. Çünkü kâğıt son bir yılda neredeyse iki misli pahalandı.
Pahalanmanın ilk ve tek nedeni kurdaki dalgalanma değildi.
Arz-talep dengesi değiştiği için kâğıt zaten pahalanmaya başlamıştı; kurdaki dengesizlik yaraya ekilen tuz oldu. Arz-talep dengesinin değişme-si meselesini açıklayalım: Dünyada belli başlı kâğıt üreticileri ve tüketicileri var. Çin bunlardan biri…
Çin’deki bazı büyük kâğıt fabrika-ları yenilenmek üzere kapanınca, Çin başka pazarlardan ciddi miktarda kâğıt çekmeye başladı.
Büyük kâğıt üreticileri bunu fırsat bilerek hem bölgelere ve ülkelere yö-nelik kotaları değiştirdiler hem de fiyatlara zam yaptılar. Bütün bunlar kurda yaşanan oynamalardan çok önce başlamıştı, fiyatlar yabancı pa-ra birimleri üzerinden artmıştı.Kâğıt fiyatındaki istikrarsızlığı açıklamak için elbette pek çok başka sebep da-ha bulunabilir.
Fakat bütün sebeplerin ortak nok-tası ‘dışa bağımlılık’ olacaktır. Kâğıt bugün bir milli meseledir. Ekmek gibidir, su gibidir, hava gibidir.
Kâğıt bugün bir milli güvenlik me-selesidir. Türkiye nasıl insansız hava aracını kendisi üretebiliyorsa kâğıdı-nı da kendisi üretebilmelidir.
Aslında üretmiyor değil fakat üreticiler haklı olarak enerjilerini ambalaj kâğıdı gibi daha kârlı ürünlere sarf ediyorlar. Gazete kâğıdı ikinci plan-da kalıyor.
Selüloz önemli
Bazıları da diyorlar ki: “Efendim, vaktiyle gazete kâğıdı üretildi bu ül-kede ama dışarıdan aldığımızdan da-ha pahalıya mal oluyordu.” Doğru, çünkü kâğıdı üretmek için ihtiyaç duyduğumuz ham maddeyi dışarı-dan alıyorduk.
Bir mamulün hammaddesini kendiniz üretmiyorsanız, yerli teknoloji kullanmıyorsanız ve büyük markalar ortaya çıkaramıyorsanız yaptığınız üretimin fazla bir anlamı olmuyor.
Ülke olarak selüloz üretmeye baş-lamamız lazım. Selüloz nasıl üretilir diye baktığınızda karşınıza birkaç seçenek çıkıyor. Bunun için de en ca-zibi Kenevir. Türkiye’de yetişen bir bitki. Son derece hızlı büyüyor. Ne-redeyse sıfır atık prensibiyle çalışı-yor. Selüloz üretmek için birebir…
Türkiye’de orta ve uzun vadede kâğıt sorununu çözmek istiyorsak elimizdeki en iyi seçeneklerden biri kenevir üretimini artırmak.
Kenevir erkek ve dişisi gözle ayırt edilebilen bir bitki. Her kenevirden uyuşturucu üretilmiyor. Hattı zatında sadece kâğıt üretiminde değil endüst rinin pek çok farklı alanında hatta ilaç yapımında bile kullanılabiliyor.
Herkes kafasına göre kenevir ek-sin, demiyorum. Endüstri ormanları kurulsun, sür-dürülebilirliği sağlamak için ekim ve verim süreci belli kurallara bağlansın. Kontrolü devlet tarafından sıkı biçimde yapılsın, hatta bunun yapıla-mayacağından endişe ediliyor-sa üretim işi bizzat devlet tara- fından yapılsın.
Düşünün: En iyi muhabirlerden, en iyi editörlerden, en iyi yazarlardan kurulu bir gazetesiniz.Ama gazeteyi basacak kâğıdınız yok. Ya da düşünün ki kâğıt maliyeti gazete fiyatının beş katı olmuş ve giderek de artıyor. Sizce bu gazete daha ne kadar çıkabilir?
Aynı durum kitaplar için de geçeli. Yayıncılık piyasasına bir durgunluk hâkim. Dijitalleşmeye rağmen kâğıt memleketimizin en önemli mesele-lerinden biridir ve mutlaka çözülmelidir.
Bir ağaca göre kenevir, çok daha hızlı yetişir. Kağıt üretimi için bir ağacın gelişmesi ve olgunlaşması 20 yılı gerektirirken kenevir 4 ay içinde toplanabilir.
