Site Rengi

DOLAR 8,3493
EURO 9,7507
ALTIN 503,21
BIST 1.110
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu 17°C
Gök Gürültülü
Kastamonu
17°C
Gök Gürültülü
Cts 13°C
Paz 10°C
Pts 11°C
Sal 14°C
Beypark
28.05.2017
903
A+
A-

Mübarek üç aylarda “Allah’ım bize recep ve şaban ayını mübarek kıl ve bizi ramazan ayına kavuştur. Allah’ım sen affedicisin, affetmeyi seversin beni de affeyle” diye Peygamberimizin tavsiye ettiği bu  duaları terennüm ederken yüce Rabbimize hamd-ü senalar olsun ki, sağlık ve afiyetle bu sene de rahmet ve mağfiret ayı mübarek Ramazan-ı Şerif ayına kavuşmuş bulunmaktayız.

Yuva-ileti-im-reklam

Bu ay ki Peygamberimizin ifadesiyle: “Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennem azabından kurtuluşa vesile olan; cennet kapılarının açıldığı, cehennem kapılarının kapandığı ve şeytanların zincire vurulduğu bir aydır” .

Bu mübarek ay, ayların sultanı olarak kabul edilmiştir. Çünkü bu ay Kur’an ayıdır, oruç ve arınma ayıdır, af ve mağfiret ayıdır, şükür ve sabır ayıdır, tevbe ve istiğfar ayı, ibadet ve taat ayı, infak, yardım, bölüşme ve paylaşma ayıdır.

Kalplere nur, gönüllere şifa, mü’minlere rahmet olan; bütün insanlığı cehaletten, karanlıktan, vahşetten ve dalaletten kurtaran; doğru yola ve ilahi nura, ilme, medeniyete ve saadete ulaştıran Kur’an-ı Kerim bu ayda nazil olmaya başlamıştır. Bu sebeple bu aya “Kur’an ayı” da denilmektedir. Yüce Allah (cc) şöyle buyurmaktadır: “Ramazan ayı öyle bir aydır ki, insanlara doğru yolu gösteren, Hak ile batılı ayıran Kur’an-ı Kerim, o ayda indirilmiştir. Sizden her kim bu ayı idrak ederse oruç tutsun”.

Bu ay baştan sona hayır ve hasenat ayıdır. Hayrın karşılığı ise cennettir. Bir ekenin bin biçeceği, manevi bir hasat mevsimidir.

Sevgili Peygamberimiz (sav) bu mübarek Ramazan ayının fazileti hakkında şöyle buyurmaktadır:

“Eğer ümmetim Ramazan ayında tecelli eden fazilet ve mükâfatları gerçekten bilmiş olsalardı, bütün senenin Ramazan olmasını temenni ederlerdi”

“Kim inanarak ve sevabını Allah’tan umarak Ramazan orucunu tutarsa, Allah o kimsenin geçmiş günahlarını bağışlar”.

 “Ramazan ayının ilk gecesi olduğu zaman şeytanlar ile cinlerin azgınları zincire vurulur, cehennem kapıları kapatılır, onlardan hiçbiri açılmaz. Cennet kapıları açılır ve onlardan hiç biri kapanmaz. Bir münadi şöyle seslenir: Ey hayırlı işler yapmak isteyen kimse! Bu isteğini yerine getir, hayırlı işler yap. Ey kötü işler yapmak isteyen insan! Bu istediğinden vazgeç. Allah Ramazan ayında birçok insanı cehennemden azat eder. Bu durum Ramazanın her gecesinde devam eder.  Ramazan ayı girdiği zaman cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır, şeytanlar zincire vurulur.”

Ramazan ayının fazileti sayılamayacak kadar çoktur. Günlük programı sahurla başlar. Programda namaz, oruç, mukabele, mü’minlerin sevinç anı olan iftar vardır; teravih, teheccüd vardır, infak vardır; kaynaşma, ziyaretleşme, barışma vardır, bin aydan daha hayırlı olan  kadir gecesi vardır; ilim, irfan vardır, zikir, tesbih, itikâf, tefekkür vardır; iyilik, ihsan, yardım ve bağış vardır; tövbe vardır; terbiye vardır; arınma, durulma ve bayram sevinci vardır.

Peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır:

“Allah size bu ayda Ramazan orucunu farz kıldı. Ben de gece ibadetini, Teravih namazını sünnet kıldım. Kim Ramazan ayının faziletine inanarak ve alacağı mükâfatı Allah’tan umarak orucunu tutar, namazlarını kılarsa anasından doğduğu gün gibi günahlarından kurtulur” .

Bir başka Hadis-i Şeriflerinde de:

“Her kim Ramazan ayını ,faziletine inanarak ve sadece Allah rızası için oruçlu geçirirse geçmiş bütün günahları af olur” buyurarak, Ramazan mektebinin sonunda mağfiret ve arınma olduğunu bizlere müjdelemiştir.

