DOLAR 12,4902
EURO 14,1332
ALTIN 720,04
BIST 1.776
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu 13°C
Çok Bulutlu
Kastamonu
13°C
Çok Bulutlu
Paz 15°C
Pts 17°C
Sal 13°C
Çar 1°C
resim yükle
resim yükle

ADABI MUAŞERET 2

ADABI MUAŞERET 2
Beypark
22.11.2021
31
A+
A-

Değerli Okur Kardeşim; geçen hafta paylaştığım adabı muaşeret konusuna bu hafta da devam etmek istiyorum. Kısa kısa birkaç konuya değinmek istiyorum. Selamlaşma ve Ziyarete Gitme: Dinimiz selamlaşmaya büyük önem vermiştir. Selamı ilk önce kimin vermesi gerektiği de bazı hadis-i şeriflerde izah edilmiştir. “Küçük büyüğe, binitli olan yaya olana, yürüyen oturana, sayıca az olanlar çok olana selam verir. Toplulukta bir kişinin selamı alması yeterlidir.” (Buhari, İsti’zan, 4-7, Ebu Davud, Edeb, 141)
Yine dinimize ve geleneklerimize göre davete icabet etmek, dost ve akrabanın törenlerine katılmak, hastalarını ziyaret etmek, çok makbuldür. Bir kutsi hadiste Allah Teala hasta ziyaretini kendini ziyaret etmeye benzetmiştir. (Müslim, Birr, 43) Hasta ziyaretini kısa tutmak gerekir. Yine ziyaretleri bıktıracak kadar sık ve uzun yapmak da hoş değildir. Misafirlikte ikram edilen yiyecekleri beğenmemek, çok aşırı ilgi beklemek doğru değildir.
Evimize gelen misafire güler yüzlü davranmak ve ikramda bulunmak çok güzel bir davranış örneğidir. Hz Muhammed; “Kardeşini güler yüzle karşılaman da bir iyiliktir.” (Tirmizi, Birr, 45) buyurmuşlardır. Yine O, “Hoş söz bir sadakadır.” (Buhari, Cihad, 128) buyurarak insanları her kim olursa olsun hoş karşılamak gerektiğini vurgulamıştır.
Bir kişinin eşeği çamura batmıştı. Bir türlü çıkaramıyordu. Akşam olmuş, karnı acıkmış, yorgunluktan bitap düşmüş, sinirleri de iyice gerilmişti. Adam bu sinir içinde sabaha kadar sayıp sövmüştü. O aralar ülkenin padişahı da çevreyi geziyordu. Bu sözleri duyunca: “Kimin ne suçu var ki bu adam büyük küçük herkese sövüyor.” dedi. Padişahın yanındakiler de;
“Padişahım boynunu vurdurun. Dünyadan nam ve nişanı kalksın.” dediler. Padişah düşündü taşındı, baktı gördü ki, adam çıkmazın içinde iyice bunalmış. Ona bir at, bir miktar da para verdi. Birisi bu adama sordu: “Ey akılsız adam, ölümden nasıl kurtuldun şaşıyorum.” Adam şöyle cevap verdi: “Sus, ben o sırada dertli idim, kendime sahip olamadım. Bana yakışan şeyi yaptım. Padişaha gelince, o da kendisine yakışan şeyi yaptı.” Güzel ahlaklı bir adam vardı. Bu zat, kötüler hakkında da iyi söyler, onlara iyi muamele ederdi. Vefat ettikten sonra birisi onu rüyasında gördü ve “öldükten sonra başına ne hal geldi bana anlat” dedi. Vefat etmiş olan zat ağzını gül gibi tebessüm ederek açtı ve bülbül gibi güzel bir sesle dedi ki:
“Ben hayatımda kimseye sert ve kötü muamele etmedim. Onun için bana sert ve fena muamelede bulunmadılar.”
Kıymetli Okur Kardeşim; İnsan kendisi düzelirse, çevresi düzelir. Çevre düzelirse, toplum düzelir. Toplum düzelirse memleket düzelir. Bunun yolu da edepten adabtan geçer. Yaratılanı yaratandan ötürü sevmekten geçer. Sevigiden saygıdan höşgörü ve müsamahadan geçer. Peygamberimizin bizlere emanet bıraktığı İslami hayatı karakterimize yansıtırsak, edebimiz güzel , ahlakımız güzel, ömrümüz güzel, ahretimiz güzel olur. Allaha emanet olun.

REKLAM-VEREB-L-RS-N
I0SuO.gif
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.