DOLAR 9,3023
EURO 10,8276
ALTIN 529,25
BIST 1.430
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu 18°C
Gök Gürültülü
Kastamonu
18°C
Gök Gürültülü
Per 21°C
Cum 23°C
Cts 22°C
Paz 14°C
resim yükle

BİLENLE BİLMEYEN BİR OLAMAZ

BİLENLE BİLMEYEN BİR OLAMAZ
Beypark
01.09.2021
280
A+
A-

Sevgili Okur Kardeşim; Yeni bir eğitim öğretim dönemine başladık. Çocuklarımız ilim yuvalarıyla buluştular. Bu buluşmanın çocuklarımıza ve bizlere dünya ve ahiret mutluluğu getirmesi noktasında, her birimize düşen vazifelerimiz vardır. Bu hafta yazımızda İslam dininin eğitim ve öğretime, öğretmenlik mesleğine bakış açısını Kur’an ve Sünnet ışığında değerlendirip, üzerimize düşen vazifelerimizi yeniden hatırlamaya ve hatırlatmaya çalışacağız.

REKLAM-VEREB-L-RS-N

 

Bu dünyada kendisine yaşam alanı bulan insanoğlunun, kendisine, ailesine, yaşadığı topluma ve bütün dünyaya faydalı bir yaşam sürdürebilmesi için en gerekli olan şeylerin başında ilim gelmektedir. İlk insan H.z Adem (a.s.) en güzel bir surette yaratıldığında Cenab-ı Allah önce eşyanın ismini öğretti, ilimle de bir değer ve üstünlük kazanan Adem (a.s.) a bütün Meleklerin secde etmesini emretti.

İlim, sadece kendi başına yeten ve kişiyi mutlak manada dünya ve ahiret mutluluğuna ulaştıracak bir husus değildir. Çünkü ilim doğru amaçlar için kullanılabileceği gibi yanlış amaçlar için de kullanılabilir. (Darvin de bilgindi, şeytan da) Güzel amelle yani doğru yaşantıyla bütünleşen ilim, değerlerin en başında gelir ve böyle bir ilim sahibinin, mutlu bir dünya ve ahiret hayatı olur. Sevgili Peygamberimiz alimin üstünlüğünü şöyle ifade ediyor:  “Âlimin âbide üstünlüğü, benim sizden en alt tabakada olana üstünlüğüm gibidir” Kuran-ı Kerimde ise:  “Allah’tan kulları içinde ancak ilim sahibi olanlar korkar.” Bir başka ayette ise, “De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” buyrulmak suretiyle, bilgili olanların bilgili olmayanlardan üstünlüğü vurgulanmıştır.

İlme giden yol ise eğitim ve öğretimle sağlanmaktadır. Bireylerin yetiştirilmesinde eğitim ve öğretim birlikte sunulmalıdır. Yunus Emre ne güzel söylemiş: Girdim ilim meclisine eyledim ilim talep, dediler ilim geride kaldı illa edeb illa edeb… Eğitim ve öğretim sadece belli yaşla belli yerlerle sınırlı değildir, insanoğlunun eğitimi, anne karnına düşmekle başlayıp, doğumuyla devam eden ve ölüme kadar sürecek olan bir süreçtir. Peygamberi ifadeyle “Beşikten mezara kadar ilim tahsil edin” sözü bu hususu ne kadar da güzel özetlemektedir.

Eğitim ve öğretimin ilk başladığı yer aile yuvasıdır. Vatanını ve milletini seven, büyüklerine saygılı, küçüklerine merhametli, hayatın kıymetini bilen ve kötü alışkanlıkları olmayan bir nesil yetiştirilmesinin yolu önce aileden geçmektedir.

