Site Rengi

DOLAR 8,3250
EURO 9,7257
ALTIN 499,73
BIST 1.127
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu 17°C
Gök Gürültülü
Kastamonu
17°C
Gök Gürültülü
Cts 14°C
Paz 10°C
Pts 14°C
Sal 15°C
Beypark
29.05.2017
823
A+
A-

Rabbimizin rızasını kazanmada büyük fırsatların elde edilebileceği, günah kirinden arınıp, günah yükümüzü hafifletip, sevap hazinemizi çoğaltabileceğimiz, tövbe ve istiğfarlarımızın kabul olunup affımıza vesile olacağı, yapacağımız ibadet ve taatlatımızın, hayır ve hasenatlarımızın kat kat değerlendirileceği onbir ayın sultanı mübarek Ramazan ayına girmiş bulunmaktayız. Ramazan ayı kendisinden istifade etmek isteyenlere her türlü güzellikleri barındıran bir ay. Ramazan ayını birçok güzelliklerle geçirmeye gayret göstereceğiz. Kur’an ayı olan Ramazanı Kur’an-ı Kerim okuyarak, oruç tutarak, namaz kılarak, fakir ve kimsesizleri gözeterek ihya etmeye çalışacağız. Diğer zamanlarda yapmayıp sadece Ramazan Ayı’nda yaptığımız bir takım ibadetler vardır ki, bunlardan bir tanesi de Teravih Namazı’dır.

Yuva-ileti-im-reklam

Sözlükte “rahatlatmak, dinlendirmek” anlamındaki tervîha kelimesinin çoğulu olan terâvîh ramazan ayına mahsus olmak üzere yatsı namazından sonra kılınan namazı ifade eder. Hadislerde “kıyâmü şehri ramazân” (ramazan ayının namazı) veya “ihyâü leyâlî ramazân” (ramazan gecelerinin ihyası) diye anılan bu namaza dört rek‘atta bir dinlenme amacıyla biraz oturulduğundan (tervîha) teravih denmiştir. Zaman içinde, her bir tervîhayı oturup dinlenmek yerine zikir ve salavat gibi nâfile ibadetlerle değerlendirme veya ara vermeden namaza devam etme şeklinde uygulamalar ortaya çıkmıştır. Ülkemizde ise bu namaz aralarında Hz. Peygamber (S.A.V.)’e salavat getirilmekte veya ilâhiler okunmaktadır. Resûl-i Ekrem(S.A.V.)  bizzat teravih namazını kıldığı gibi, “Ramazan ayını inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek ihya eden kimsenin geçmiş günahları bağışlanır” hadisiyle bilhassa gece ibadetlerinin ve teravih namazının kastedildiği yorumu yapılmıştır. Bu tür hadislerden hareketle İslâm âlimleri, teravih namazının erkek ve kadın her müslüman için sünnet olduğu konusunda görüş birliğine varmıştır. Orucun değil ramazan ayının sünneti olduğundan oruç tutan ve tutamayan erkek ve bayan herkes bu namazı kılar. Teravih namazını başlangıçta cemaate bizzat kıldıran Hz. Peygamber(S.A.V.), ümmetinin yükünü arttırabileceği ve bunu Allah’ın farz kılabileceği endişesiyle cemaatle kıldırmaktan vazgeçmiştir. Peygamberimiz (S.A.V.) vefatından sonra bu uygulamanın camide meydana getirdiği dağınıklığı ve artık farz kılınma ihtimali bulunmadığını ve Resûl-i Ekrem(S.A.V.)’in konuyla ilgili sözünden çıkan anlamı dikkate alan Hz. Ömer 14 (635) yılında Übey b. Kâ‘b’dan cemaate teravih namazı kıldırmasını istemiş ve bu uygulama günümüze kadar sürmüştür. Teravih namazının rek‘at sayısıyla ilgili sekiz, on, on altı, yirmi, otuz altı, otuz sekiz, kırk gibi sayılar ileri sürülmüştür. Fakat fıkıh âlimlerinin çoğunluğu Hz. Peygamber’in vitir dâhil yirmi üç re‘kat namaz kıldığı yolundaki rivayetten ve sahâbe uygulamasından hareketle teravihin yirmi rek‘at olduğu görüşünü benimsemiştir. Rivayetlerden teravihin ramazan gecelerini ihya faaliyetlerinden birini teşkil ettiği ve Hz. Peygamber(S.A.V.)’in rek‘at sayısından çok o geceyi ihya etmeye ve özellikle kıraatin, rükû ve secdenin uzun tutulmasına önem verdiği anlaşılmaktadır.

