DOLAR 9,3023
EURO 10,8276
ALTIN 529,25
BIST 1.430
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu 13°C
Parçalı Bulutlu
Kastamonu
13°C
Parçalı Bulutlu
Per 18°C
Cum 19°C
Cts 19°C
Paz 16°C
resim yükle

Atilla’nın torunlarının ülkesi Macaristan 3

Atilla’nın torunlarının ülkesi Macaristan 3
Beypark
13.09.2021
165
A+
A-

BUDA ve PEŞTE
Macaristan’ın Başkenti Budapeşte, Tuna Nehri’nin böldüğü Buda ve Peşte isimli 2 bölümün birleşmesinden doğar. Buda tarafı tamamen Ortaçağ dönemi ve sonrasında yapılan taş ve taş süslemeli 1+3 kat ağırlıklı binalardan oluşmaktadır. Yüksek binaların yapımına izin verilmeyen bu tarihi bölgede yeşil alanların da yoğunluğu dikkat çeken en önemli konulardan birisi olurken Buda’dan Peşte’ye geçebilmek için üçü tarihi, beşi de son dönemlere ait 8 köprü kullanılmaktadır. Peşte bölümü ise resmi kurum ve kuruluşları, modern otelleri, alış veriş ve iş merkezleri, lüks restoranları ve eğlence alanları ile daha modern binaları ile dikkat çekiyor.

REKLAM-VEREB-L-RS-N

BUDAPEŞTE’DE ATATÜRK BÜSTÜ VE ATATÜRK CADDESİ
Birçok ülkede olduğu gibi Macaristan’da da büyük bir Atatürk sevgisi var. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’e Macaristan’da da büyük saygı duyuluyor. Üstelik Budapeşte’de Kemal Atatürk Caddesi ve Kemal Atatürk büstü de var. Her yıl Macaristan’da yaşayan yüzlerce Türk ve hatta Macar, 10 Kasım günü Macaristan saati ile 9’u 5 geçe Mustafa Kemal Atatürk Büstü’nde saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile Ataya saygı duruşu gerçekleştirdikleri söyleniyor.

MARGERET ADASI
Orta Çağ’da Margaret Adası’na, “tavşanların adası” denilirmiş. Tabi ki nedeni adada birçok tavşanın olmasıymış. Margaret adası ismini Macar kralı IV.Béla’nın adadaki Dominikan manastırında yaşayan kızı Margaret’ten alıyormuş. Margaret Adası için Budapeştelilerin, Buda ve Peşte’yi birbirinden ayıran Danube Nehri’nin tam ortasındaki şehirden kaçış adası diyebiliriz. İki buçuk kilometre uzunlukta ve 500 metre genişlikte olan ada, hem kafa dinlemek, hem spor yapmak, hem de çoluklu çocuklu eğlenmek için ideal yer. İçerisinde Orta Çağ’dan kalma tarihi kalıntılar, çeşitli atraksiyonlarla dolu su parkları ve havuzlar, dinlenme ve piknik yerleri, bisiklet ve koşu parkurları, spa alanı gibi birçok günü değerlendirici seçenek var. Kral IV.Béla, eğer ki Macaristan Moğol istilasından kurtulursa kızını bir rahibe olarak yetiştireceğine ant içmiş. Kızını öldürmeye kıyamayan kral, olası tehlikelerden korumak için de bu adayı 13. yüzyılda bir yaşam alanına çevirerek 13 yaşındaki kızını bu adaya yerleştirmiş ancak adını da kızından alan bu adada yıllarını geçiren Margeret 27 yaşında ölmüş. Orta Çağ’dan kalma kilise ve manastırın kalıntıları bugün bile adada görülebiliyor. Adadaki bir diğer tarihi kalıntılar da 13. yüzyıldan bir Fransisken kilisesine ve romanesk kulesi ile önemli bir 12. yüzyıl şapeline aitmiş. Tüm bu dini yapılar, adada 16. yüzyıla kadar aktif bir şekilde etkin güç olmuşlar. Türklerin hakimiyeti süresince de adadaki keşişler ve rahibeler burayı terk etmeye başlayınca da ada hareme dönüşmüş. 18. yüzyılda, ada devletin yüksek mevkili kimselerinin dinlenme yeri olmuş. En son olarak 1908’de kamuya açık park ilan edilmiş ve o zamandan beri de Budapeştelilerin favori uğrak yerlerinden olmuş.

MACAR MUTFAĞI GULAŞ ÇORBASI:
Asıl adı Osmanlı döneminden kul aşı olarak bilinen ve günümüzde Macarların Gulaş adını verdiği koyu kıvamdaki çorba et, patates ve havuçtan oluşuyor. Yolunuz Macaristan’a düşerse bu çorbadan
mutlaka yemenizi öneririz. LANGOS: Langos bizim pişi dediğimiz bir buçuk ekmeklik mayalı hamurun kızgın yağda biraz kızartıldıktan sonra üzerine yağ, daha sonra istenilmesi halinde sarımsaklı yoğurttan oluşan sos ve en üzerine de kaşar peyniri konularak yenilen muhteşem bir lezzet olarak tanımlayabilirim.

