DOLAR 18,5356
EURO 18,0751
ALTIN 987,83
BIST 3.198,16
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu 24°C
Az Bulutlu
Kastamonu
24°C
Az Bulutlu
Per 27°C
Cum 27°C
Cts 25°C
Paz 19°C
resim yükle
resim yükle

Arslan Baba’nın talebesi, ‘Pîr-i Türkîstan’, ‘Hazret-i Türkistan’, ‘Evliyalar Sultanı’‘Türk Aleminin Demir Kazığı’, ‘Kutubul Aktab’ namları ile maruf; HOCA AHMED YESEVİ

Arslan Baba’nın talebesi, ‘Pîr-i Türkîstan’, ‘Hazret-i Türkistan’, ‘Evliyalar Sultanı’‘Türk Aleminin Demir Kazığı’, ‘Kutubul Aktab’ namları ile maruf; HOCA AHMED YESEVİ
Beypark
21.09.2022
115
A+
A-

Tarih boyunca ilim ve fikir dünyamıza yön veren, asırlar geçse de düşünceleriyle ve eserleriyle yaşayıp insanlığı aydınlatmaya devam eden isimler vardır. İbn Sina, İbn Haldun, Fârâbî, Gazalî, Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bektaş-ı Veli gibi ilim ve gönül insanları yüzyıllar öncesinde ortaya koydukları eserleri ve evrensel değerlerle zaman ve mekanın sınırlarını aşarak bugüne gelmişlerdir. Bu isimlerden biri de Hoca Ahmed Yesevî’dir. Onun güçlü nefesi Orta Asya’dan Anadolu’ya kadar geniş bir coğrafyayı etkilemeye devam etmektedir.

GU-NCELLENEN-Reklam

İstanbul’dan yaklaşık 4,5 saat süren uçak yolculuğumuzun ardından Türkistan hava limanına iniş yaptık. Kazakistan ile Türkiye arasında 3 saatlik zaman farkı olduğundan 15:20’de kalkan uçağımız akşam 18:30 gibi iniş yaptı.
Prof. Orhan Söylemez hocamızın daha önce yaptığı irtibatlar neticesi beni havalimanında Hoca Ahmed Yesevi Üniversitesi Hukuk Fakültesinden geçen yıl mezun olan Türkmenistanlı Akkılıç Türkmen karşıladı.
Taksisi ile kalacağım yer olan Hoca Ahmed Yesevi Üniversitesi’ne ait otele geldik. Biraz sohbet ve odaya yerleşmemin ardından Akkılıç’a Hoca Ahmed Yesevi Hz. sordum. Türbe ve müzesinin otelin hemen arkasında olduğunu söyleyince içimi bir heyecan sardı. Hemen fotoğraf makinesini alıp yemyeşil bir alanda ağaçlar içinde çok güzel ışıklandırmalarla aydınlatılmış o muhteşem türbeye adeta koşarcasına gittim. Elbette önce dua edip fatihalarımızı okuduk, ziyaretlerimizin kabulünü diledik. Fotoğraflar çekerek otele döndüm.
Sabah kalkıp kahvaltıya indiğimde bu kez lobide Hoca Ahmed Yesevi Üniversitesi’nde Daire Başkanı olan Nasuh Gümüş hocanın beni beklediğini gördüm. Tanıştık, kısa sohbetin ardından birlikte kahvaltı yaparak, ben Türkistan, Hoca Ahmed Yesevi ve Üniversitesi ile ilgili bilgiler alırken, çalışmalarım ile ilgi-li Nasuh hocamızı bilgilendirdim. Hocamız okula ben ise Hoca Ahmed Yesevi Hz.’nin türbe ve müzesine geçtim.

EMİR TİMUR’UN YAPTIRDIĞI GÖRKEMLİ BİNA TÜRBE VE MÜZEYİ BARINDIRIYOR
Türkistan’da Emir Timur tarafından 14. yüzyılda inşa ettirilen ve UNESCO Dünya Mirası Listesindeki Piri Türkistan Yesevi Türbesine, dünyanın dört bir köşesinden ziyaretçi akını yaşanıyor. Türkiye’nin desteğiyle 2000’li yıllarda restore edilen türbe, bir yandan tarihe diğer yandan ise ramazan ayının manevi atmosferinin yaşanmasına katkı sağlıyor. Yesevi’nin türbesinin bulunduğu bölümün dışındaki salon kısmında Timur’un sefer öncesi yemek hazırlattığı “Tay Kazan” adı verilen, 10 ayrı metalin karışımı ile yapılan 2 ton ağırlığındaki 2 metrelik kazan da sergileniyor.
Müze bölümünde ise Hoca Ahmed Yesevi dönemine ait çok sayıda el yazması Kur’an-ı Kerim ve tarihi objeler sergileniyor.

