DOLAR 18,5435
EURO 18,1886
ALTIN 990,67
BIST 3.146,89
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu 27°C
Açık
Kastamonu
27°C
Açık
Cts 28°C
Paz 17°C
Pts 18°C
Sal 18°C
resim yükle
resim yükle

Doğru ve dürüst olmak

Doğru ve dürüst olmak
Beypark
20.04.2022
483
A+
A-

Rabbimiz Teala bir âyet-i kerimesinde “o halde Sen, seninle tevbe edenlerle beraber emrolunduğun gibi dosdoğru ol ve aşırı gitmeyin. Çünkü O, sizin yaptıklarınızı çok iyi görendir. (Hud Suresi 112) buyurmaktadır.
Allah’ın emrettiği gibi dosdoğru olmak…..
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem bir hadis-i şeriflerinde; “Beni Hud Suresi ihtiyarlattı” (Tirmizi,tefsir, 56/3297) buyurmuştur. Abdullah ibni Abbas radıyallahu anhüma bu ayetle alakalı olarak şöyle demiştir. “Kur’an-ı Kerim’de Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem için bundan daha şiddetli bir hitap vaki olmamıştır. Buradaki hitap/emir her ne kadar Peygamber Efendimize ise de Onu bu kadar endişeye sokup ihtiyarlatan, sadece kendi şahsı ile ilgili dosdoğru olma endişesi değildi. Zaten Allahu Teala “Ey Habibim Sen sırat-ı müstakim üzeresin” (Yasin, 4) buyurarak onun dosdoğru bir yol üzere olduğunu teyit etmiş açıklamıştı. Peygamber Efendimizi sallallahu aleyhi ve sellem asıl ihtiyarlatacak kadar düşündüren husus, ayet-i kerimedeki “dosdoğru olma” emrinin bütün müminleri de içine alıyor olmasıydı. Zira O, biz günahkar ümmetinin Allah’ın emrettiği şekilde dosdoğru olamayacağımız endişesini taşıyordu. O’nu asıl ihtiyarlatan bu idi. Rabbimiz Teâlâ şefaalerine nail eylesin.
Sahabe-i kiramdan Süfyan bin Abdullah bir defasında Peygamberimize gelerek; Ya Rasülellah “bana İslam’la ilgili öyle bir şey söyle ki bununla ilgili olarak artık başka kimseye bir şey sormayayım” demişti. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem; ” Allah’a inandım de, sonra da dosdoğru ol” (Müslim iman 62) buyurdu. Bu hadis-i Şerif Peygamber Efendimizin sözü özlü bir şekilde ifade etme özelliğinin en güzel örneklerindendir.
Bir şeye iman eden kimse inandığı şeyin gereğini yapar. Sözgelimi, ateşin yaktığını bilen, inanan kimse ateşe yaklaşmaz. Açlığını, yemek yemenin gidereceğini bilen, inanan kimse açlığını gidermek için yemek yer. Ateşten kaçınmamak, ya da yemek yememek gibi bir durum söz konusu olmaz.
Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem de bu hadisi şerifleri ile, “inandım” diyen bir kimsenin inancının gereklerine göre yaşamasının, ibadetlerini yapmasının, hayatını Kur’an ve sünnetin ölçülerine göre düzenlemesinin ve İslam ahlakı ile ahlaklanmasının dürüstlüğünün bir gereği olduğunu ifade etmiş olmaktadır. Bir atasözümüz de “Ateş olmayan yerde duman tütmez” denilmiştir. Ateş varsa dumanı tüter. O duman da orada bir ateşin yanmakta olduğunu bize gösterir. Eğer, ateşin yandığını gösteren duman yoksa, ateşin varlığı şüpheli olur. Aynen bunun gibi bir kişi müslüman olduğunu söylüyorsa, müslüman olduğunu ortaya koyacak amelleri de olmalıdır. Yoksa din, kimilerinin dediği gibi “bir vicdan işi”değildir. Sadece kişi ile Allah arasındaki bir ilişki de değildir. Din; inandım, ben de müslümanlardanım diyen kimsenin, şahsi hayatını, aile hayatını, ticaret hayatını, insanlarla olan ilişkilerini düzenleyen ilahi bir nizamdır.
Doğruluk/dürüstlük gerçek bir müminin olmazsa olmaz bir özelliğidir. Abdullah ibni Mesud radıyallahu anhın rivayet ettiği bir hadis-i şerifte Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur. “Size doğru olmak yaraşır. Hiç şüphe yok ki doğruluk insanı iyiliğe, iyilik de cennete götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddık, yani doğru sözlü diye yazılır. Yalan ve yalancılıkla iş yapmaktan da sakının. Zira yalan insanı kötülüğe, kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında yalancılardan olarak yazılır. ( Buhari; Edep,69) Ayeti kerimede ise “Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve doğrularla beraber olun( Tevbe suresi; 119) buyurulmuştur. Müslüman doğru,dürüst olacaktır. Bunu başarabilmek için de doğru insanlarla beraber olacaktır. Başta Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem olmak üzere, iman ettim deyip imanın gereği gibi yaşayan, doğru-dürüst insanlarla beraber olacak, onlar gibi olmaya gayret gösterecektir. Rabbimiz Teala hepimizi muvaffak kılsın.

GU-NCELLENEN-Reklam
I0SuO.gif
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.