DOLAR 18,5409
EURO 18,2089
ALTIN 990,99
BIST 3.146,89
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu 27°C
Açık
Kastamonu
27°C
Açık
Cts 28°C
Paz 16°C
Pts 17°C
Sal 17°C
resim yükle
resim yükle

Asıl Engelli Hakkı Göremeyendir

Asıl Engelli Hakkı Göremeyendir
Beypark
18.05.2022
250
A+
A-

Sevgili Okur Kardeşim; Dünya bir imtihan alanıdır. Rabbimiz: “Hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratan O’dur” buyurmuştur. Başa gelenler birer imtihan vesilesidir. Bir ayette: “Şüphe yok ki, sizi biraz korku ve açlık; mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz azaltma (yoksulluk) ile deneriz. Sabredenleri müjdele!” buyurulmuştur. Sahabeden biri, Hz. Peygambere, “insanlardan en şiddetli belâ ve sıkıntıya uğrayanlar kimlerdir”? diye sordu. Efendimiz (as): Peygamberler, sonra onlara yakın olanlar, sonra onlara yakın olanlar. Kişinin sınanması dinine göre olur. Sıkıntı ve belâ dinindeki durumuna göre cereyan eder. Kimi zaman bu sınama, o kul yeryüzünde hatasız olarak yürüyünceye kadar devam eder” buyurdu. Kur’an-ı Kerimde: Hz. Musa gibi daha bebekliğinde anasından koparılan, Hz. Yusuf gibi ailesinden kaçırılan, Hz. Yakup gibi oğul hasretiyle döktüğü yaşlar sonucu gözleri görmeyen, Hz. İsa gibi rahmet simgesi, ölümcül hastalara, bedenlerinde rahatsızlığı bulunanlara, gözleri görmeyenlere şifa sunan peygamberlerden, Farkında olmadan görme engelli birinin yüreğini incittiği için Allah tarafından ikaz edilen bizim peygamberimiz H.z. Muhammed (s.a.v.)den bahsedilir. Kıymetli Okur Kardeşim; İnsanın başına gelenler ahirette derece kazanmasına sebeptir. Rasûlüllah (as): “Mü’min Kendişiye bir ağrı, bir yorgunluk, bir hastalık, bir üzüntü hatta küçük bir tasa hali isabet edecek olsa, bunlar mü’minin bir bölüm günahlarına kefâret olur” buyurmuştur. Bir kutsi hadiste Yüce Allah: “Ben bir kulumu, iki gözünü gidererek imtihana tabi tuttuğumda, bu haline sabrederse, bunun karşılığında kendisine cenneti veririm” buyurmuştur. İbn Abbas, cennet ehlinden dediği bir kadını gösterdi. Zira bu kadın Nebî (as)’a gelmiş ve: “Sara hastalığım tutuyor ve üstüm başım açılıyor. İyileşmem için Allah’a dua edin” demişti. Bunun üzerine Rasûlüllah (as): “İstersen sabreder, cennetlik olursun; istersen sana şifa vermesi için Allah’a dua ederim” buyurmuş. Kadın: “Tamam, hastalığıma sabredeceğim. Ancak sara nöbeti tuttuğu zaman üst-başımın açılmaması için dua ediniz” demiş. Peygamber (as) da ona dua etmişti. Amr İbn Cemûh yürüme engelli idi. Bedir savaşına katılmak istedi; ancak Hz. Peygamber ona izin vermeyerek, savaştan muaf tuttu. Amr, daha sonra ısrarla Uhud savaşına katılmak istedi. Oğulları babalarına engel olmak istedilerse de Hz. Peygamber ısrarı üzerine Amr’a izin verdi. Sonuçta Amr, yanında olup da kendisini korumaya çalışan oğlu ile birlikte şehit düştü. Hz. Peygamber bir hadisinde, onun cennette sapasağlam ayaklarla yürüdüğünü haber vermiştir. Hz. Peygamber engellilere değer vermiş ve kendileriyle ilgilenmiş, yeteneklerine göre kamu alanında görevlendirerek onları topluma kazandırmaya çalışmıştır. Hz. Peygamber, görme engelli olan Abdullah İbn Ümmi Mektûm’u, Mescidinde müezzin olarak görevlendirdiği gibi çeşitli zamanlarda Medine dışına çıktığında 13 kez Medine’de kendi yerine (devlet başkanı görevinde) vekil bırakmıştır. Ortopedik engeli bulunan Muaz b. Cebel’i genç yaşına rağmen Yemen gibi mühim bir bölgeye vali tayin etmiştir. Hz. Peygamber bu uygulamalarına ölçü olarak kişinin aklını, yeteneğini, beceri ve bilgisini esas almıştır. Bedensel veya zihinsel engelli bir kişi gücüne göre namazını kılar.Ayakta namaz kılmakta zorlanan İmran İbn Husayn (ra)’a Efendimiz: “Namazı ayakta kıl, eğer buna gücün yetmezse oturarak, yine gücün yetmezse yaslanarak kıl (Nesâî’nin rivâyetinde ilâveten) Eğer gücün yetmezse sırt üstü kıl. Allah kimseye gücünün yeteceğinden fazlasını yüklemez” buyurmuştur. Hz. Peygamber bir gün ashabına her gün için sadaka verilmesi gereğinden söz eder. Sahabe her gün için sadaka verecek imkanlarının olmadığını söyler. Bunun üzerine Efendimiz sadakanın bir çok çeşidinin olduğunu bildirir ve:“Görme engelliye rehberlik etmen, sağır ve dilsize anlayabilecekleri bir şekilde anlatman, koluna girip güçsüze yardım etmen bütün bunlar senin kendine yapacağın sadaka çeşitlerindendir” buyurur. Rabbim bizleri hakkı gören, duyan idrak eden ve hak yolda yürüyen kullarından eylesin. Allah’a emanet olun.

GU-NCELLENEN-Reklam
I0SuO.gif
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.