Eğitim ve öğretimde en etkili yerlerden biride okuldur. Cehaletin önlendiği yer okuldur. Kişilerin benliğinin oturduğu ve bilginin hayata aktarılması hep okul sayesinde olmaktadır.  Okullarda bizlere eğitim ve öğretimi sunanlar ise başımızın tacı öğretmenlerimizdir. Almış oldukları ilmi insanlara aktaran nadide şahsiyetlerdir. Yüce Dinimizde eğitim ve öğretimin işini yüklenen öğretmenlerimize gereken önemi vermiştir. Öğretmenler yapmış oldukları iş karşılığında dünyada ve ahirette Allah’ın rahmetine ve insanların gönüllerine girmişlerdir. Öğretmenlik dünyada gıpta edilecek iki husustan biridir. Sevgili Peygamberimiz bunu şöyle dile getirmektedir.  “Yalnız şu iki kimseye gıbta edilir: Allah’ın kendisine ihsân ettiği malı hak yolunda harcayıp tüketen kimse; Allah’ın kendisine verdiği ilimle yerli yerince hükmeden ve onu başkalarına da öğreten kimse.” “Allah beni bir muallim (öğretmen) olarak göndermiş bulunuyor’’ Her öğretmen peygamber vekili. İslam dini yeryüzüne yayılmışsa bunun temel sebeplerinin başında Sevgili Peygamberimizin bir öğretmen gibi çalışması ve ashabın da bir talebe gibi O’nu takip etmeleri gelmektedir. Nitekim Müslümanların Mekke’den Medine’ye Hicretlerinden sonra Hz. Peygamberin yaptırmış olduğu Mescid-i Nebevinin en önemli kısmını bir mektep-medrese yani “Ashab-ı Suffa” oluşturmakta idi. Resulüllah bizzat burada ders veriyor, bunun yanında okuma-yazma bilmeyenlere ise bazı öğretmenler tarafından dersler veriliyordu.  Gün geldiğinde burada ders gören insanların sayısı 400’e ulaşmıştı. Bu mektepte yetişen insanlar İslam dininin yayılmasında öncü olmuşlardır.

İslam Dini eğitim ve öğretim görecek insanlar arasında ayrıma asla gitmemiştir. Nitekim İlim elde etmek, her Müslüman erkek ve kadın için bir görevdir. Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz, kadınların eğitim ve öğretimine de büyük önem vermiş, kendisine gelen ilahi emirleri insanlar arasında ayrım gözetmeden herkese tebliğ etmiştir.

Kadınlara belli bir gün ayıran Sevgili Peygamberimiz onlara ders vermiş onların sorularını cevaplamıştı. Hz. Peygamberimiz kız çocuklarını yetiştirilmesi hususunda şu müjdeyi vermiştir: Her kim iki kız çocuğunu yetişkinlik çağına gelinceye kadar büyütüp terbiye ederse, kıyamet günü o kimseyle ben şöyle yan yana bulunacağız” buyurdu ve parmaklarını birleştirdi. Hamdolsun ülkemizde de kız olsun erkek olsun, çocuklarımız istedikleri okula inançlarından taviz vermeden gidebiliyor.

Sevgili Peygamberimiz birçok hadis-i şeriflerinde ilim talebi için yola çıkanları Allah yolunda olduklarını ve dünyada yapmış oldukları bu eğitim ve öğretim sebebiyle Cenneti hak edeceklerine dair müjdeleri şöyle vurgulamıştır. “İlim talebi için yola çıkan kimse dönünceye kadar Allah yolundadır. “Kim ilim tahsil etmek için bir yola girerse, Allah o kişiye cennetin yolunu kolaylaştırır.”

Değerli Okur Kardeşim; Avrupa’yı örnek alarak kurulmaya çalışılan eğitim sistemi boştur, başarısızdır, faydasızdır. İslam aleminde tarihten günümüze kadar yetişen bütün ilim ve irfan insanları batı kültürüyle değil, kuran ve sünnet ışığında, örf adet ve geleneklerimize uygun eğitim sisteminde yetişmişlerdir. İbni Sina, Mevlana, Hoca Ahmed Yesevi onlardan birkaç tanesi.

Bizler büyükler, anne-babalar ya da halkımızın önünde yürüyen kanaat önderleri gençlere nurlu ve aydınlık dünyaya giden yolda bir ışık rehberi, bir nur mürşidi olarak kendimize düşen vazifeyi hakkıyla yerine getirmeliyiz. Ta ki, idealimizdeki nesil yetişsin ve cihan onların elinden bir defa daha kurtuluşa ersin. Unutmayalım dinden, örf ve adetlerimizden uzak verilen eğitimin sonunda yalancı tüccar, hırsız müteahhit, anlattığını yaşamayan hoca, ülkesini satan hainlerin yetişmesi kaçınılmazdır. Yazımızı Sevgili Peygamberimizin (s.a.v.) eğitim ve öğretimin iki temel unsuru olan öğretmen ve öğrenci için ifade ettiği bir hadisiyle sonlandıralım. “Dünya ve onun içinde olan şeyler değersizdir. Sadece Allah’ı zikretmek ve O’na yaklaştıran şeylerle, ilim öğreten âlim ve öğrenmek isteyen öğrenci bundan müstesnadır.” Allah’a emanet olun.

 

I0SuO.gif
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.