Teravih namazını cemaatle kılmak sünnettir ve daha faziletlidir. Hz. Peygamber’in sünnetinde gece namazlarının ikişer rek‘at kılınması uygulaması öne çıktığından teravih namazının her iki rek‘atta bir selâm verilerek kılınmasının fazileti konusunda âlimlerimiz görüş birliği içindedir. Fakat dört rek’atta bir selam verilerek kılınmasında da bir sakınca yoktur. Teravih namazında ramazan boyunca bir hatim yapılması bazı âlimlerimize göre sünnet ve bazılarına göre ise müstehap olarak görülmüştür.

Teravih namazının vakti yatsı namazının arkasından fecre kadar geçen süredir. Teravih namazının eda edilmesi için ezan okunmaz ve kamet getirilmez; kılamayan kişinin kazâ etmesi gerekmez. Teravih namazı başladıktan sonra camiye gelen kimse önce yatsı namazını kılar, daha sonra teravih namazı için imama uyar. Çünkü teravih yatsı namazına tâbidir ve ondan önce kılınmaz.

Kıymetli kardeşlerim…

Buraya kadar Teravih namazı hakkında kısa bilgiler vermeye çalıştık. Şimdi de Teravih namazının cemaatle veya tek başına, iki veya dört rekatta bir selam vererek nasıl kılınacağını anlatmaya çalışacağız.

 

İki Rekâtta Bir Selam Verilerek Teravihin Cemaatle Kılınışı

Yatsı namazının son sünneti kılındıktan sonra teravih namazına başlanır. Namazı kıldıracak imam, “Niyet ettim Allah rızası için teravih namazını kılmaya, bana uyanlara imam oldum” diye niyet ederek iftitah tekbirini alıp ellerini bağlar. İmamın arkasında kılan cemaat da “Niyet ettim Allah rızası için teravih namazını kılmaya, uydum imama” diyerek niyet eder ve imamın tekbirinden sonra “Allâhu Ekber” diyerek tekbir alır ve ellerini bağlar. Bundan sonra imam ve cemaat gizlice “Sübhâneke”yi okur. Sübhâneke’nin okunması bitince, ( cemaat ayakta başka bir şey okumaz) imam gizlice Eûzü Besmele, açıktan Fâtiha ve bir sure okur. Cemaatle birlikte rükû ve secdeleri yaptıktan sonra ikinci rekâta kalkılır. Burada yine imam gizlice Besmele, açıktan da Fâtiha ve bir sure okuyup cemaatle birlikte rükû ve secdeleri yaparak oturulur. Bu oturuşta imam ve cemaat Ettehiyyâtü, Allâhümme Salli, Allâhümme Bârik ile Rabbenâ Âtinâ…duasını okuyarak selam verilir. Böylece iki rekât kılınmış olur. Ayağa kalkılarak tarif ettiğimiz şekilde ikişer rekât kılınmaya devam edilir ve yirmi rekât tamamlanır. Bundan sonra üç rekâtlı vitir namazı da cemaatle kılınır.

 

 

İki Rekâtta Bir Selam Verilerek Teravihin Tek Başına Kılınışı

“Niyet ettim Allah rızası için teravih namazını kılmaya” diyerek niyet edilir ve aynen sabah namazının iki rekât sünneti gibi kılınır. Şöyle ki:

 

