DOLAR 13,3459
EURO 15,1946
ALTIN 764,02
BIST 1.857
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu 9°C
Parçalı Bulutlu
Kastamonu
9°C
Parçalı Bulutlu
Cum 12°C
Cts 11°C
Paz 9°C
Pts 11°C
resim yükle
resim yükle

Atillanın Torunlarının Ülkesi Macaristan 4

Atillanın Torunlarının Ülkesi Macaristan 4
Beypark
15.09.2021
270
A+
A-

Hun Türk Kurultayı ve Ataları Anma Günü etkinliklerine katılmak üzere 12- 16 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirdiğimiz ve 4 gece 5 günlük Macaristan programıyla ilgili yazı dizimizin bu dördüncü bölümünü Bohaç’ta 2 gün süren Ataları Anma Gününe ayıracağım. 2006 yılında Macaristan’da kurulan Macar Turan Vakfı tarafından başlatılan ve her yıl Ağustos ayında bir yıl Hun- Türk Kurultayı bir yıl da Ataları Anma Günü olarak dönüşümlü kutlanan program geçtiğimiz yıl pandemi nedeniyle iptal edilince bu yıl tekraren başlatıldı. Türk Dünyası ve Turan sevdasını yaşayan, yaşatan muhteşem organizasyonla ilgili yazı dizime başlamadan önce iki önemli ismi biraz açmak ve tanıtmak istiyorum.

REKLAM-VEREB-L-RS-N

MACAR TURAN VAKFI BAŞKANI ANDRAS ZSOLT BİRO
1972 yılında doğdu. İnsan biyolojisi ve antropoloji uzmanı. Macar Turan Vakfı Başkanı ve iki yılda bir düzenlenen Hun -Türk Kurultayı’nın organizatörü. Elte Üniversitesinden mezun oldu. Araştırma sahası Hun, Macar ve Türk halklarının etno genetiklerinin oluşumu ve sınıflandırılması. Balkanlar, Kafkaslar, Orta Asya, Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Kırgızistan’ı kapsayan 8 büyük bilimsel araştırmanın organizatörü ve yöneticisi. Macaristan Ata Sporları Başkanı olup 7 kez Macaristan Judo şampiyonu oldu. 2008 yılında Kazakistan Kültür Bakanlığı tarafından tarihi araştırmalar ödülüne layık görüldü. 2012 yılında Magyar Kulturaert Kozalapitvany tarafından Kurultay’ı organize etmesinden dolayı kendisine Pro Hungaria ödülü verildi. 2014 Prof. Dr. Turan Yazgan büyük ödülünü aldı. 2006 yılından bu yana da her yıl Hun- Türk Kurultayı ve Ataları Anma Günü gibi büyük organizasyonların ev sahipliğini yapıyor. Türk dostu ve Atilla’nın torunlarından olduğunu söyleyen Andras Zsolt Biro, bu yıl da Türkiye’den 53 kişilik kafile ile bizlere ev sahipliği yaptı ve kendileriyle yoğun programı arasında kısa bir sohbetimiz oldu.

HUN-TÜRK KURULTAYI TÜRKİYE SORUMLUSU AHMET AÇIKGÖZ
Ahmet Açıkgöz aslen Kastamonu’nun Devrekani İlçesi’nden yani hemşehrim. Genç yaşlarda gurbetle tanışan ve eğitim öğretim yıllarındaki Türk ve Turan sevdası onu Türk Dünyası ile kucaklaştırdı ve yaklaşık 100 ülkeyi gezip gören, özellikle Türk Dünyası’nda ise hizmet ve ziyaretleri ile yakından tanınan Ahmet Açıkgöz’ün ikinci ülkem dediği Macaristan ve üçüncü ülkem dediği Moldova (Gagavuz Özerk Cumhuriyeti) dir. Macaristan’da 2006 yılından bu yana düzenlenen Hun Türk Kurultayı ve Ataları Anma Günü organizasyonunun Türkiye Temsilcisi olarak bugüne kadar tüm etkinliklerde Türkiye’den yüzlerce Türk Dünyası sevdalılarını götüren, gezdiren ve gidiş saatinden yurda dönünceye kadar yakıdan ilgilenen Ahmet Açıkgöz’e ilgi, alaka ve yardımlarından dolayı şahsım ve Türkiye kafilesi adına teşekkür ediyorum.

HUN-TÜRK KURULTAYI’NIN KURULUŞ SÜRECİ
Türkiye dahil 21 ülkeden, 27 farklı Hun, Macar ve Türk boyunun katıldığı, 120 farklı ekibin müzik ve halk oyunu gösterileri sergilediği, “Turan Kurultayı” ve “Macar–Turan Birliği Atalar Günü” etkinlikleri, 2006 yılından itibaren her yıl dönüşümlü olarak Macar Turan Vakfınca gerçekleştiriliyor. Bu çerçevede; Hun-Türk Kurultayının oluşumu ve amacının Türk kamuoyuna aktarılması ile Turancılığın tarihi, bugünü ve geleceği konusunda değerlendirmelerin ve bilgi paylaşımının sağlanmasını teminen konuşma yapan Macar Turan Vakfı Başkanı Andras Zsolt Biro, Turan Vakfı’nın amacı ve faaliyetlerini anlattı. 2006 yılında yapılan ilk Turan Kurultayı’nın ardından vakıf kurulması çalışmalarına başlandığını ve Macar Turan Vakfı’nın 2009 yılında kurulduğunu dile getiren Biro, vakfın, antropolojik ve bilimsel araştırmalar yaptığını, Macarların Orta Asya’dan geldiğine inanarak bu doğrultuda araştırma ve çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Aynı zamanda vakfın kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı olan Biro vakfın asli faaliyetlerinin dönüşümlü olarak iki yılda bir düzenlenen Turan Kurultayı ve Ataları Anma Günü olduğunu belirtti. Biro, bunun dışında vakfın Dünya Göçebe Oyunları Avrupa partneri olduğunun da altını çizdi. Vakıf ayrıca Kazakistan menşeli “Bozkırın Çocukları” organizasyonunda üye olarak yer almakta ve Türkmenistan Türkmen Atları Birliği’nin onursal üyesi olup, kökbörü ve okçuluk yarışları düzenlemekte.
Ancak vakıf, kültürel faaliyetleri yanı sıra bilimsel araştırmalar ile de başarılı bilimsel çalışmalar da yürütüyor.