Ağaçta yaklaşık % 60 – 70 oranında selüloz bulunurken kenevir sapında bu oran % 80 – 85 seviyesindedir. Bu da kağıdın kalitesini büyük oranda etkilemektedir. Kenevirden elde edi-len selüloz kağıdın kalitesinin artma-sını sağlamaktadır. Süreç döngüsün- deki bu kısa zaman aralığı kenevirin daha çok tercih edilme sebebidir.
Dünyada artan ürün talebi ve bunu karşılamak için hunharca kullanılan temiz enerji kaynakları hızla tüken-me riskiyle karşı karşıya. Geldiğimiz günde ortala bir insan her yıl bir kre-di kartı büyüklüğünde plastiği vücu-duna almış oluyor. Devletler bir taraf- tan artan maliyetlerle karşılaşırken bir taraftansa artan nüfusun ihtiyaç-larını karşılama konusunda zorluk çekiyorlar. Bize yıllarca sadece uyuş-turucu maddesi olarak kullanıldığı anlatılan kenevirin faydalarını ve ülkemizde üretilmesi durumunda sağlayacağı faydaları ele alacağız.
Kenevir insanların hayatlarını sürdürebilmesi için gerekli olan beş bitkiden birisi olarak kabul edilmektedir. Bugün gündemimizde olan sıfır atıkla uyumlu bir bitkidir. Kenevir iş-lendiği takdirde 50.000 den fazla ürün elde edilebilir. Savunmadan, kanser tedavisine, Alzheimer’den, tekstile, inşaattan, mobilyaya, Petro-kimyadan, otomotiv sektörüne, koz-metikten, gıdaya, havacılıktan, yeni- lenebilir enerji başta olmak üzere pek çok alanda kullanılabilir çevreci bir üründür.
Kenevirin içeresindeki omega3 ora-nı balıktan daha fazladır. Amerika’da çocukların beyin gelişimini desteklemek için satılmaktadır. Toprağa ekil-diği anda topraktaki zararlı madde- lerle mücadele ederek toprağı ıslah etmektedir. Kenevirin yetişme süresi dört aydır. Yılda iki veya üç defa eki-lebilir. Kenevirin faydaları ekilmeye başlandığı anda başlar. Bir dönüm kenevir dört dönümlük bir ormana eş değer oksijen üretmektedir. Hava kir-liliğinin yüksek olduğu şehirlerde ke-nevir ekildiği takdirde hava kirlili- ğinin hızla düştüğü görülecektir. Ekilen kenevir bölgedeki oksijen oranı-nı arttırdığı tespit edilmiştir. Kenevir ormandan yedi kat daha fazla oksijen yaymaktadır. Kenevirin atıkların-dan tuğla elde edilebilir ayrıca kene- virden yalıtım malzemesi yapılabilir. Yapılan tuğla ve yalıtım malzemesi 700 derece sıcaklığa kadar dayanıklı oluyor. Almanya ve Amerika’da yalı-tımda kullanılmaktadır. Eğer keneviri işlemeye devam edersiniz linyitten daha fazla kaloriye sahip kömür elde edebilirsiniz.
Kenevir kağıt endüstrisi için vazge-çilmezdir. Kenevirden ürettiğiniz ka-ğıdı sekiz defa geri dönüşüm yapa- rak kullanabilirsiniz. Ağaçtan elde edilen kağıdı ise üç defa geri dönü-şümde kullanabilirsiniz. Kenevir müt- hiş bir radyasyon emicidir. Kenevirden inşa edilmiş bir evin içine girse-niz telefonunuzun çekmediğini göre- ceksiniz. Kenevirin ana gövdesindeki lifler işlendiği takdirde çelikten iki kat daha dayanıklı hale gelmektedir. Kenevirin liflerinden ister gemi hala-tı, ister pamuktan daha kaliteli ku-maş, isterseniz de otomobil üretebi- lirsiniz. Otomobil size şaşırtıcı gel-miş olabilir. Ama kenevirden otomobil çok rahat üretilebilir. Peki daha önce üretilmiş mi. Evet. Ford kenevirden otomobil üretmiştir.