Birinci Rekât

“Niyet ettim Allah rızası için teravih namazını kılmaya” diye niyet edilir ve “Allâhu Ekber” diyerek iftitah tekbiri alınıp eller bağlanır. Ayakta sırasıyla; Sübhâneke, Eûzü Besmele, Fâtiha ve bir sure okuduktan sonra “Allâhu Ekber” diyerek rükûa varılır ve üç kere “Sübhâne Rabbiye’l-azîm” denilir. “Semiallâhü limen hamideh” diyerek kalkılır ve ayakta “Rabbenâ leke’l-hamd” denilir. “Allâhu Ekber” diyerek secdeye varılır ve üç kere “Sübhâne Rabbiye’l-âlâ” denilir. “Allâhu Ekber” diyerek secdeden kalkılıp oturulur. “Sübhânellâh” diyecek kadar bekledikten sonra yine “Allâhu Ekber” diyerek secdeye varılır ve üç kere “Sübhâne Rabbiye’l-âlâ” denilir.”Allâhu Ekber” diyerek ayağa (ikinci rekâta) kalkılır ve eller bağlanır.

İkinci Rekât

Ayakta sırasıyla; Besmele, Fâtiha ve bir sure okunur. “Allâhu Ekber” diyerek rükûa varılır ve üç kere “Sübhâne Rabbiye’l-azîm” denilir. “Semiallâhü limen hamideh” diyerek kalkılır ve ayakta “Rabbenâ leke’l-hamd” denilir. “Allâhu Ekber” diyerek secdeye varılır ve üç kere “Sübhâne Rabbiye’l-âlâ” söylenir. “Allâhu Ekber” diyerek secdedenkalkılıp oturulur. Yine “Allâhu Ekber” diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere “Sübhâne Rabbiye’l-âlâ” denilir. “Allâhu Ekber” diyerek oturulur. Oturuşta sırasıyla; Ettehiyyâtü, Allâhümme Salli, Allâhümme Bârik, Rabbenâ Âtinâ… duaları okunur. Önce başı sağa çevirerek “Esselâmü aleyküm ve rahmetullâh” denir. Sonra başı sola çevirerek “Esselâmü aleyküm ve rahmetullâh” denir.

 

Yirmi rekât tamamlanıncaya kadar ikişer rekât kılınmaya devam edilir, teravih bitince de vitir namazı kılınır.

Dört Rekâtta Bir Selam Verilerek Teravihin Cemaatle Kılınışı

Namazı kıldıracak imam ve cemaat yukarıda tarif ettiğimiz gibi niyet ederek iftitah tekbirini alır ve ellerini bağlar. İmam ve cemaat gizlice Sübhâneke’yi okuduktan sonra (cemaat başka bir şey okumaz) imam gizlice Eûzü Besmele, açıktan Fâtiha ve bir sure okuyup rükû ve secdeleri yaparak ikinci rekâta kalkılır. Burada imam gizlice Besmele’yi, açıktan Fâtiha ve bir sure okuyup rükû ve secdeleri yapar ve otururlar. İkinci rekâtın sonundaki bu ilk oturuşta imam ve cemaat Ettehiyyâtü, Allâhümme Salli, Allâhümme Bârik’i okur ve üçüncü rekâta kalkarlar. Üçüncü rekâtın başında hem imam, hem de cemaat gizlice Sübhâneke’yi okur. Sonra imam gizlice Eûzü Besmele, açıktan Fâtiha ve bir sure okur. Sonra rükû ve secdeleri yaparak dördüncü rekâta kalkarlar. İmam gizlice Besmele’yi, açıktan da Fâtiha ve bir sure okuyarak yine rükû ve secdeler yapılıp oturulur.Bu oturuşta da imam ve cemaat Ettehiyyâtü, Allâhümme Salli, Allâhümme Bârik ve Rabbenâ Âtinâ… duasını okuduktan sonra selam verilir. Böylece teravih namazının ilk dört rekâtı kılınmış olur. Bundan sonra ayağa kalkılarak tıpkı tarif ettiğimiz gibi dörder rekât kılınmaya devam edilir ve yirmi rekât tamamlanır.