MACARİSTAN PARLAMENTO BİNASI
Macaristan’ın Peşte tarafında Tuna Nehri’nin kıyısında 19. Yüzyılda ülkenin bağımsızlığı ve gücünü temsil ettiği iddia edilen ve Londra parlamento binasından ilham alınarak yapılan ilginç mimarisiyle hayranlık uyandıran Macaristan Parlamento Binasında 600’ü aşkın oda bulunuyor. Yapımında bin kışı çalışmış, içerisinde yarım milyon değerli taş, 40 kilo altın, 40 milyon kiremit kullanarak yapılmış. Macaristan Parlamento binası bizdeki gibi halktan soyutlanmış ve girilmesi izne veya yaka kartına bağlı değil. Ön tarafı ana cadde üzerinde geniş bir meydanlık alanı geçerek giriliyor. Ana caddeye 100 metrelik mesafede ve geniş meydanı da halka açık olan görkemli binanın yanına kadar gidebiliyor, fotoğraf çekebiliyor veya çektirebiliyorsunuz. İsterseniz rehber eşliğinde randevu alıp ücret karşılığı gezebiliyorsunuz.

GÜL BABA
Macaristan’ın başkenti Budapeşte’nin merkezinde bulunan Gül Baba Türbesi, ziyaretçi akınına uğruyor. Osmanlı’nın en güçlü döneminde Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman’ın bütün seferlerine katılan Gül Baba’nın türbesi, Budin Beylerbeyi Mehmet Paşa tarafından 1548’de yaptırılmış. Türk Caddesi ve Gül Baba Sokağının kesiştiği yerde bulunan ve şehri tepeden gören türbenin inşa edildiği alan, Macarlar tarafından Rozsadomb (Gül Tepesi) olarak anılıyor. Orta Avrupa’da fonksiyonunu yitirmeden türbe olarak kalan önemli bir Türk eseri olan Gül Baba Türbesinin en dikkati çeken özelliği, sandukanın bulunduğu alandaki gül kokusu. Ziyaretçileri türbenin girişinde Gül Baba’nın heykeli karşılarken, Türk kültüründe önemli bir yer
bulunan iki çeşme de türbenin bulunduğu bahçede yer alıyor. Adını sarığında taşıdığı gülden alan Gül Baba; Macarlar’ın saygı duyduğu ve hoşgörüyle bahsettiği başlıca tarihi figürlerden birisi olmaya devam ediyor. Macaristan Budin’de türbesi bulunan meşhur Türk mücahidi ve dervişi hakkındaki ilk bilgiler, Evliya Çelebi’den. Çelebi’nin naklettiğine göre Gül Baba, Merzifonlu bir Bektaşi dervişidir. Evliya Çelebi, elinde büyük bir kılıçla savaşlara katılan Gül Baba’ya bu lakabın verilmesine, külahında daima bir gül taşımasının sebep olduğunu da belirtmiştir. Fatih Sultan Mehmet devrinden Kanuni Sultan Süleyman devrine kadar birçok gazalarda bulunmuş, Budin’in fethine katılmış ve bu sırada şehit düşmüştür. O zaman Rumeli kazaskeri olan Ebusuud Efendi, 2 Eylül 1541 tarihinde cenaze namazını kıldırmış, bu namazda Kanuni Sultan Süleyman ve yüz bini aşkın bir cemaat hazır bulunmuştur. Gül Baba için Osmanlı döneminde yaptırılan türbe, 2 Dünya Savaşı sırasında ayakta kalabilmiş nadir Osmanlı değerlerinden birisi olarak kalmış ve Türkiye Cumhuriyeti’nin de yardımları ile Macaristan Hükümeti tarafından restore edilerek güzel bir külliye haline getirilmiş. Türbe kısmının yanına alt katta ise Gül Baba dönemine ait eski Macaristan ve dönemsel fotoğraflar kullandığı bazı objeler ve el yazması eski eserlerden oluşan bir müze oluşturulmuş. Çok sayıda yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği külliyedeki müze içerisinde ise Gül Baba ile 2 gönül dostuna ait balmumundan yapılan mükemmel heykelleri bulunuyor. Külliyenin geniş ve güllerle bezenmiş bahçesinde ise Kırım’un Bahçesaray şehrinde bulunan ve Giray Hanedanlarının yaşadığı Hansaray içerisinde bulunan ve gözyaşı Çeşmesi olarak bilinen çeşmenin bire bir aynısı bahçeye yapılmış ve akarı da helezonik bir şekilde verilmiş.

(DEVAMI HAFTAYA)

I0SuO.gif
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.