Site Rengi

DOLAR 7,9277
EURO 9,4717
ALTIN 462,82
BIST 1.334
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu 9°C
Sisli
Kastamonu
9°C
Sisli
Cum 12°C
Cts 13°C
Paz 13°C
Pts 12°C
dOBI7b
dOBI7b

Çanakkale Zaferi ve Nusret

Çanakkale Zaferi ve Nusret
Beypark
18.03.2020
861
A+
A-

Çanakkale Zaferi; şühedanın vatan sevgisidir, Türk’ün azmidir, cesaretidir. Hasta adam denilen bir devletin ve onun asil evlatlarının bu topraklarda varolduğunun, voralmaya da devam edeceğinin bir haykırışıdır.

Yuva-ileti-im-reklam

Hemen belirtmek gerekir ki, Çanakkale savaşı iki aşamadan oluşur; 19 Şubat – 18 Mart arasında cereyan eden deniz savaşları ve sonrasında 25 Nisan 1915- 9 Ocak 1916 tarihleri arasında yaşanan kara savaşları. Bizim her yıl 18 Mart tarihinde kutladığımız zafer Çanakkale Deniz Zaferi’dir. Bundan sonra 25 Nisan 1915 tarihinde kara çıkarması başlamış ve asıl kaybımız bu kara savaşları sırasında verilmiştir.

Birinci Dünya Savaşı başladığında Osmanlı Devleti de artık bu savaşın tam ortasındaydı. Sömürge yarışındaki iki süper güç olan İngiltere ve Fransa, Osmanlı Devletinin kalbine, yani İstanbul’a giden en kestirme yol olarak Çanakkale Boğazını görüyordu. Yenilmez armada dedikleri küçüklü büyüklü yüz kadar gemiden oluşan filolarıyla 19 Şubat 1915’de Çanakkale Boğazı’na dayandılar. Kendilerine göre hesap kolaydı. Churcill’e göre Türkler bu donanmayı görünce toplarını bile bırakıp kaçacak ve Çanakkale Boğazı 1 günde geçilecekti. Kendilerinden o kadar eminlerdi ki, bir İngiliz şirketi Londra’dan İstanbul’a tur bile organize etmişti. Ancak bu hiçte kolay olmayacak, kendilerince kolay olan işgal planı önce Nusret’in döktüğü mayınlara, sonra da Türk’ün hamiyet ve şecaatine çarpıp ters yüz olacaktı.

İşgal filosu harekata başlamadan önce Çanakkale boğazı girişine Almanların verdiği 300 küsür tane mayın boğaza dik olarak döşenmiş ancak bu mayınlar deniz ve hava keşifleriyle farkedilmiş ve boğaz temizlenmişti. Ama düşman gemileri saldırıya geçmeden önce boğazın mutlaka mayınlanması gerekiyordu. Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanı Cevat Paşa, Türk ustaları tarafından yapılan ve elde kalan son 26 mayının boğaza döşenmesini emretti. Nusret Mayın Gemisi komutanı yüzbaşı İsmail Hakkı Bey 2 gün önce kalp krizi geçirmiş olmasına ve Cevat Paşa’nın istirahat etmesi yönündeki telkinlerine rağmen hayatını ortaya koyarak göreve talip oldu.

7 Mart’ı 8 Mart’a bağlayan gece Nusret yola koyuldu. Gürültü ve duman çıkarmamak için en ağır devirde seyrediyordu. İngiliz devriye gemileri projektörlerini açarak bütün boğazı tarıyordu ve Nusret mayın gemisi her an yakalanabilirdi. Bu da mayınların yerinin tespit edilmesi ve bütün planın suya düşmesi demekti. Her türlü risk ve tehlike altında nihayet elde kalan son 26 mayın yüzer metre aralıklarla 11.hat olarak Erenköy Koyu’na paralel olarak döşendi. Sonraki günlerde İngilizler tekrar keşif yapmasına rağmen bu mayınları bulamadılar.

Ve 18 Mart 1915 saat 10:00… Müttefik donanması nihai saldırıya geçti ve boğazın her iki yakasındaki tabyalarını ateş altına aldı. Churcill’in dediği gibi olmadı. Türk askeri yoğun ateş altında bile mevzisini bırakıp kaçmadı ve yüzen dev savaş makinalarının ateşine karşı mukavemet gösterdi. Türk topçusu isabetli atışlar yapıyordu ve insanüstü bir gayretle direniyordu. Ve o tarihi an: Türk topçusunun şiddetli atışı nedeniyle manevra yapma ihtiyacı hisseden İngiliz ve Fransız gemilerinden bir kaçı Nusret’in döktüğü mayınlara çarptı. İngiliz gemileri Irresistible ve Ocean, Fransız gemisi Bouvet battı. Gaulois, Suffren, Inflexible zırhlıları da ağır hasar alarak savaş dışı kaldı. Müttefik donanma ağır hasar almış bir vaziyette yüzlerce askerini kaydeberek geri çekildi. İngilizlerin İstanbul biletleri de artık birer kağıt parçasıydı.

Nusret mayın gemisinin döktüğü mayınlar, Seyit Onbaşı’nın fizik kurallarıyla izah edilemez gayreti ve paşasından neferine kadar Türk askerinin şanlı direnişi, bugün de geçerli olan o meşhur sözü tüm dünyaya haydırdı: Çanakkale Geçilmez!.

Nusret’in komutanı İsmail Hakkı Bey’in zaten hasta olan kalbi görevi tamamladıktan sonra dönüş yolunda daha fazla dayanamadı ve zaferi göremeden vefat etti. Ruhları şâd olsun…

AR-EL-K
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.