Site Rengi

DOLAR 8,3087
EURO 9,7754
ALTIN 503,02
BIST 1.127
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu 22°C
Gök Gürültülü
Kastamonu
22°C
Gök Gürültülü
Cum 17°C
Cts 13°C
Paz 11°C
Pts 12°C
Beypark
05.06.2017
851
A+
A-

    Değerli Kardeşlerim!

Yuva-ileti-im-reklam

    Zekât konusuna geçmeden önce Ayet ve hadislerde zekât ibadetinin ifade edildiği zekât, sadaka, infak kelimelerini açıklayarak makalemize başlayalım.

   Öncelikle makalemizin konusu olan zekât kelimesinden başlayalım:

“Zekât”,birçok anlama gelmesine rağmen; artmak, üremek, iyi ve güzel olmak, düzelmek ve temiz olmak anlamlarına gelir.

Dini bir terim olarak zekât;dinen zengin sayılan Müslümanların para, altın, gümüş, ticaret malı, hayvan, maden, sanayi ve toprak ürünlerinin belirli bir kısmını, Tevbesûresinin 60. Ayetinde bildirilen (fakirler, miskinler, âmiller, müellefe-i kulub, köleler, borçlular, Allah yolunda çalışanlar, yolda kalmış kimseler) gruplara vermesi anlamına gelir.

Terim anlamıyla ise zekât; temizleme manasına gelir. Çünkü zengin Müslümanın malında isteyen ve isteyemeyip mahrum olanlar için belli bi hak vardır. Bu hak verilmediğinde ise mala kul hakkı karışır. Müslüman bu hakkı vermekle malını kul hakkından temizlemiş, kendisini günahtan kurtarmış, Allah ve Peygamberine itaat ederek manevi temizliği elde etmiş olur. TevbeSûresi(9/103)’ndeki şu ayeti kerime bu hususu açıkça şöyle ifade etmektedir: “Onların mallarından onları kendisiyle arındıracağın ve temizleyeceğin bir sadaka(zekat) al ve onlara dua et. Çünkü senin duan onlar için bir sükûnettir. Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

   Zekâtla eş anlamlı kullanılan sadaka kelimesi ise; doğru söz söylemek, doğru sözlü olmak, sözünü tutmak ve sözünde samimi olmak manalarına gelir.

   Bir fıkıh terimi olarak sadaka; Allah rızası için karşılıksız olarak yapılan yardım ve bağış anlamlarına gelir.

   Zaruret derecesindeki ihtiyaç sahibine verilen sadaka farz; sadaka-i fıtır vacip, diğer yardımlar ise menduptur.

   Kur’an’da farz olan zekât sadaka kelimesi ile ifade edildiği (tevbe9/60,103) gibi Allah rızası için fakir ve muhtaçlara yapılan yardımlar da sadaka kelimesi ile ifade edilmiştir (tevbe 9/58, mücadele 59/113).

Mü’minlerin Allah’ın emirlerine uymadaki sadakatlerini gösterdiği için zekâta sadaka da denilmiş, hadislerde Allah’a kulluk ve insanlara yönelik yapılan maddi ve manevi her türlü yardım ve destek sadaka kelimesi ile ifade edilmiştir. Örneğin Lâ ilâhe illallah demek sadaka olduğu gibi, iyiliği emir, kötülüğü nehiy, engelli ve yaşlılara yardım da sadakadır.

İnfak kelimesi ise sözlükte; bitirmek, yoksul düşmek, malı veya parayı elden çıkarmak anlamlarına gelirken,

   Dini bir terim olarak infak; Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak için kişinin yoksullara, hayır kurumlarına, İslâm’ın bilinmesi, anlatılması faaliyetlerine yapılan maddi harcamayı, ihtiyaç sahiplerine yapılan aynî ve nakdî yardımı ifade eder. Kur’an’da muttaki mü’minlerin özellikleri arasında infak etmek de zikredilmiştir (bakara 2/2-3).

Peki zekât kimler farzdır ve hangi mallardan ne kadar verilir?

Müslüman, hür, akıllı buluğ çağına erişmiş olması, borcundan ve asli ihtiyaçlarından fazla hakikaten ya da hükmen artıcı mahiyette yani kazanç sağlayıcı nitelikte ve üzerinden bir yıl geçmiş nisap miktarı mala sahip olması gerekir.

