Site Rengi

DOLAR 7,8175
EURO 9,3509
ALTIN 448,82
BIST 1.329
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu 12°C
Parçalı Bulutlu
Kastamonu
12°C
Parçalı Bulutlu
Cts 12°C
Paz 14°C
Pts 13°C
Sal 12°C
dOBI7b
dOBI7b

Geçmişten Günümüze Salgınlar

Geçmişten Günümüze Salgınlar
Beypark
24.03.2020
801
A+
A-

İnsanlık, varoluşundan bu tarafa salgın hastalıklarla mücadele etmiş, savaşlardan daha fazla insan bu salgınlarda hayatını kaybetmiştir. Salgın hastalıklar yüzünden ülkelerin ekonomisi zayıflamış ve demografik yapıları değişmiştir.
Veba, kolera, tifüs, humma, domuz gribi ve dahaları. Son olarak malumunuz Covid-19…
Biraz araştırma yaptığımızda geçmişten günümüze bu salgınların dünyayı nasıl etkilediği çıkıyor karşımıza. Tarihte ilk büyük veba salgını Antik Yunan’da görülmüş ve Atina halkının üçte biri ölmüştür. Yine Roma İmparatorluğu döneminde milyonlarca insan vebadan yaşamını yitirmiştir. 16. ve 19.yüzyıllar arasında koleradan milyonlarca insan etkilenmiş, Uzak Doğu’dan Avrupa’ya kadar geniş bir alanda hissedilmiştir. Bu salgın hastalıklar hiç şüphesiz Osmanlı İmparatorluğu’nu vurmadan geçmemiştir.
İslam tarihine baktığımızda da durum benzer; Hz. Ömer döneminde ortaya çıkan veba salgınında 20 binden fazla insan ölmüştür. Emeviler ve Abbasiler döneminde değişik tarihlerdeki taun salgınında yüz binlerce insan yaşamını yitirmiştir. Şehirlerin nüfusunun günümüze kıyasla çok daha az olduğu ve tıbbi imkanların günümüzdeki gibi olmadığı bu dönemlerde insanların bu salgınların etkisini bize göre çok daha yıkıcı hissettiği muhakkaktır.
Tarihte alınan tedbirler de günümüzün tedbirleriyle benzer mahiyette. Peygamberimiz, bir yerde salgın hastalık çıktığı zaman oraya girmeyi, oradaki hastaların da çıkmasını yasaklamıştır. Yine Osmanlı ordusu içinde salgın hastalık belirtisi olanların rakımı yüksek ve havası temiz şehirlere gönderilerek kısmi karantinaya alındığı kaynaklarda yazılıdır. 1918 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nda da görülen İspanyol gribine karşı tedbir olarak okullar 10 gün tatil edilmiş, konferanslar iptal edilmiş, tiyatrolar kapatılmıştır. Halk hastalıklara karşı bilgilendirilmiştir.
Şimdi ise Corona virüsü ile başımız dertte. Vaka sayısı artıyor ve neredeyse tüm dünya bu salgınla mücadele ediyor. Bu salgınla mücadelede Devletimiz de en başından itibaren en üst düzeyde aldığı tedbirleri uyguluyor ve tüm imkanlarını seferber ediyor. Ancak vatandaşlarımızın ve özellikle büyüklerimizin tedbirli davrandığını söylemek biraz zor.
Geçmişte yaşanan bütün salgınlar, etkileri yıkıcı olsa da bir zaman sonra sona ermiş. Bugün mücadele ettiğimiz bu salgın da bir gün bitecek. Bize düşen tedbirli davranmak, Devletimize güvenmek ve milletçe dayanışma içinde olmaktır. Temenni edelim ki, vaka sayısı fazla artmadan ve daha fazla vatandaşımızı kaybetmeden bu sınavdan da başarıyla çıkarız.
Parklarda eğlenen çocukları, banklarda oturan yaşlıları, beraber piknik yapan aileleri, kısacası kaygı duymadan dışarı çıkabilen tüm insanları yeniden görebileceğimiz günlerin yakın olması dileğiyle…

Yuva-ileti-im-reklam
AR-EL-K
ETİKETLER:
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.