Bu araç 80 yıl önce kenevirden üre-tilmiş ve çelikten daha sağlam oldu-ğu görülmüştür. Selüloz ve lignin oranının uygunluğu nedeniyle lifle-rinden polimer ve biyo plastik üreti-lebilir. Amerika keneviri ilaç olarak üretip gramını 100 dolardan satmak-tadır. Kanser tedavisinde kullanıldı-ğında kanser hücrelerinin büyümesi- nin yavaşladığı görülmüştür. Ayrıca ülkemizde yapılan çalışmalarda ke-nevirden elde edilen kumaş ve elya-fın doğal elyaf ve pamuktan üretilen kumaşa göre daha avantajlı olduğu görülmüştür. Türkiye enerji ithalatçı-sı bir ülkedir. Petrol enflasyon için önemli bir belirleyicidir. Sadece taşı-macılıkta değil elektrik ve hammad- de olarak da olarak kullanılmaktadır. Türkiye’deki tarım alanlarının sadece % 15’ine kenevir eksek yıllık petrol it-halatımızı sıfırlayabiliriz. Ayrıca hava kirliliği azalmış ve toprak daha sağ-lıklı hale gelmiş olur. Kenevirden bi-yoyakıt üretildiği takdirde Türkiye yıllık 30 milyar dolar tasarruf sağla-yacaktır. Bu sadece akaryakıt konu-sundadır. Türkiye yıllık ortalama 2 milyar dolar kağıt ithalatı yapmakta-dır. Kenevirden kağıt üretilmeye baş-landığı takdirde ithalat bir yılda sıfır- lanıp ertesi yıl net ihracatçı konumuna gelebiliriz. Kenevir ülkemizde stratejik bir planlama ile üretilmeye başlandığı takdirde yıllık ortalama 50 milyar dolar tasarruf sağlanmış olacaktır. Bu oranda Türkiye’nin cari ve bütçe açığı sorununa neşter vu-rulması anlamına gelmektedir. Yapı-lan araştırmalar Türkiye’nin sadece kenevirler 100 milyar dolardan fazla ihracat yapabileceğini göstermektedir. Keneviri doğru bir şekilde kullan-dığımızda istidamda artış, enflas- yonda hızlı düşüş, refah seviyesinde de artış yaşanmış olacaktır.
Ülkemizde yazı ve baskı kağıtları üretimi yetersiz kalmaktadır. İthalatı en çok yapılan ürünlerin başında ya-zı ve baskı kağıdı gelmektedir. Kültür yayınlarında kullanılan kağıtların da neredeyse tamamı yurt dışından it-hal edilmektedir.
Gazete kağıdında Türkiye bugün-kü şartalar içerisinde tamamen dışa bağımlıdır. Temizlik kağıtları dışında tüm kağıt çeşitlerinde yurtiçi üretim iç talebi karşılamada yetersizdir. Bu bilgiler çerçevesinde bakıldığında son günlerde artan döviz fiyatlarının sektörü neden ciddi bir şekilde etki-lediği daha iyi anlaşılabilmektedir..
Eğitim, kültür ve gazete yayıncılığı alanlarında ise yurt içi üretim çok ye-tersiz olduğundan ve dışa bağımlılık daha yoğun olduğundan kamu oyun-da hissedilen etkinin derecesi de da-ha yoğun olmuştur.
Türkiye’de kişi başı kağıt tüketimi 75 kg/yıl olup dünya ortalaması olan 57kg’dan yüksek, gelişmiş ülkelerin ortalamasının çok altındadır. Bu nedenle ekonomik gelişmeyle birlikte kağıt tüketimi artacaktır. Üretim kapasitesi arttırılmazsa gelecekte mevcut kağıt üretim açığı ve bunun so- nucu olarak ithalatın da artacağına kesin gözüyle bakılmaktadır
1936 yılında faaliyete başlayan Türkiye Selüloz ve Kâğıt Fabrikaları’-nın (SEKA) AKP döneminde özelleş-tirildikten sonra 2005 yılında kapan- masının kamuya yükü, oldukça fazla. Bu yük son üç yılda, 11 milyar doları aştı. 69 yıllık yerli kâğıt üretimi son-rasında SEKA’nın kapatılmasının ar-dından dövizle kâğıt ithalatına baş- lanırken, ekonomideki durgunluk ve dövizdeki yüksek artış, ithalatın büt-çeye olan yükünü arttırdı. Basılı ya-yınların üzerinde ciddi bir yük olan kâğıt ithalatı için 2015 yılından bu yana 11 milyar 87 milyon 818 bin do-lar harcandı.
İthal kâğıtlara 2015 yılında 2 milyar 683 milyon 943 bin dolar, 2016 yılın-da 2 milyar 684 milyon 713 bin dolar ve 2017 yılında 2 milyar 811 milyon 917 bin dolar harcandı. 2018’in sekiz aylık kâğıt ithalatı bilançosu ise 957 milyon 583 bin dolar oldu. Odun ve diğer lifli selülozik maddelerin hamurundan elde edilen ‘geri dönüşümlü kâğıt’ için ise 949 milyon 662 bin dolarlık ithalat yapıldı.
Son söz olarak; ülkenin kağıt sektöründeki dışa bağımlılığını sonlan-dırmak için yıllardır bölgede bol mik- tarda yetiştirilen kenevirden elde edilecek kağıt fabrikasının Kastamo-nu’ya kurulması gerekmektedir.

I0SuO.gif
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.