Site Rengi

DOLAR 7,9526
EURO 9,4726
ALTIN 462,94
BIST 1.325
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu 8°C
Çok Bulutlu
Kastamonu
8°C
Çok Bulutlu
Per 9°C
Cum 12°C
Cts 13°C
Paz 13°C
dOBI7b
dOBI7b

Aynı hakikatin sınavı

Aynı hakikatin sınavı
Beypark
12.02.2020
495
A+
A-

Devrimiz, akıl, mantık, bilgi, teknik ve daha çok da madde çağı. Robotik olma yolunda da hızla yol almaktayız. Felsefi akımlar, bir takım ideolojiler ve farklı kültürler geleneksel yapıları tarumar etmektedir. Bu türden bir yenilenme karşısında dünya ölçeğinde yerimizi almak adına biz de yeterlilik düzeyimizi artırmalıyız.Bu zorunlu bir realitedir. Toplumların gerçeği böyle iken, bireysellik ve ben merkeziyetçiliğin zirvesinde bayrak dalgalandıran tekil insanın gerçeği nedir peki?
Çağın gerisinde kalmamak için nasıl ki devletler ve toplumlar kendisini yeniliyorlar. Fertler de ancak özünü korumak ve köklerine sadık kalmak kaydıyla çağın ruhunu yakalayabilirler. Fırtınalar karşısında savrulmamak için bu idrakte olmak şarttır. Çünkü bizi biz yapan köklerimizden aldığımız güçtür. O maya bozulursa biz de dağılıp gideriz. Öyle ya! Sadece tek bir gaye için görevliyiz dünya hanında. Diğer gayeler bu tek gayeye hizmet etmelidir. Ne zamanki başka gayelere sapma gösterirsek işte o zaman çözülür, çağın ruhunu da kaçırırız. Kendi ruhumuzun işleyişini de bozarız. Nedir o gaye? Allah’ı razı etmek değil midir?
Emanet olan ömrünü hakikate adamalı insan. Hangi hakikate? Pek tabii ki mutlak hakikate! O hakikat kişisine göre değişim gösteremez. Çünkü tüm insanlar aynı hakikatin sınavına tabidir. Yoksa Necip Fazıl da hakikat başka, Mevlana da başka, Gazali de başka, Hallacı Mansur’da başka değildir. Zira ilahi adalet bunu gerektirir. Yunus Emre hakikati şöyle ifade eder: “Şerî‘at tarîkat yoldur varana, Hakîkat ma‘rifet andan içerü”. Mevlana ise;
“Hak yolunda hakikate varmak sözle olmaz. İnandığını yaşamakla olur.” diyor. Tasavvuf ehlinin hakikate bakışıyla dünya ehlinin bakışı aynı mıdır hiç? Hallacı Mansur;
Zaman ve mekân üstü bir hakikate işaret eder. İmamı Gazali ise;
“Hakikat Arayışı” manasına gelen bir kitap ile kendi hakikat yolculuğunu anlatarak bize yardımcı olmaktadır.
Günümüzde genç iken hayata ve hakikate bakışla yaşlanınca ki bakış aynı değildir. Hak ve hakikat değişmez oysa. Sadece farklı bir bakış açısı olmamalı bunun izahı. Burada hakikat perdesini aralamak için niyet ve talep eksikliği var sanırım. Değişen hakikat değildir, bizleriz… Tüm zamanlar ve yaşlarda hakikati arayan nice gönül erleri vardır şanlı tarihimizde. Onların bizden farkı; yemek, içmek, uyumak, et kemik ve ten boyutundan ötededir. Onlarda aynı hakikatle sınava tabiler bizler de. Onların farkı, hakikati hak kapısı olan mutlak hükümlerde aramalarıdır. Bu yolları öğretecek kaptan kılavuzlarını bulmalarında ve hakikat yolunu öğrenmelerinde gizlidir…
Hak ölçü, hakikatin ta kendisi değil midir? Öyle ise hakka riayet, hukuku korumak, adaletten şaşmamak hakikattir. Sadece çevremize değil kendimize de böyle davranmamız gerekir. Hakkın istediği gibi yaşamak kendi hakikatimiz olmalı. Varoluş gayemizi bilip, o hakikate ermek için şu dünyadayız… Değerlerin aşındığı, hak ölçünün önemsenmediği, şahsiyetlerin erozyona uğradığı ve menfaatlerin kol gezdiği asrımızda, hakkı korumak ve kolaycılığı tercih etmemek yürek sahiplerinin işi olmuş. Akılla hareket insanı yanıltırken, mantık kişiyi kurban ederken, duygusallık insanı zaafa uğratırken hak ölçüsü, yolların en güzeli olarak yüreği sağlam insanları beklemektedir. Sınavda olduğumuzun, herkesin yaşadıklarının hesabını vereceğinin şuurunda bir sorumlulukla; haktan ve hakikatten şaşmayanlardan olmak dileğiyle.
Son söz Üstad Necip Fazıldan gelsin; Allah’a hakikatten yola çıkmak, meşakkat; Allah’tan yola çıkıp varılan şey, hakikat…

Yuva-ileti-im-reklam
AR-EL-K
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.