DOLAR 8,5543
EURO 10,1205
ALTIN 494,84
BIST 1.349
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu 27°C
Gök Gürültülü
Kastamonu
27°C
Gök Gürültülü
Çar 28°C
Per 30°C
Cum 30°C
Cts 31°C
dOBI7b
dOBI7b

Gençlik Deli Dalgalıdır

Gençlik Deli Dalgalıdır
Beypark
19.05.2021
238
A+
A-

Ömür denilen sermeya safha safhadır. Bebeklik, çocukluk, ergenlik, gençlik, yetişkinlik ve yaşlılık gibi. Çocuklukla yetişkinlik arası, genç dönemi oluşturmaktadır. Her çağın kendince özelliği olduğu gibi bu döneminde fiziki, sosyal, psikolojik ve ruhsal özellikleri yine kendine has değil midir? Duyguların deli çağı ve hızlı yaşanan bir dönemdir. Fiziksel büyümeye eşdeğer duygularda da önemli bir değişim gözlenir. Kültürlenmenin, eğitimin, çevresel faktörlerin ve sosyalleşmenin kazanıldığı bu zaman dilimi özgürlük isteminin zirve yaptığı bir dönemdir. Aile ile çatışma, kendini ispat etme girişimleri, ergen psikolojisi mazeretine saklanma ve bağımsız olma isteği dönemin karakteristik özelliğidir. Hayata bakış açısına dair gence ne yüklenirse ileriki hayatı da bu günlerin öğretisi ile şekillenecektir.

REKLAM-VEREB-L-RS-N

 

 

Fiziksel gelişimin yanısıra cinsel karakterde bu çağda belirginleşir. Fikirsel ve duygusal zeminin hormonal etkilerle tavan yaptığı gençlik dönemi, kişisellikle bütünleştiğinde kendini ifade biçimleri de farklılaşabilmektedir. Verilen eğitim, sosyo-kültürel anlayış, rol model insanlar, magazin, çevre, moda, kitle iletişim araçları, özenti, okunan kitaplar, seyredilen filmler, tutulan takım vb. birçok faktör genç kişinin davranışlarını belirler. Yine gençlik döneminin en belirgin özelliği çatışmacılıktır. Genç cinsiyetlerin anne ve babaları ile iletişimleri bu çağda genellikle çatışmacı olabilmektedir. Kuşak çatışması diyerek geçiştirilmeyecek kadar da mühim bir meseledir. Şayet ayyuka çıkmış güçlü gençlik enerjisi olumlu alanlara kanalize edilemezse iletişim sorunları yaşanır. Kavga, uç akımlara kayma, duygusal travmalar ve aile içi kırgınlıklar gibi sonuçlar doğurur.

Gerilimden beslenmek yerine daha yapıcı ilişkiler kurmanın yolları denenmelidir. Anne ve babanın ergen ve genç olana yaklaşımı; eğitici, uyumlu ve bir bütünlük içinde olmalı. Aksi halde iyi ebeveyn ve kötü polisi oynamak, gençlik enerjisini, atılganlığını ve rüştünü ispat etme isteğini arkasına alan güçlü genci, ailesi ile çatıştırır. Doğru ölçünün gösterilmesi yerine; “annen böyle istediği için, baban izin vermediği için” gibi mazeretler sunulduğunda sonuç vahim olur. Yasakçı, engelleyici, baskıcı, sıkıcı, anlayışsız, gelişim gösterememiş role oturtulan kötü ebevynle genç arasına mesafe girer. Bu ilişki hayat boyu bir zorlanmaya dönüşür. Çünkü sürekli hedefe konan tarafa içten içe büyüyen öfkenin tamiri için bazen bir ömür yetmeye bilir. Oysa gözbebeği olan evladını korumak, eğitmek, zarar görmemesi için bazen fren yapmak normal bir hayat gerçeği değil midir? Bu yüzden ebeveynler çok dikkatli olmalı. Çocuklarına ev içinde rakipler oluşturup kendi yetişme bozukluğunu telkin etmek, koruma adına yanlışa sevketmek, aile içi kırılmalara yol açmak hakkani olmadığı gibi herkes için hiç de faydalı değildir…

Evet takvimler, içinde bulunduğumuz bu günleri gençlik haftası olarak tanımlıyor. Çocuklarımız ve gençlerimiz bize nimet ve emanettir. Bu nimete şükrün karşılığı ise onları terbiyeli, idealist, saygılı, büyüğünü küçüğünü bilen genç olarak

yetiştirmekten geçer. Aksi halde emanet emniyetsiz şekilde elimizden uçar gider. Ne size ne vatanına ve milletine ne de dinine ve diyanetine fayda sağlayamaz. Bir aileyi felç etmek, bir milleti yok etmek istiyorsanız, onların elinden gençliği almanız yeterlidir. Bu nedenle kültürümüze, milli ve manevi değerlerimize sahip, donanımlı, üretken, çalışkan, fikir ve irfan sahibi, ilim ehli ve ahlaklı bir gençlik en büyük hedefimiz olmalıdır. Büyüyünce öğrenirler. Olgunlaşınca anlarlar deyip, onları değersizleştirmek bir gaflettir. Çocuğunu kendine taraf yapmak veya terbiye etmek adına anne ve baba rolünü terkedip sopacı ya da yasakçı rolüne büründürmek ise; çocuğu ile ebeveyn arasına girmektir ki, böylesi en büyük ihanettir. Bedeli ise herkesçe ödenecek bir ömrün hebasına eş değer kaybetmektir…

Gençlerimizin gençlik haftasını kutlarken ebevynlerin de sağlıklı iletişim ve huzurun enginliğinde genç nesiller yetiştirmesi dileklerimle.

I0SuO.gif
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.