Site Rengi

DOLAR 8,0909
EURO 9,5609
ALTIN 494,77
BIST 1.157
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu 25°C
Parçalı Bulutlu
Kastamonu
25°C
Parçalı Bulutlu
Sal 24°C
Çar 24°C
Per 21°C
Cum 17°C
20.11.2017
862
A+
A-

Kaymakam Deniz Pişkin’in 13 Kasım tarihinde köy muhtarları ve idari amirlerle yapmış olduğu istişare toplantısında muhtarların hep bir ağızdan imamlardan şikâyetçi olmasının ardından imamlar ve köy muhtarları arasındaki ilişkiler gergin bir hal aldı. Bu toplantıda konuşulanları İHA Tosya muhabiri Sedat Ağacıkoğlu’nun da “Buyrun cenaze namazına, muhtarlar imamlardan dert yandı, ortalık karışacak” başlıklı haberini yapması nedeniyle de tepki gösterildi. Din görevlileri bu olay karşısında tepkilerini Cumhuriyet Meydanında gerçekleştirdikleri basın açıklaması ile gösterdiler. Yapılan basın açıklamasında konuşma yapan Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkan Yardımcısı Kenan Ak; “Devletimizin ve milletimizin içinden geçtiği bu zorlu süreçte devlet millet bütünleşmesini sağlayan imamlarımızı devletimizin diğer kurumlarıyla karşı karşıya getirmek kimseye bir şey kazandırmayacağı gibi devlet, millet ve din düşmanlarının ekmeğine yağ sürecektir. Bu sorumluluğun gereğini yapmak için, diyanet çalışanlarının haklarını SAVUNMAK, hakkı ve doğruyu hakim kılmak için sendikamız korkmadan çekinmeden HAK MÜCADELESİNİ SÜRDÜRECEKTİR” şeklinde açıklama yaptı.