HUN-TÜRK KURULTAYI HEYECANI
Bizim aylar öncesinden merakla beklediğimiz ve özlemini çektiğimiz Hun-Türk Kurultayı etkinlikleri Macaristan gezimizin 3. günü başlayacaktı. Biz ilk kez katıldığımız için daha önce bu kurultaya katılanlar sabah kalktığımızda otel lobisinde Hun ve Türk coğrafyasında soydaşlarımız giydikleri bir birinden güzel ve heybetli kıyafetlerle görünce bir an kendimizi o dönemlerde cenk meydanlarında, obalarda hatta yakın dönemde büyük beğeni ile izlediğimiz Diriliş Ertuğrul, Kuruluş Osman ve Büyük Selçuklu dizilerinin setinde hissettik. Otelimiz Başkent Budapeşte ile kurultayın yapılacağı Mohaç (Macarca: Mohács) alanının orta noktasında Kecksemet kentinde idi. Zira iki gün üst üste sabah gidip akşam döneceğimiz için yorgun düşmememiz amacıyla konaklama için bu kent tercih edilmişti. Sabah otelin restoranında erken yapılan kahvaltının ardından bize tahsis edilen otobüste yerlerimizi aldık ve yola koyulduk. Yaklaşık 1 saatlik yolculuk sonrası Sırbistan sınırına yakın bir noktada bulunan ve bugün itibariyle 20 bin civarında bir nüfus barındıran Mohaç kentine geldik. Buradan tarihte en kısa süren savaş olarak geçen ve Kanuni Sultan Süleyman’ın Macar ordusunu 1,5 saat içerisinde darmadağın ederek yenen Mohaç Savaşı’nın yapıldığı kurultay alanına yaklaşırken heyecan katsayımız da giderek artmaya başladı. Uzun araç konvoylarının arasından geçen aracımız nihayet rengarenk eski Hun ve Türk devletlerine ait bayraklarla çevrilmiş geniş bir alana geldik. Bayrakların gölgesinden geçerek geniş bir bozkır (ki 300 dönüm olduğu söyleniyor) içerisinde siz deyin 100, ben diyeyim 200 çadır ve yüzlerce ülke ve obalara ait tanıtım – hediyelik eşya stantları ve orta alanda ise futbol sahası büyüklüğünde etkinlik alanı ve tabii ki 3×5 metre ebadında Hun Hakanı Atilla’nın devasa bir posteri ile karşılaştık. O anı tarif etmem mümkün değil, inanın görmek ve yaşamak gerek. 300 dönüm alanın içerisinde on binlerce insan seli. Savaş kıyafetli veya sivil erkekler, kadınlar, yaşlısı, genci kucağında veya elinde çocuklarıyla soydaşlarımız adeta buraya akın etmişler. 53 kişilik kafile buluşma saati ve yerini öğrendikten sonra alanda kayboldu. Ben ise sizlere bu fotoğrafları ve kamera çekimlerini aktarabilmek ve yazı dizimde anlatacağım konular için belki kaçırdıklarım olmuştur ama gazetecilik görevim için çalışmaya koyuldum. Nereden başlayacak ve nerede noktalayacaktım bilmem mümkün değildi. Çünkü her baktığım nokta, her gördüğüm kare beni, benliğimi mest ediyordu. Gösterilerin yapıldığı alanın protokol kapısından girdim ancak içeride Macarca konuşmalar yapılıyordu. Vakit kaybetmeden çadırların olduğu alana gitme kararı verdim. Gönül eski savaş aletlerinden ok, yay, sadak, gürz, mızrak benzeri objeler almaktan yanaydı. O kadar çok çeşit, o kadar mükemmellerdi ki tarif edemem. Ne var ki fiyatlarını öğrenince kendimi frenlemek zorunda kaldım. Zira sadece iyi bir ok, yay ve sadağın fiyatı 3 bin lirayı buluyordu. Bunların yanı sıra o dönemlere ait gömlek, zırh veya savaş dönemi giyecekleri ile börk (tilki kuyruklu şapka) gibi giyeceklerle beraber 6-10 bin liraya yakın harcama yapmak içten bile değildi. Ne yoktu ki, aklınıza ne gelirse, kendinizi bir fuar alanında düşünün. Konuşmaları anlama imkanım olmadı. Her ne kadar Macarcada 80’e yakın Türkçe kelime olduğu söylense de fayda etmedi. Kurultay’ın Türkiye sorumlusu hemşerim Ahmet bey de kurultay alanına girdiğinden grubu bırakıp benimle beraber gezme imkanı yoktu, böyle bir talebimde olamazdı da zaten.
(DEVAM EDECEK)

I0SuO.gif
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.