  1. Dört Rekâtta Bir Selam Verilerek Teravihin Tek Başına Kılınışı

“Niyet ettim Allah rızası için teravih namazını kılmaya” diye niyet edilir ve aynen ikindi namazının sünneti gibi kılınır. Şöyle ki:

 

Birinci Rekât

“Niyet ettim Allah rızası için bugünkü ikindi namazının sünnetini kılmaya” diye niyet edilir. “Allâhu Ekber” diyerek iftitah tekbiri alınıp eller bağlanır. Ayakta sırasıyla; Sübhâneke, Eûzü Besmele, Fâtiha ve bir sure okunur. “Allâhu Ekber” diyerek rükûa varılır ve üç kere “Sübhâne Rabbiye’l-azîm” denilir. “Semiallâhü limen hamideh” diyerek kalkılır ve ayakta “Rabbenâ leke’l-hamd” denilir. “Allâhu Ekber” diyerek secdeye varılır ve üç kere “Sübhâne Rabbiye’l-âlâ” söylenir. “Allâhu Ekber” diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine “Allâhu Ekber” diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere “Sübhâne Rabbiye’l-âlâ” denilir. “Allâhu Ekber” diyerek ayağa (ikinci rekâta) kalkılır ve eller bağlanır.

İkinci Rekât

Ayakta sırasıyla; Besmele, Fâtiha ve bir sure okunur. “Allâhu Ekber” diyerek rükûa varılır ve üç kere “Sübhâne Rabbiye’l-azîm” denilir. “Semiallâhü limen hamideh” diyerek kalkılır ve ayakta “Rabbenâ leke’l-hamd” denilir. “Allâhu Ekber” diyerek secdeye varılır ve üç kere “Sübhâne Rabbiye’l-âlâ” söylenir. “Allâhu Ekber” diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine “Allâhu Ekber” diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere “Sübhâne Rabbiye’l-âlâ” denilir. “Allâhu Ekber” diyerek oturulur. Oturuşta sırasıyla; Ettehiyyâtü, Allâhümme Salli,

Allâhümme Bârik okunur. “Allâhu Ekber” diyerek ayağa (üçüncü rekâta) kalkılır ve eller bağlanır.

Üçüncü Rekât

Ayakta sırasıyla; Sübhâneke, Eûzü Besmele, Fâtiha ve bir sure okunur. “Allâhu Ekber” diyerek rükûa varılır ve üç kere “Sübhâne Rabbiye’l-azîm” denilir. “Semiallâhü limen hamideh” diyerek kalkılır ve ayakta “Rabbenâ leke’l-hamd” denilir. “Allâhu Ekber” diyerek secdeye varılır ve üç kere “Sübhâne Rabbiye’l-âlâ” söylenir. “Allâhu Ekber” diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine “Allâhu Ekber” diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere “Sübhâne Rabbiye’l-âlâ” denilir. “Allâhu Ekber” diyerek ayağa (dördüncü rekâta) kalkılır ve eller bağlanır.

Dördüncü Rekât

Ayakta sırasıyla; Besmele, Fâtiha ve bir sure okunur. “Allâhu Ekber” diyerek rükûa varılır ve üç kere “Sübhâne Rabbiye’l-azîm” denilir. “Semiallâhü limen hamideh” diyerek kalkılır ve ayakta “Rabbenâ leke’l-hamd” denilir. “Allâhu Ekber” diyerek secdeye varılır ve üç kere

“Sübhâne Rabbiye’l-âlâ” söylenir. “Allâhu Ekber” diyerek secdedenkalkılıp oturulur. Yine “Allâhu Ekber” diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere “Sübhâne Rabbiye’l-âlâ” denilir. “Allâhu Ekber” diyerek oturulur. Oturuşta sırasıyla; Ettehiyyâtü, Allâhümme Salli, Allâhümme Bârik, Rabbenâ Âtinâ… duaları okunur. Önce başı sağa çevirerek “Esselâmü aleyküm ve rahmetullâh” denir. Sonra başı sola çevirerek “Esselâmü aleyküm ve rahmetullâh” denir.

 

İster yalnız, ister cemaatle kılalım namazlarda ta’dili erkâna riayet etmek gerekir. Çünkü bazı âlimlerimize göre ta’dili erkâna riayet etmek farz, bazılarına göre ise vaciptir. Ta’dili erkâna riayet etmek demek, namazı kıyam ve kıraatının, rüku secde ve teşehhüdünün hakkını vererek kılmak demektir. Eğer buna riayet edilemezse farz diyen ulemaya göre namaz bozulur ve iadesi gerekir, vacip diyen ulemaya göre ise namazın sonunda sehiv secdesi yapmak gerekir. O sebeple bu hususa azami derecede dikkat edilmelidir.