   Altın ve gümüş, paralar, madenler, toprak ürünleri, ticaret malları, gayr-ı menkuller, sanayi ürünleri emek-sermaye ortaklığı, hisse senetleri, hayvanlar, hayvan ürünleri, deniz ürünleri, yatırım ve üretim araçları, bina ve nakil vasıtaları gibi gelir getiren mallar ve müşterek mallardan zekat verilir.

Ne kadar verileceği hususuna gelince; borcundan ve asli ihtiyaçlarından fazla olan malların değeri nisap miktarına yani80.18 graltının değerine ulaşınca; Gümüş 561.2 gr’a ulaşınca,

Madenlerin ateşte eriyeninden (altın, gümüş, bakır, demir, çinko, bor, kömür) çıkarıldıktan ve tasfiye edildikten sonra yıl geçme şartı aranmaksızın değeri 80.18 gr altına ulaşınca;

Toprak ürünleri 653 kg’a ulaşınca 1/3’ü masrafa düşülüp 2/3’ünden kendi sulanandan 1/10, para ile sulanandan 1/20 oranında;

Ticaret malları, gayri menkuller, emek ve sermaye ortaklığının ve sanayi ürünlerinin yıl sonu geliri nisap miktarına ulaşınca,

Hisse senetleri %2,5,

Hayvanlardan deve 5 adet olunca, sığır 30 adete ulaşınca, koyun ve keçide 40 adet olunca zekâta tabi olur.

Yatırım ve üretim araçlarında; üretim araçlarının ve diğer duran sermayenin dışında her türlü giderlerin maliyet hesapları yapılarak dönen sermayenin ve kârın %2,5 oranında zekatının verilmesi gerekir.

Bina ve nakil vasıtalarının kira gelirleri yıl sonunda nisap miktarına ulaşıyorsa 1/40 oranında zekâtı verilir.

Müşterek mallarda ise; ortaklardan her birinin hissesi nisap miktarına ulaşıp üzerinden bir yıl geçerse zekâta tabi olur…

Alacakların zekatını ise alacakları sınıflandırarak açıklamamız gerekir. Alacaklar kuvvetli (borçlunun ödemeyi kabul ettiği), orta alacaklar (elbise alan ev alan, gıda maddesi ve temel ihtiyaçlardan birisini alanda olan alacak), ve zayıf alacaklar (mehir gibi mal karşılığı olmayan veya vasiyet alacakları) olarak sınıflandırabiliriz.

Kuvvetli alacaklarınzekâtı tahsil edilmesiyle birlikte farz olur.

Orta alacaklar tahsil edilen kısım nisap miktarına ulaştığında zekâtı verilir.

Zayıf alacaklar ise tahsil edilen meblağ, nisap miktarına ulaşır ve tahsil tarihinden itibaren üzerinden bir yıl geçtiğinde zekât farz olur.

Burada unutulmaması gereken bir hususta zekâtın vergi ile bir düşünülmesidir. Halbuki ikisi bir değildir. Zekâtı Allah emretmiş, vergiyi insanlar emretmiştir. Hedef, oran, miktar, sarf edildikleri yerler ve şahıslar bakımındanzekât ile vergi birbirine benzememektedir.

Nisap ne demektir? Miktarı ne kadardır?

Nisap, zekât, sadaka-ı fıtır ve kurban gibi ibadetler için konulan bir zenginlik ölçüsüdür. Borcundan ve aslî ihtiyaçlarından fazla olarak bu kadar mala sahip olan kişi dinen zengin sayılır. Bu malın artıcı olması ve üstünden bir yıl geçmesi halinde zekatının verilmesi gerekir.

   Zenginliğin asgari sınırı olan nisap Hz. Peygamber tarafından belirlenmiştir.

   Hadislerde belirtilen nisap miktarlarını şöyle sıralayabiliriz:

80.18 gr altın veya bunun tutarında para veya ticaret malı,

40 koyun veya keçi, 30 sığır, 5 devedir.

Zekâtın geçerlilik şartları nelerdir?

Zekâtın geçerlilik şartları Niyet ve Temlik’tir.