Peygamberimiz bir gün minbere çıkıp üç kere “âmin, âmin, âmin” dedi. Sonra : “Cebrail (as) bana gelip: “Kim Ramazana yetişirde oruç tutmayarak bu ayda bağışlanmazsa Allah onu ilahi rahmetinden uzaklaştırsın” dedi, Ben de “âmin” dedim.”buyurmuşlardır.

Ramazan ayı, mü’minlerin kendilerini hesaba çekmeleri, hatalarını fark etmeleri ve günahlarından tövbe edip Yüce Allah’a yönelmeleri için bir fırsattır. Bu ayda yoğunlaşan ibadetler, Müslümanları Yüce Allah’a daha çok yaklaştırmakta, onları nefis terbiyesinde, sosyal dayanışma ve yardımlaşmada daha başarılı kılmakta, suç işleme oranları ise bu mübarek ayda kat be kat azalmaktadır.

Yine bu mübarek ayda oruç tutmak, kişiye olduğu kadar, topluma da çok yönlü mesajlar verir. Huzur ve karşılıklı güvenin tesisini sağlar. Kişi sabır ve sebatla açlığa karşı tahammülü; fakir –fukara, garip-gurabayı daha çok düşünür; hoşgörülü olmayı ve nice güzel hasletleri kazanma imkânına kavuşmayı elde eder.

Peygamberimiz, bu mübarek ayın faziletini ne güzel ifade buyurur.

Sahabeden Selami el- Farisi (ra) şöyle anlatıyor:

“ Allah’ın elçisi Şaban ayının son günü bize bir konuşma yaptı ve şöyle buyurdu: “ Ey İnsanlar! Bereketli ve büyük bir ayın gölgesi üzerinize düşmüştür. Bu öyle bir aydır ki, onda bin aydan daha hayırlı olan bir gece vardır. O öyle bir aydır ki, Allah o ayda oruç tutmayı farz kılmış, gecelerini de nafile ibadet  ile geçirmeyi teşvik etmiştir.  Kim Ramazan ayında hayır işlerse, Ramazan ayı dışında farz bir ibadeti yapan kimse gibi sevap kazanır. Kim Ramazan ayında bir farzı eda ederse, Ramazan ayı dışında yetmiş farzı eda eden kimse gibi sevap kazanır. Ramazan ayı sabır ayıdır. Sabrın sevabı (karşılığı) ise cennettir. Ramazan yardım etme ve ihsanda bulunma ayıdır. Bu ayda mü’minin rızkı artar. Kim bu ayda oruç tutan bir mü’mine iftar yemeği verirse bu, günahlarının bağışlanması ve cehennem ateşinden azat olmasına vesile olur. İftar yemeği verdiği kimsenin oruç ile kazandığı kadar sevap kazanır, oruç tutanın sevabında da eksilme olmaz. Sahabe:

 “ Ey Allah’ın elçisi! Hepimiz iftar verecek güce sahip değiliz ki !” dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) “Allah bu sevabı bir tek hurma veya bir bardak su veya bir içimlik süt ikramı ile de verir” buyurdu.

Peygamberimiz konuşmasına şöyle devam etti: “  Ramazan evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu da cehennem ateşinden kurtulma ayıdır. Kim bu ayda işçisinin/ hizmetçisinin işini hafifletirse, Allah onu bağışlar. Ey İnsanlar! Ramazan ayında dört şeyi çok yapın. Bunlardan ikisi ile Rabbinizin rızasını elde edersiniz. Diğer ikisine de sizin ihtiyacınız vardır.  Rabbinizin rızasını kazanacağız şeyler; Kelime-i şahadet ve tövbe-i istiğfardır.  Sizin muhtaç olduğunuz iki şey ise, Allah’tan cenneti ister, cehennemden O’na sığınırsınız. Kim oruç tutan bir mü’mine su ikram ederse, Allah onu benim Kevser havuzumdan içirir. Kevser havuzundan içen cennete girinceye kadar bir daha susamaz.”

Mü’min, bu feyizli ve bereketli mevsimi, hayatının son Ramazanı imiş gibi değerlendirmeye gayret etmeli, gaflette bulunmamalı, uyanık olmalıdır.

Yüce Mevlamız bu mübarek ayın feyzinden, bereketinden istifade edebilmeyi cümlemize nasip eylesin, tuttuğuz oruçlamızı, kıldığımız namazlarımızı teravihlerimizi, mukabelelerimizi, hayır ve hasenatımızı dergah-ı uluhiyetinde makbul eylesin, dualamızı, tevbelerimizi kabul, hata ve kusurlarımızı af ve mağfiret eylesin.

On bir ayın sultanı ülkemiz, milletimiz ve İslam alemi için hayırlara vesile olsun inşallah…

Faruk Çolak

Uzman İmam -Hatip

Untitled-1

Lec52b
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.