YESEVİ’NİN ÇİLEHANESİ
Hoca Ahmed Yesevi’nin 63 yaşına geldikten sonra Peygamber Efendimizden daha fazla güneşi gör-meyi hak etmediğini düşünerek yaşadığı yer altı evi (çilehanesi) de bulunuyor. Yaklaşık 4 metre derinlikte ve 18 odalı yer altı evindeki “Hıluet” yer altı camisin-de Yesevi’nin “Divan-i Hikmet” eserini yazdığı biliniyor.

HOCA AHMED YESEVİ KİMDİR?
Ahmed Yesevî’nin doğum tarihî (1093?) kesin olarak bilinmemektedir. Bugünkü Kazakistan’ın Çimkent şehrinin doğusunda Sayram kasabasında dünyaya gelir. Ancak Hâce Yûsuf el-Hemedânî’ye (ö.1140-41) katılıp ve onun halifelerinden oluşu dikkate alınırsa, XI. yüzyılın ikinci yarısında dünyaya geldiğini söylemek mümkündür. Sayram’ın tanınmış şahsi-yetlerinden olan babası, kerametleri ve menkıbeleri ile tanınan ve Hz. Ali soyundan geldiği kabul edilen Şeyh İbrahim’dir. Annesi ise Şeyh İbrahim’in halifelerinden Mûsâ Şeyh’in kızı Ayşe Hatun’dur. Şeyh İbrahim’in, Gevher Şehnaz adlı kızından sonra ikinci çocuğu olarak dünyaya gelen Ahmed Yesevî, küçük yaşta annesini ve babasını kaybettikten sonra ablası ile bilinemeyen bir sebeple Yesi şehrine gider ve yerleşirler.
1157 yılında Mâverâünnehr’i kendi idaresi altında birleştiren Sultan Sencer’in vefatıyla; Harezmşahlar bir İslam devleti haline gelmeye başlar. Bu uygun koşullar Ahmed Yesevî’yi, nüfuz sahibi biri haline getirir. İslamî ilimlere vakıf olan, Arapça ve Farsça bilen Ahmed Yesevî, çevresinde toplananlara İslam’ın esaslarını, tarikatının adap ve erkânını öğretmek gayesiyle sade bir dille ve halk edebiyatından alınma şekillerle hece vezninde manzumeler söyler. “Hikmet” adı verilen bu manzumeler, ayrıca dervişleri vasıtasıyla en uzak Türk topluluklarına kadar ulaştırılır.
Hikmetlerin içeriği Ahmed Yesevî’nin hayatı hakkında bazı bilgiler verir. Ancak bunların tarihî gerçeklere ne derece uygun olduğunu tespit etmek güçtür. Buna rağmen Yesevî’nin şiirlerinde yer alan bu bilgiler hayatına, eğitimine, ulaştığı makam ve mertebelere dair bazı açıklamalar getirmesi bakımından oldukça değerlidir.
Rivayetlere göre Ahmed Yesevî’nin bir oğlu iki kızı vardı. Oğlu İbrahim kendisinden önce vefat etmiştir. Soyu kızı Gevher Şehnaz tarafından devam etmiştir. Soyu da, düşüncesi ve tarikatı gibi çok geniş bir alana yayılmıştır. Bir çok insan kendisinin onun soyundan geldiğini iddia etmiştir. Ünlü seyyah Evliya Çelebi de bunlardan biridir.
Hoca Ahmed Yesevî’nin geniş bir coğrafyaya yayılmış, çok sayıda halifesinin ve binlerce müridinin olduğu kabul edilir. Bunlar Türk-İslam ve Yesevî anlayışını yaymışlardır. İlk halifesi Arslan Baba’nın oğlu Mansur Ata’dır. Onun halifeleri ve müridleride bütün Orta Asya’da, Anadolu’da ve Balkanlarda yayılmış ve etkili olmuştur. Türkler arasında en tanınmış halifesinin Hakîm Süleymân Ata olduğu bilinir. Anadolu’da Bektaşîliğin kurucusu olan Hacı Bektaş-ı Veli’de onun halifelerinden sayılır.
Kazakistan’ın Türkistan eyaletinin en önemli yapısıdır ve hiçbir yapı Ahmed Yesevî’nin türbesinden da-ha yüksek olamaz. Gelin ve damat, evlilik öncesi mutlaka türbeyi ziya-ret eder. Türbe, Emir Timur’un Buhara seferi öncesi Buhara’nın fethi müjdesini rüya yoluyla önceden haber alması nedeniyle şükür ifadesi olarak Emir Timur tarafından yaptırılır. Külliyenin yapımı için o dönemin en meşhur mimarlarından olan Hoca Hüseyin Şîrâzî görevlendirir. İki kubbeli dikdörtgen bir yapı olan külliyede merkezî bölümün ortasın-da büyük bir kazan yer alır.
