DOLAR 18,0566
EURO 18,3230
ALTIN 1.022,51
BIST 3.020,01
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu 27°C
Hafif Yağmurlu
Kastamonu
27°C
Hafif Yağmurlu
Cum 28°C
Cts 29°C
Paz 28°C
Pts 31°C
resim yükle
resim yükle

AFFETMEK VE HATALARI ÖRTMEK

AFFETMEK VE HATALARI ÖRTMEK
Beypark
27.07.2022
68
A+
A-

Güzel ahlakın en önemli şubelerinden birisi de affedici olmaktır. Rabbimiz Teala bir ayeti kerimesinde; “Affetmeyi (prensip olarak) al, iyi ve güze olanı emret (yapılması için gayret göster) (laf anlamaz, söz dinlemez) cahillerden de yüz çevir”. (Araf Suresi, 199) buyurmuştur. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellemin amcasının oğlu Abbas radıyallahu anhüma: “bu ayet, güzel ahlakı özetleyen bir ayeti kerimedir” buyurmuştur. İnsanoğlu yapısı gereği her zaman için hata ve kusur işleyebilir. Bu hata ve kusurları insan Allah’a karşı işlemişse, Allah’ın affetmesine muhtaçtır. Eğer, bu bir kul hakkı ise, önce o hak sahibinin affetmesine, sonra da Allah’ın affetmesine muhtaçtır. Allah, tevbe eden ve kusurlarını terk edenleri bağışlayacağını vaat etmiştir.
Kullarının da birbirlerini affedip bağışlamalarını istemiştir. Nitekim Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem de bir hadis-i şeriflerinde;”kim bir müminin bir kusurunu örterse Allah da onun kıyamet gününde bir kusurunu örter”. ( İbni Mace, Hudud,5) buyurmuşlardır.
Rabbimiz Teala da, “Kim sabreder ve bağışlarsa gerçekten bu yapılmaya değer işlerdendir. (Şura suresi, 43) buyurmuştur. Kıssası Kur’an-ı Kerim’de uzunca bir surede konu edilen Yusuf Aleyhisselam daha çocuk yaşta iken Bir rüya görmüş, rüyasını Babası Yakup aleyhisselama anlatmıştı. Sayısız hikmetleri içinde barındıran bu kıssanın tamamını anlatmak yazımızın kapasitesini çok aşacağından biz kısaca anlatmış olalım…
Yusuf Aleyhisselam’ın kardeşleri bu rüyayı duyduklarında, Yusuf’u kıskanmaya başlamışlar ve ondan nasıl kurtulacaklarını kendi aralarında tartışmışlardı. Sonra da onu kırda bir gezinti yaptırmak bahanesiyle babaları Yakup aleyisselam’dan alıp, götürüp bir kuyuya atmışlardı. Su almak için gelen bir kervanın adamları Yusuf Aleyhisselam’ı çıkarmış, götürüp Mısırda köle diye
satmışlardı. Bir iftira ile hapse atılan Yusuf Aleyhisselam, 12 yıl hapiste yattıktan sonra kral-ın gördüğü bir rüyayı tabir etmesi üzerine kral tarafından vezir/maliye bakanı yapılmıştır. Daha sonra yaşanan kıtlık yıllarında Yusuf aleyhisselam önceden biriktirmiş olduğu buğday ve yiyeceklerden gerek para ile gerekse parasız olarak halka vermeye başlamıştı. Bunu duyan Kenan elindeki (Filistin) Yakup Aleyhisselamın oğulları da (Yusuf’un kardeşleri) gelip Yusuf aleyhisselam’dan yiyecek almışlardı. İlk görüşmede Yusuf Aleyhisselam onları tanımış, ama onlar O’nu
tanımamışlardı. Birkaç geliş gidişten sonra Yusuf Aleyhisselam kendisini tanıtmış ve babasını ve bütün ailesini de alıp Mısır’a getirmelerini kardeşlerine söylemişti. Onlar geldiklerinde Yusuf Aleyhisselam onları çok güzel bir şekilde karşıladı. Artık her şey açığa çıkmıştı. Yusuf Aleyhisselam kardeşlerinin yüzünden, uzun yıllar babasından, ailesinden ayrı kalmış nice acılar çekmişti. İstese bugün kardeşlerine her şeyi yapabilir, onları cezalandırabilirdi. Onlar da bu durum karşısında çok mahcup bir durumdaydılar. Ama O, onların yaptıklarını yüzlerine vurmadı. “… Bu gün size kınama ve başa kakma yok, Allah sizin hepinizi bağışlasın. Şüphesiz O, çok bağışlayan ve çok merhamet edendir. (Yusuf suresi, 92) demiştir. Yusuf Aleyhisselam onları affetti, onları cezalandırmadı. Yaptıklarını başa kakmadığı gibi, onlara Mısır’da güzel bir mevki verdi. Benzer bir davranışı Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz de sergilemiştir.
Mekke’nin fethinde bütün Mekkeliler meydanda toplanarak Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin kendileri hakkında vereceği hükmü bekliyorlardı. Peygamber Efendimiz onları en ağır bir şekilde
cezalandırabilirdi. Zira onlar hicretten önce kendisine ve sahabesine nice kötülükler etmişler, Mekke’yi onlar için yaşanmaz bir yer haline getirmişlerdi. Peygamberimiz ve bütün müslümanlar
Mekke’yi terk edip Medine’ye hicret etmişler ancak Mekkeli müşrikler müslümanları yine de rahat bırakmamışlar, Medine’nin üzerine gelerek müslümanlarla 3 tane savaş yapmışlardı. (Bedir, Uhud ve Hendek savaşları) Ama efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, onlara affedip bağışlamış ve ben size bugün kardeşim Yusuf’un söylediğini söylüyorum ” Bu gün size kınama ve başa kakma yoktur, hepiniz serbestsiniz..) buyurmuşlardır.
Muhterem okuyucularım Allaha layık bir kul, kamil bir mümin, bir insan olmak kolay değildir. Allah’ın yasakladıklarından kaçınma, emirlerini yerine getirme hususunda sabırlı azimli olmak, yeri geldiğinde affetmek, affedebilmek gerekmektedir. Peygamber Efendimiz ve bütün peygamberler (Allah’ın selam ve rahmeti hepsinin üzerine olsun.) her konuda olduğu gibi affetme ve kusurları örtmede de bizim örnek ve önderlerimizdir. Rabbimiz Teala o hidayet rehberlerine uyup örnek alabilmeyi cümlemize nasip eylesin. amin

REKLAM-VEREB-L-RS-N
I0SuO.gif
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.