Site Rengi

DOLAR 7,8187
EURO 9,3602
ALTIN 449,83
BIST 1.329
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu 13°C
Az Bulutlu
Kastamonu
13°C
Az Bulutlu
Pts 13°C
Sal 11°C
Çar 12°C
Per 13°C
dOBI7b
dOBI7b

Daralan Vakitler

Beypark
11.09.2019
949
A+
A-

Sürekli bir döngü vardır kâinatta. Mevsimler, misaldir insan ömrüne. Devamlı bir ilerleyişle yol alınır kaçınılmaz sona doğru. Her nefes bir saniye daha yaklaştırır çaresiz gidişe. Vaktin daraldığını hissedince panik havasında bir telaş başlar mevsimle birlikte. O yüzdendir vaktin sıkıştığını hissedenlerin bocalaması. Bir tüketilene bakarsınız bir de gerçekleşmesini istediğiniz hedeflere. Ömür kısalmıştır. Oysa yapılacak daha çok iş vardır idealler uğruna, beklentiler adına ve yaşanmak istenilenlere ait. Belki de kırılma noktası burada başlar hayatlarda. Çünkü böylesi bir telaş hata yaptırır insana. Ümitlerin yitirilmesi, hedeflerin kırılması, aidiyetlerin yön değiştirmesi çoğu zaman sırf bu yüzden değil midir? Sımsıkı sarıldığınız dalların kırılması, uğruna can vermeyi göze aldığınız ülkülerinizdeki inkisarlar, ürkeklikler ve daha nice vazgeçişlerin sebebidir daralan vakitler. Gitmesin, kaybolmasın, kaçmasın derken fırsatlar, aceleci bir panik havasıyla mevcuttan daha gerilere düşersiniz. Sağlıksız verilen kararlar sadece istikbalinizi etkilemekle kalmaz, hali hazırdaki durumdan daha aşağılara çeker sizleri.

Yuva-ileti-im-reklam

İnsan yarınını elde etme veya kaybetme endişesiyle bugününü de baltalamamalıdır. Zira kabullerle yaşanmalıdır hayat! Bir koltuk daha kapma ümidiyle arkadaşlarını hırpalayan zevatlar, oturduğu kolluğunu da sallarlar. Çok para kazanma hırsıyla hormonlu büyüyen tüccarlar, küçük ticaretini de kaybedip iflas ederler. Hırslarıyla tercih yapanlar, öfkelerine mağlup olanlar, durumu kurtarma derdinde olanlar ve zanlarıyla yaşayanlar; patolojik davranışlar sergilerler. Etraflarını kırıp dökerken, sadece saygınlıklarını kaybetmekle kalmayıp sevdiklerini de kaybederler. Bu yüzden kadere ve kısmete imanımız tam olmalıdır. Tevekkül kalesine sığınıp güzel ahlakı kaybetmemeyi şiar edinmeliyiz. Dünya emelleriyle basit menfaatlerin sevdasına kapılıp, hakiki olanları kaybetmek akıl ve iz ’an sahibi kişinin işi olamaz. Hırs, haset, kıskançlık, kibir, zillet, öfke, dedi kodu ikbal hesapları nefis hastalıklarından olup, manevi tedavi gerektiren illetlerdendir. Bu hastalıkların bünyeyi sarması; fiziksel, ruhi, duygusal, sosyal, maddi ve manevi kayıpları beraberinde getirmez mi? Birbirinin ikizi olan bu manevi hastalıklara manevi doktorlar ve manevi ilaçlar lazımdır. Yoksa heba olmamak ve heba etmemek içten bile değildir. İnsanı böylesine sarmalayan illetlerin ana unsuru ise eskilerin ifadesi ile “masiva” denilen dünya sevgisidir.

Oysa dünya bir han, biz ise bir yolcu! Yürürken yolda, ne biriktirdiğimiz değil midir işin esası? İmtihan denilen gerçeklik bu yol boyunca heybemize doldurup, ömrümüze misafir ettiklerimizden ibarettir. İyi arkadaşlar, faydalı ilim, gösterişten uzak ihlaslı amel ve güzel ahlaktır âdemi “adam” yapan. Mademki böyledir; gönlünüze iyilik akıtın. Hayatınıza mihenk olanları örnek alın. Açın gönül pınarlarınızı, oradan sevgi şelaleleri aksın. Bir güler yüz, mütebessim bir çehre sadakadır sevap hanenize yazılan. Bir iyilik binlerce kötülüğün def edilmesidir. Geçmiş, bugün ve gelecek birbiri arasında kurulmuş bir köprüdür. Geçmişi bilirsiniz, bugünü an be an yaşarsınız. Gelecek ise tüm bilinmezlikleri ile bir gaiptir. Yine de paniklememek lazımdır diye düşünüyorum. Nasıl ki dünler yaşanmış bu günlere gelinmişse, bu günler de yaşanacak yarınlara taşıyacaktır bizleri. Mühim olan ne yaşayacağımız değil, yaşadıklarımız ve başımıza gelenler üzerine vereceğimiz tepkilerdir. Henüz hükmünü sürdüren bir hayatımız var elimizde. Birazcık yüzleşelim kendimizle. Delikanlı olalım kendimize. Muhasebe yapalım ve bilançosunu çıkartalım hayatımızın. Olmadı derseniz, teraziye koyup tartalım iyi ve kötü yönlerimizi. Kendimize dürüst olamazsak başkasına nasıl dürüst olacağız. Nasıl riyasız yaşayacağız hayatımızı. Nasıl normal davranışlar sergileyebileceğiz? İnsan kalmak ve iyi insan olmak için, hepsinden de önemlisi bunu kendimize duyduğumuz öz saygıdan dolayı yapmak gerekmez mi?

Ömrümüzün baharındaki ideal dolu ümitler ve kararlılığımız ne ise, biriktirdiğimiz tecrübelerin ışığında geleceğimizin de aynı güzelliklerle devam etmesini dilerim.

AR-EL-K
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.