Hoca Ahmed Yesevî’nin mührü muska içine konur ve insanlar muskayı boynuna asar, bunun manevî koruyuculuğuna inanırlar. Türkistan- da halk “Medine’de Muhammed, Türkistan’da Hoca Ahmed” diyerek buranın manevi büyüklüğüne işaret eder. Halk, her türlü dileklerin kabulü için buraya gelir ve dileklerini di-ler. Türbenin içindeki Ahmed Yese- vi’nin kabir odasına “gorhane” adı verilir. Kabir odasının merkezinde Hoca Ahmed Yesevî’nin açık yeşil mermerden sandukası bulunur. Sandukanın görüldüğü alandaki ye-re para bırakılır, ziyaretçiler yanlarında getirdikleri uzun beyaz çar- şafları da orada bulunan taşların üzerine bırakırlar, bazı ziyaretçiler ise türbeyi kucaklayarak etrafında dönerler.
Ahmed Yesevî’nin bilinen iki eseri Fakr-nâme ve Divân-ı Hikmet’tir. Fakr-nâme, Ahmed Yesevi’nin tari-kat üzerine fikirlerini açıkladığı ve Yesevîiliğin prensiplerini ortaya koyduğu bir risaledir. Bu eserin, Divân-ı Hikmet’e giriş olabileceği dü-şünülüyor. Divân-ı Hikmet ise, Ah- med Yesevî’nin hikmetlerini içeren kitabının adıdır. Yesevî’nin kendi hikmetlerini kitap halinde topladığı hakkında kesin bir bilgi bulunma-maktadır. Günümüzde Divân-ı Hikmet’in çok sayıda ve farklı içerikte nüshaları bulunmaktadır. En eski bilinen nüshaları 16. ve 17. yüzyıla aittir. Bu nüshalarda dil ve içerik bakımlarından farklılıklar bulun-duğu tespit edilmiştir. Bu da bazı hikmetlerin, Ahmed Yesevî’ye ait olmadığı şeklinde yorumlanmaktadır. Muhtemelen bazı hikmetler, Yesevî dervişleri tarafından Divân-ı Hikmet’e sonradan eklenmiştir.
Ahmed Yesevî’nin eserine ne zamandan beri Divân-ı Hikmet denildiği de kesin olarak bilineme- mektedir. Bu ismin 16. yüzyıldan beri kullanılmakta olduğu tahmin ediliyor. Gerçi Ahmed Yesevî kendisi “hikmet söyledim” gibi ifadeler kullanmaktadır ancak eserine bizzat bu ismi verip vermediğini bilemiyoruz.
Ahmed Yesevî, Allah sevgisi ile bu sevginin motive edici gücü ile Orta Asya Türklerine başta tebliğcilik olmak üzere çeşitli hizmetlerde bulunmuş büyük bir sûfîdir. Çevresine rağmen olmamış, yaşadığı toplumla bütünleşmiştir. Köylü, kentli herkesle diyalog kura-bilmiş, basit bir göçe-benin olduğu kadar, sultanların da gönlünü kazanmıştır. Onun, İslamiyet içerisindeki “sevgi” boyutunu yakalaması, bir inkılaba neden ol-muştur. Gerçekten Ahmed Yesevî, kurucusu olduğu tarikatı ve devrinde yetiştirdiği derviş ve talebeleriyle; “Pîr-i Türkistân” sıfatıyla bir büyük evliya olarak şöhret kazanmıştır. Diğer taraftan Türk dili ve edebiyatında bir büyük çığır açmış; kendisinden sonra gelen Yunus Emre, Eşrefoğlu Rûmî, Niyâzî-i Mısrî, Aziz Mahmûd Hüdâyî gibi Anadolu; Süleyman Atâ ve Ali Şîr Nevâî gibi bir çok Türkistan tekke şairlerine, ruh ve manada olduğu gibi dil ve nazımda da rehberlik etmiştir. Türk tasavvuf şiirinin pîri olmuştur. Onun rehberliğinde Türk dili ile yazılmış tasavvufî ve edebî eserler İslam Edebiyatı içinde ayrı bir kol teşkil etmiş ve sağlam bir yer alabilmiştir.
(GELECEK SAYIDA:
ARSLAN BABA)

I0SuO.gif
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.