Site Rengi

DOLAR 7,4126
EURO 9,0363
ALTIN 441,98
BIST 1.542
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu 6°C
Çok Bulutlu
Kastamonu
6°C
Çok Bulutlu
Pts 6°C
Sal 7°C
Çar 6°C
Per -1°C
dOBI7b
dOBI7b

Acelede Ecele Yol Vardır

Acelede Ecele Yol Vardır
Beypark
17.08.2020
224
A+
A-

İnsanın aklı ermeye başladığı andan itibaren sürekli düşünür ve eylem üretir. Olaylar karşısında kararlar verip seçimler yapar. Yapılması gereken işler sıra sıra tamamlanmayı bekler. Hedefler gerçekleştirilmek içindir. Akıl boş durmaz. Geçim telaşı, yarın endişesi, mal biriktirmek, kariyer yapmak, adını yaşatmak, zengin olmak, hayır işlemek gibi nice gaileleri vardır insanın. Yolun biri biter diğeri başlar. Kapının biri kapanırken bir başka kapı zorlanır. Merdivenin basamakları size yüksek hedeflere çıkmanız için kolaylık gibi görünür. Kalbe gizli fısıltılar gelir, haydi bu hedefe de yürü, haydi şunu da bunu da yap diye. Zira insanın tabiatı bu şekildedir. Sürekli bir bahanesi, çekici ve itici güçleri vardır.

REKLAM-VEREB-L-RS-N

Hayat ise gizemini kendi içinde saklar. Zira gayb gibi bir gerçek duruyor önümüzde. Size altın tepside sunmaz hakikati. Biraz çaba bekler, çalışmanızı ister. Sabrınızı test eder.  Geleceğin bilinmezliği içinde saklar imtihanını. Bir yandan da ecel sıkıştırır arkamızdan. Ne aceleye gelir hayat ne de ihmale. Acele şeytan hilesi, sabır ve tedbir Allah’ın ikramıdır. Küçükken büyümek için acele ederiz. Büyüyünce ömür acele eder, ecel ardımızdan kovalar. Evlenirsiniz hemen çocuğum olsun istersiniz. Okula başlarsınız diplomaya ulaşmaktır çabanız. İşe girersiniz kariyer ya da 40 yıl sonrasının emeklilik günlerini saymaya başlarsınız. Askerlikte şafak bekler, hastane de gün, postanede de işlem sırasını sayarsınız…

Tahsis edilmiş zamana sığdırmamız gerekenleri tamamlamak adına durmaksızın bir koşturmaca içindeyiz. Hiç bitmez aceleciliğimiz. Hep bir nefes nefese haldeyiz. Oysa sık ve kesik nefes kalbi, beyni tam besleyemez. Acele etmek kaza yaptırır hep. Hatalı çıkar işlerimiz, deviririz bir yerleri. Ne kadar acele edersek edelim her şey nihayetinde olacağına varmıyor mu? Hayat toptan değil, parça parça sunmuyor mu kendi gerçeğini. Bir adım ötesinde neler olacağını bilmekten aciz değil miyiz? Hangi acele bizi bir nefes öteye taşımaya yetiyor ki, nasip, vakit ve saati gelmeden…

Ne yazık ki insan çok acelecidir. Kazancına da intikamına da…. Halbuki acele karar vermemek lazım. Önünü ardını bilmediğimiz derin sularda yüzmemek gerekir. İnsanları yargılarken, olayları değerlendirirken sadece bir parçaya bakıp hüküm vermek hata yaptırır. Hukuk ve fıkıh bu yüzden inceliklerle doludur. Küçük bir dilimine bakıp bütünün tamamı hakkında acelece kararlar vermek büyük zararlar açar. Acele edenler daha çok hata yapar, yanlış kararlar verir, hakka girer, zulüm ederler. Bir amacınız var ise buna acele ile ulaşamazsınız. Ne yediğiniz yemeğin tadını alırsınız, ne yüzdüğünüz denizin ıslaklığı üzerinize bulaşır. Ne kıldığınız namazın lezzetini hissedersiniz ne de sevdiğinizi anlarsınız. İçinize sindirmediğiniz ve hakkını vermediğiniz her ne varsa sığ kalmaya mahkûmdur. Derinliğine inemediğiniz mecralarda söylediğiniz sözler, yaptığınız eylemler etkileyici ve samimi olamaz. Bir çiçeğe dokunmadan, bir yetim başı okşamadan, bir çift gözün içine bakmadan, bir yüreğin sızısını hissetmeden, bir ibadetin tadını özümsemeden, rüzgârın ıslığını duyup saçınızı dalgalandırmadan öyle aceleye getirmemeli her şeyi. Oysa itina edecek kadar kıymetlidir insanın düşüncesi, duygusu, hayatı, maneviyatı ve bizatihi kendisi…

Aman dikkat! Acelede her zaman ecele giden bir yol vardır. Acelenin zıttı sabırdır ki, faydalarını saymakla bitiremeyiz. Acele edilecek yerler de vardır pek tabii ki. “Hayır işlerde acele ediniz” tavsiyesi istisna bir yerde durur. Selamı almada acele, vakti geleni evlendirme de acele, cenazeyi defnetmede acele, abdest almada acele, hatalara tövbe etmede acele vardır. Şairler Sultanı Üstat Necip Fazıl’a soralım bir de. Bakalım ne demiş?

“Gençlik… Gelip geçti… bir günlük süstü ;
Nefsim doymamaktan dünyaya küstü.
Eser darmadağın, emek yüzüstü;
Toplayın eşyamı işim acele!” 

 

I0SuO.gif
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.