Konuyla  ilgili yaptığı basın açıklamasında konuşan Kenan Ak şu sözlere değindi; Diyanet İsleri Başkanlığımız, görev ve sunduğu hizmet açısından ülkemizin ve milletimizin bölünmez bütünlüğünü sağlamada çok önemli görevler üstlenmiş önemli bir kurumdur. Devletimizin ve milletimizin değerlerini yaşatma ve koruma amaçlı ulvi bir görev sunar. Diyanet İşleri Başkanlığımızca çok geniş bir yelpazede sunulan önemli ve anlamlı din hizmetine katkı sağlamak ve destek vermek bir Müslüman olarak inancımızın ve ideallerimizin bize yüklediği ve asla ihmal edemeyeceğimiz milli ve manevi bir vazifedir. Asli görevleri toplumu dini konuda aydınlatma olan ve bu görevini en güzel şekilde yapmaya çalışan, gözden ırak samimi hizmeti ile millet ve devlet arasında gönül köprüsü kuran, insanlarımıza doğumundan ölümüne kadar şikâyet etmeden hizmet veren, toplumun ihtiyaçlarının karşılanmasında önderliği ile sosyal hayata katkı sağlayan, Din görevlilerimiz; Görev yerlerinde yaşayan insanların her derdiyle kendi derdiymiş gibi ilgilenmekte mesai mefhumu gözetmeden 7/24 saat görev yapmaktadır. Ancak Diyanet İşleri Başkanlığının yüzünü ağartan kanaat önderi konumundaki vefakâr din görevlilerimizin idarecileri tarafından sahipsizliği üzüntü verici ve kahredici bir boyuta ulaşmıştır. Diyanet çalışanlarının ilkeli, kararlı ve sorumlu sendikası olan, Türk Diyanet Vakıf-Sen, Türkiye Kamu-Sen ailesi içerisinde milli ve manevi değerlere bağlı, milli duruşundan ve ilkelerinden asla taviz vermeden ülkemizin birliği, milletimizin bütünlüğü için diyanet çalışanlarının ve din görevlilerimizin yarınlara umutla, güvenle ve huzurla bakabileceği bir ortamın hazırlanmasına katkı sağlamak için Üzerine düşen görevi layıkıyla yerine getirmeye çalışmaktadır. Türk Diyanet Vakıf Sen; Hakkın yolunda, hakikatin ve doğrunun yanındadır. Yanlışın ve Haksızlığın daima karşısındadır. Bizim amacımız diyanet çalışanının çalışma hayatındaki problemlerini çözmek, onun hakir görülmesini ezilmesini engellemektir. Dini ve milli değerlerimiz göz göre göre birileri tarafından çiğnenirken ses çıkartamayan çevreler sahipsiz zannettikleri din görevlilerimizi itibarsızlaştırma kanuni haklarını kısıtlama ve başında kendi amiriymiş gibi hükmetme ve kontrol etme gayreti içerisine girdiği gözlemlenmektedir. Din hizmeti herkesi kucaklayan, eşitleyen, huzura davet eden bir hizmettir, din görevlilerimizin misyonları, toplumun birliği ve beraberliği için çaba göstermek irşat dilini kullanarak bütünleştirici olan bu hizmeti her türlü olumsuzluğa rağmen seve seve yerine getirmektedir. Üzülerek ifade edelim ki alanda din görevlisinin örnek ve önderliğine ihtiyaç hissedildiği bu dönemde diyanet çalışanları bilerek tartışmaların içine çekilmek istenmektedir. Din görevlisi devletimizin şerefli bir memurudur. Görevini en güzel şekilde kanunlara ve diyanet mevzuatlarına uygun bir şekilde yapmaktadır. Görevini yapmayanlar hakkında hem D.M.K. hem de diyanet mevzuatları ile işlem yapılmaktadır. Din görevlilerimizin amiri müftülüklerde ilçe müftülerimizdir. Muhtar ve dernek başkanı din görevlisinin amiri olmadığı gibi hiç bir şekilde din görevlisine de karışma ve izin verme hakkı yoktur. Kuruluş amacı güzel olan bu tüzel kuruluşların bazı yöneticilerinin; maalesef mahalli siyasetçi ve bazı kurum yöneticilerinden gördükleri himaye ve aldıkları güçle yasal mevzuata aykırı bu tür tutum ve davranışlarda bulundukları görülmektedir. Buna rağmen Diyanet İşleri Başkanlığımız ve müftülüklerimizce kurumsal mensubiyet sağlanması yönünde gerekli önlemlerin alınmadığı, kurumca personelin sahiplenilmediği, görevliye, dernek başkanı ve muhtar müdahaleleri karşısında sessiz kalındığı, din görevlileri ile kurum arasında mensubiyet şuurunun geliştirilmediği maalesef görülmektedir. Din görevlileri muhtarlar ve camii dernek başkanlarının karşısında korunmalı ve onların baskısından kurtarılmalıdır. Türk Diyanet Vakıf-Sen olarak din görevlilerimizi aşağılamak isteyen yaptığı görevi küçümseyen kim olursa olsun asla affetmeyeceğiz. Bu kişilerle hukuk zemininde her türlü hesaplaşma yapılacaktır. Son günlerde basına yansıyan milli ve manevi değerlere bağlılığıyla ön plana çıkan Tosya ilçemizin sorunlarının ilçe yetkililerince konuşulduğu ve muhtarların bulunduğu bir toplantıda ilçemizin ve köylerinin hiçbir sorunu kalmamış gibi devletin memuru olan cami imamlarımızın ve onların eşlerinin adlarının muhtarlar tarafından zikredildiği, hadlerini aşar bir şekilde Kaymakam’a ve oradaki mülki amirlere şikâyet etmelerini diyanet camiası olarak üzülerek izledik. Devletimizin din görevlisine verdiği haklarını özellikle izin hakkını engellemeye çalışan, haftalık iznini dahi kullanmayı imamlarımıza layık görmeyen, izin kullanma hakkının elinden alınmasını isteyen ve kendisini imamların amiri konumunda gören muhtarın basına yansıyan tavrını ve bunu alkışlayan zihniyeti şiddetle kınıyoruz. Bu toplantıda din görevlilerini hedefe alıp konuşanları, konuşulanları ve bunları alkışlayanları biz din görevlileri olarak asla unutmayacağız. Diyanet İşleri Başkanlığı çalışma yönergesi ve izin yönetmeliğinde imamlarımızın nasıl izin kullanacağı belirtilmiştir. Kimse yetkisi olmayan konular üzerinde kendinde bir hak görmesin. İmamlarımızın bağlı olduğu kurum ilçelerde ilçe müftülükleri olup, izinlerini de ancak amiri olan İlçe Müftüsünden almaktadır. Yine Diyanet İşleri Başkanlığı çalışma yönergesinde din görevlilerinin görev ve sorumlulukları tarif edilmiştir. Mihraba geçen, cemaate namaz kıldıran din görevlisini cami tuvaletlerini temizleyen kişi olarak gören köhneleşmiş zihniyeti de şiddetle kınıyoruz. Bu konuşmaların bilerek bir internet sitesinde yayınlanması ilçenin hiçbir sorunu kalmamış gibi ‘BUYRUN CENAZE NAMAZINA MUHTARLAR İMAMLARDAN DERT YANDI, ORTALIK KARIŞACAK’ şeklinde servis edilen haber önce Kastamonu ve Tosya ilçesinde bulunan din görevlilerini ve bütün diyanet camiasını derinden yaralamıştır. Devletimizin ve milletimizin içinden geçtiği bu zorlu süreçte devlet millet bütünleşmesini sağlayan imamlarımızı devletimizin diğer kurumlarıyla karşı karşıya getirmek kimseye bir şey kazandırmayacağı gibi devlet millet ve din düşmanlarının ekmeğine yağ sürecektir. Bu amaca yönelik bu haberleri bilinçli bir şekilde yapan ve yayınlayan internet sitesini de kınıyoruz. Türk Diyanet Vakıf-Sen olarak İslam’ın itikadı ve ameli ilkelerini özümsemiş, eğitim ve kültür seviyeleri yüksek, kendisiyle ve toplumla barışık, beşeri ilişkilerde topluma öncü, muhatabını anlayan ve dini sorunlarına pratik çözümler üretebilen, dini ve ilmi verileri birlikte kullanabilen, söz ve davranışlarıyla örnek bir hayat sergileyebilen din görevlilerine sahip olunmasını önemsiyor. Bu amacın gerçekleşmesine samimiyetimizle katkı sağlamak için çalışıyoruz. Bu sorumluluğun gereğini yapmak için, diyanet çalışanlarının haklarını SAVUNMAK, hakkı ve doğruyu hakim kılmak için sendikamız korkmadan çekinmeden HAK MÜCADELESİNİ SÜRDÜRECEKTİR… Dernek ve muhtarlar tarafından din görevlisine yapılan müdahaleler ve baskılar karşısında Türk Diyanet Vakıf Sen Diyanet çalışanlarının yanında olacaktır. Görevlilerimiz sahipsiz kalmayacaktır. Kamuoyunun bilgisine sunulur.” Denildi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.