DOLAR 16,8853
EURO 17,8334
ALTIN 992,10
BIST 2.554,08
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu 15°C
Yağmurlu
Kastamonu
15°C
Yağmurlu
Pts 16°C
Sal 21°C
Çar 22°C
Per 22°C
resim yükle
resim yükle

Empatiyi unuttuk!

Empatiyi unuttuk!
Beypark
25.05.2022
102
A+
A-

Anlamak ve anlaşılmak fıtraten insani bir ihtiyaçtır. Lakin kendimizi anlamakta güçlük çektiğimiz şu zamanda başkalarını almaya çalışmak için kimsenin yorulmadığını görmekteyiz. Oysa bir şeyi beklemek için en azından biz de o kadar beklentileri karşılamak durumundayız.

REKLAM-VEREB-L-RS-N

Hiç beklentiye girmemek ise daha vahimdir sanıyorum. İnsan kendisini de başkalarını da anlamaya çalışmalıdır. İşe kendimizden başlamak tabii ki en doğru olanı. Kendimizi anlamadan, yaptıklarımızı anlamlandırmadan bir başkasını anlamayı beklemek biraz hayalcilik olmaz mı?
Arada bir, şöyle karşıya geçip kendimize bakmamız lazım. ‘Benim gözümde ve gönlümde ben neyim, aklımda nasılım, nasıl görünüyorum’ diye karşıdan ayna gibisinden. Diğer taraftan başkalarını anlamak için de yine yer değişikliğine ihtiyaç vardır kimi zaman. Akıl, mantık ve duygu süzgecinden geçirdiğimiz birikimlerimizle başkalarını anlama çabamız bazen yetersiz kalabilir. O yüzden yer değişmek gerekir. Kendimizi karşımızdakinin yerine koyarak ‘ben olsaydım nasıl davranırdım, ne söylerdim, nasıl yapardım.’ Uzaktan davulun sesi hoş gelir gelmesine de tokmağı yiyen davulun gümbürtüsünü anlamak için o tokmağı yemeden o çığlığı anlamak sanırım oldukça zordur. “Derdi çeken bilir, ateş de düştüğü yeri yakar” demiş atalarımız…
Evet, halden anlama, duyguyu hissetme, başka kimselerin yaşadıklarını kavrayabilme kabiliyetidir empati. Onların yerine kendimizi koyup, ‘ben olsam aynı durumda’ diyebilme halidir. Yaşanan her ne ise içinde bulunulan durumun doğru anlaşılarak içselleştirilmesi, karşıdakinin rolüne bürünebilme becerisidir. Biraz tecrübe, biraz psikoloji, biraz da insan tanıma marifetinin olumlu bir sonucu olarak karşımıza çıkar. Kişiyi doğru anlama yetkinliği bizi empatiye ulaştırır. Gün görmüş, günler görmüş iyi niyetli ve olgun insan tavrı değil midir empati kurmak? Bu yaklaşım biçimi eskiden toplumumuzun önemli bir meziyeti idi. Komşularımızla anlaşır, dert sahibi dostlarımızla duygudaşlık yapardık. Acıları paylaşır, sevinçleri ve kazançları bölüşür, ince düşünürdük. ‘Seni anlıyorum üzülme’ diye dertdaşlık edip omuzlara dokunan insanlardık. Kul hakkını gözeten, terbiye ve edep sahibi bir ahlakla yetiştirilirdik. Üzülsek de üzmemeye çalışırdık. Yardımlaşırdık. Paylaşırdık. Diğerkâmdık. Yani derviş ruhlu insanlardık.
Ya şimdi ne hallerdeyiz peki? Zamanımızda böyle mi yapıyoruz? Müptelası olmadık mı görgüsüzlüğün ve paylaşımsızlığın. Kanıksamadık mı bu çılgın yaşamı? Hoşumuza gitmedi mi bencilliğimiz? Bir şey olduk sandık azıcık imkanla buluşunca. Kendi reklamımızı yapınca insanlık kalitemizin artacağını düşündük herhalde. Ne oldu sonuçta; empatiyi unuttuk. Hani dünya faniydi? Hani misafirdik ve seferdeydik. Hani asli vatanımız ahiret olacaktı…
Unutulmamalı ki; dünya, kaybettiği insanlığa ancak sencil bir diğerkâmlık ve güçlü bir empati ile yolculuk yapabilecektir.

I0SuO.gif
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.