DOLAR 13,3459
EURO 15,1946
ALTIN 764,02
BIST 1.857
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu 9°C
Parçalı Bulutlu
Kastamonu
9°C
Parçalı Bulutlu
Cum 12°C
Cts 11°C
Paz 9°C
Pts 11°C
resim yükle
resim yükle

Aidiyet Adına…

Aidiyet Adına…
Beypark
25.08.2021
324
A+
A-

Günümüz insanları kendine yabancılaştıkça insanlara yaklaşmaya çalışmakta. İnsanlardan darbe yedikçe de başka insanlara tutunmak istemekte. Onlarda da aradığını bulamadığında hayal kırıklıkları yaşamakta ve kendi içine dönmektedir. Mevsim kurak, kıymetli olanlar ise sıradan görünüyor göze. Kaybetmenin ağırlığını yaşamayanlar anlayamıyorlar sevilesi olanların değerini. Aidiyet duygusunu basite alanlar, gün geliyor kötülerle veya zayıf karakterli insanlarla karşılaşınca anlıyorlar akla karanın ne anlama geldiğini. Bedeller ödenmeden tecrübe edinilebilseydi, doğru olanı seçebilseydik keşke.

REKLAM-VEREB-L-RS-N

 

 

Birbirinden soğuyan insanların sığınağıdır seven dost yürekler. Anlaşılmak kadar muhteşem bir duygu var mıdır acaba şu hayatta? Hayal kırıklıkları yaşayanlar kendisini anlayan insanlara sığınarak dertleşirler. Paylaşırlar yalnızlıklarını. Anlaşılmış olmanın ortak paydasında yol alarak tutarlar kendilerini ayakta. Bu anlamda da farklı bir aidiyet gelişir, sırdaşlık, dostluk ve sevgi adına. Aidiyetin gelişmesi ise emek vermeye, bağlanmaya, inanmaya, güvenmeye ve ihtiyaç duymaya bağlı değil midir?

Herkesin bir aidiyeti var mıdır? Ait olmak bir ihtiyaç mıdır? Yoksa herkes aidiyete karşı bir direnç mi geliştirir. Ait olan ait olduğundan göç eder mi? Yoksa ne kadar göç yaşarsa yaşasın tıpkı duvar üstüne vurulan boya misali, ait olduğunu sandığında kararlılığı devam eder mi içten içe? Öyle ise aidiyet meselesi dünyanın en mühim meselesi olarak herkesin karşısında durmaktadır. Bir görüşe, bir yöreye, bir insana bir fikre bir mesleğe bir guruba ya da bir duyguya, bir sevdaya ait olabilmek…

Gerçekten ait olduğumuzda mı hayatlarımıza gelir mutluluk. Yoksa tamamen ait olduğumuzu fark ettiğimizde mi kendimiz olmaktan çıktığımıza inanırız. Bundan sonra mı başlar çelişkilerimiz. Yahut bu ait olmuşlukla mı sersemleşme başlar da dağılıp gideriz. Bir şeye direndikçe o şeyin kapsama alanına girersiniz de ait olmak istemediğiniz her ne ise o şeyin ya da insanın bir parçası olursunuz. Kimi zaman farkında olmadan ya da istemeden. Bazen de seve isteye gerçekleşir aidiyet duygusu.

Vakit ve anların içinden geçerken duvar boyasına bakar. Boya duvara uygunmu ve teslim olmuş mudur? Boya duvara sorar senin miyim? Şehir insana sorar; nerelisin? Duygu sahibine sorar; yüreğin kimin? Duvar boya’ya; benim misin, insan şehire nereliyim, yürek sahibine hangi duygudasın, kimdesin demez mi? Alınan cevaplar pek tabii ki net ya da çelişik de olabilir. Akıl ve duygu çakışabilir. Gidilen yerde de mutlu olunmaz, kalınan yerde de. Bir yabancılıktır alıp başını gider. Bir alışamamışlıktır ki, boğar nefesleri. Cevaplar tatmin etmez. Belirsizliklere yolculuk, rolleri zorunlu kılar. Cevabı bilinen ya da cevaplanması zor olan sorulardan kaçar insanlar. Zira mevzubahis olan ait olmak, olamamak yâda aidiyet kaymalarıdır…

Evet, hiçbir zaman krize dönüştürmemeliyiz aidiyetlerimizi. Yabancılık çekmemeli, alışmalı, anlaşmalı, teslim olmalıyız duygumuzun hakikatine. Sevip

saymalı, sevilip sayılmalıyız. Boyayı duvara uygun hale getirmeli ya da duvara uygun boyalar seçmeliyiz aidiyet adına. Ne dersiniz?

I0SuO.gif
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.