 

Şu bilgiyi de vermekte fayda vardır. Ecdadımız Ramazan ayına son derece önem vermiş, bu ay geldiğinde camileri ve minarelerdeki mahyaları kandillerle süsleyip ince bir nezaket ile cemaate mesaj verirken; cami içerisinde kılınacak olan bu uzun Teravih namazında cemaati usandırmamak için de yine aynı nezaketle teravihi musikişinas bir tavırla kıldırmaya özen göstermiştir. Öyle ki; teravih ve ramazan için ilahiler yazılmış, besteler yapılmıştır. Kılınan teravihteki her bir dört rekâtı farklı makamlarda kıldırarak cemaatteki iştiyakı namazın başından sonuna kadar muhafaza etmeye çalışmıştır. Hatta namazın bu şekilde kılındığı camileri bilen ve bu duruma aşina olan cemaat namazın herhangi bir yerinde camiye geldiğinde imam efendinin kıraatındaki makamından namazın neresinde olduğunu anladığı kaynaklarda geçmektedir.

 

Değerli okurlar…

Yazımızın başından buraya kadar Teravih Namazı ve kılınışı hakkında bilgiler vermeye çalıştık. Yazımıza son verirken bu konu ile ilgili birkaç hususa dikkat çekmekte fayda vardır. İçerisinde bin aydan daha hayırlı Kadir Gecesi bulunan ramazan gecelerini ihya etmek ve böylelikle Rabbimizin rızasına, Peygamberimiz (S.A.V.) şefâatına nail olabilmek için kılmış olduğumuz Teravih Namazlarına gitmek için daha evlerimizden çıkmadan önce sanki galibi belli olmayan bir maratona katılacak kişi edası ile değil de bu namaza günahlardan arınma ve Cenab-ı Allah katında muteber bir kimse olabilmek düşüncesi ile gider, namazın başından sonuna kadar bu vakar ve sükûnet ile namazımızı eda edersek yazımızın da başlığında belirttiğimiz üzere bu namazdan manevi anlamda istifade etmiş ve teravihle rahatlayıp huzur bulmuş oluruz.

Diğer bir husus ise; Peygamberimiz Efendimiz çocukları çok sever ve onlara değer verirdi. Torunları Hasan ile Hüseyin, onunla oyunlar oynardı. Hatta namaz kılarken oyun oynamak için sırtına çıktıklarında rahatsız olmamaları için secdesini uzun tutardı. Minberde cemaate hutbe verirken geldiklerinde bile onlara kötü davranmak şöyle dursun kucağına alıp severdi. Aynı zamanda Peygamber Efendimiz çocukları çok önemserdi ve bunu da onlara hissettirirdi. Kuşu ölen bir çocuk sahabeye taziyeye gittiği dahi rivayet edilmektedir. Böyle bir peygambere ümmet olan bizler çocuklarımızın beş vakit namazlarda ve teravih namazında cemaate alıştırılması konusunda biraz daha hassas olmamız gerekmektedir. Nasıl ki yeşillikler ve kuş cıvıltıları kırların süsü ve neşesi ise cemaat bir caminin süsü, çocuklar da neşesidir. Cami içerisinde haylazlık yapsalar da onları hoşgörü ile karşılayıp cami ve cemaate ısınmalarını sağlamak, gerektiğinde ise onları kırmadan uygun bir lisan ile ikaz etmenin boynumuzun borcu olduğu kanaatindeyim.

Bu duygu ve düşüncelerle huzurlu ve bereketli bir ramazan geçirmenizi, Ramazan ayı sonunda ise affa ve mağfirete nail bir kul olarak bayrama ulaşabilmeyi Rabbimizden niyaz ediyorum.

Allah’a emanet olun…

Yazan: Eyüp GÖZEL

Harsat Camii İmam-Hatibi

Untitled-1

 

Lec52b
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.