Niyet: Hanefi ve Şafii mezheplerine göre niyetin ödeme anında bulunması gerekir. Çünkü zekât ibadettir. İbadetlerde de niyet şarttır. Ödemeler parça parça

Yapıldığı zaman, niyetin zekât borcunun çıkarıldığı anda yapılması yeterlidir.

Temlik:Zekâtı, ona ehil olanlara vermek, yani onların mülkiyetlerine geçirmek(temlik) şarttır. Bu şart iki unsuru içerir: birincisi, temlik işlemi, ikincisi: temlikin yapıldığı şahsın zekâtı almaya ehil oluşu.

    Cami, okul, yol, köprü yapımı gibi hayır kuruluşlarına zekât verilmez, kefen alınmaz, ölülerin borcu ödenmez. Çünkü bu durumda temlik, yani kişinin mülkiyetine geçme olmaz. Zekât sadece fakirler verilmelidir. İslam’ı yaymak ve korumak, Müslümanlara düşmanlardan gelecek zararı önlemek amacıyla yapılan harcamalar zekât yerine geçer.

Havaic-i asliye (aslî ihtiyaçlar) nelerdir?

Havaic-i aslıyetemel ihtiyaçlar demektir. Fıkhî değerlendirmelerde temel ihtiyaçları karşılayan, bu yüzden de zekâta tabi olmayan maddi varlıklar havaic-i aslıye olarak ifade edilir.

Temel ihtiyaç maddeleri insanın hayat ve hürriyetini korumak için muhtaç olduğu şeylerdir. Bunlar genel olarak nafaka, oturulan ev, ev eşyası, ihtiyaç duyulan elbise, borç karşılığı mal, sanat ve mesleğe ait alet ve makinalar, binek taşıtları, ilim için edinilen kitaplar gibi eşyalardır.

Zekât vaktinden önce verilebilir mi?

Oruç ve Hac ibadetlerinde olduğu gibi zekât konusunda da kameri ay hesabı uygulanır. Zekâtın farz olması için nisap miktarı malın üzerinden bir yıl geçmiş olması gerekirken, mal sahibi dilerse vakti gelmeden önce nisap miktarına ulaşan malının zekatını verebilir.

Vadeli bir senet fakire zekât olarak verilebilir mi?

Senet bir hakkın, bir malın, ödünç bir paranın kime ait olduğunu belirten, iki veya daha fazla kişi arasında tanzim edilen bir belgedir. Dolayısı ile üzerinde yazılı miktardaki parayı temsil etmektedir. Bu nedenle zekât mükellefi zengin, vadesinde ödeneceğini kesin olarak bildiği senedi zekatına mahsuben fakire ciro edebilir. Bu durumda zekât, senedin tahsil edildiği gün ödenmiş olur.

Zekât taksitle ödenebilir mi?

Asıl olan kişinin üzerine düşen zekâtı ödemesidir. Bu itibarla zekât, bir defada ödenebileceği gibi, taksitle de ödenebilir.

Zekât vermenin belli bir zamanı var mıdır?

Zekât vermenin belli bir zamanı yoktur. Mükellef bunun için Ramazan’ı veya başka bir ayı beklemesine gerek yoktur.Zekât vermekle yükümlü olanların yükümlülük anından itibaren ödemesi gerekir.

   Alacaklar zekâta mahsup edilebilir mi?

Ödeme güçlüğü çeken borçlu kişi, kendisine zekât verilebilecek kişilerden ise, böyle bir kişide alacağı olan kişi, ondaki alacaklarını zekâta mahsup edebilir.

Ziynet eşyasına zekât gerekir mi?

Altın ve gümüş dışındaki ziynet eşyaları zekâta tabii değildir. Altın ve gümüşten yapılan ziynet eşyaları, zekât için gerekli diğer şartları taşıdığı takdirde zekâta tabidir.

Zekât ve fitre kimlere verilir?

Zekât ve fitrelerin kimlere verileceği Kur’an-ı Kerimde belirlenmiştir. (TevbeSuresi 60) Bunlar fakirler, miskinler, âmiller, müellefe-i kulub, köleler, borçlular, Allah yolunda çalışanlar, yolda kalmış kimselerdir.

Köşe Taslak

Lec52b
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.