Uğurlu konusunda hakkımı kimseye helal etmiyorum! Bu konuda benimle helalleşin!

Kastamonu Belediye Başkanı Op.Dr. Rahmi Galip  Vidinlioğlu belediye başkanı olarak son basın toplantısında basın mensupları ile bir araya geldi.

Fatma BÖLÜKBAŞ
Fatma BÖLÜKBAŞ Tüm Haberleri
Uğurlu Hastanesi ile ilgili tüm bilinmeyenleri Başkan Vidinlioğlu açıkladı… “Uğurlu konusunda hakkımı kimseye helal etmiyorum! Bu konuda benimle helal
Uğurlu Hastanesi ile ilgili tüm bilinmeyenleri Başkan Vidinlioğlu açıkladı… “Uğurlu konusunda hakkımı kimseye helal etmiyorum! Bu konuda benimle helal
+2
Haber albümü için resme tıklayın

Kastamonu Belediye Başkanı Op.Dr. Rahmi Galip  Vidinlioğlu belediye başkanı olarak son basın toplantısında basın mensupları ile bir araya geldi.

Başkan Vidinlioğlu, seçim sürecinde Uğurlu Hastanesi ruhsatının  belediye tarafından satıldığı yönündeki söylemlerle  ilgili zehir zemberek açıklamalarda bulundu. 

Uğurlu Hastanesi konusunda şehrin tüm dinamikleri tarafından yalnız bırakıldığını dile getiren Başkan Vidinlioğlu, “tüm şehir benimle bu konu hakkında helalleşmeli” dedi. 

Uğurlu konusunda hakkımı kimseye  helal etmiyorum! Bu konuda benimle helalleşin!

“İKİ BUÇUK YIL HER GÜN BİN YIL GİBİ GEÇTİ”

Başkan Vidinlioğlu Uğurlu Hastanesi ile ilgili tüm bilinmeyenleri açıkladı.

Şehrin 12 yıldır kanayan yarasını kendisinin döneminde çözüldüğünü dile getiren Başkan Vidinlioğlu, konuyla ilgili şu şekilde konuştu;  “Halkın yüzde 50’sinin oy verdiği bir belediye başkanının 3-5 kötü zihniyetin dedikodu ile engel olmaya çalışması hoş şeyler değil. Bu şehir böyle yol almaz. Bu memlekette bir Uğurlu Hastanesi problemi vardı. 4 defa ihaleye çıktı.  Bir defa bile talip olan olmadı. Seçimler kazanıldı, seçimler kaybedildi. Sözler verildi, yerine getirilemedi.  Benim çözme iradesi göstereceğim bir şey dedim. İki buçuk yıl her günüm sanki bin yıllık çile gibiydi. Bir günden bir güne bu iki buçuk yıllık  süre zarfında ne siyasi partilerden, ne şehrin dinamiklerinden,  ne sivil toplum kuruluşlarından ne basın mensuplarından bununla ilgili bir defa  bile ‘ne oluyor, ne gidiyor, hangi aşamadasınız?’  diye ne bir soru geldi. Ne de bir bilgi  alma ihtiyacı hissedildi. Lafa gelince konuşanlar  kapalı kapılar arkasında  hesap kitap yapanlar bilsinler açıklıyorum.  Ben  burayı alacağım dedim. O zamanın parasına 95 milyona katma değer dahil bitiyordu. 4 defa ihale olmuş kimse girmemiş biz ihaleye girince ihaleye girildi. Tabi herkesin hür iradesi. Ama ortada bir problem oluştu. Bina farklı  bir grupta ruhsat belediye bünyesinde kaldı. Bu konudan dönemin vekilleri Hakkı Köylü ve Metin Çelik’in ve il başkanlarımızın da bilgisi vardı. Aslında birbirini tamamlayan unsurların birlikte ihaleye çıkması gerekiyordu. Bina ve ruhsat aslında birlikte ihale edilmesi gerekiyordu ama takdir ikisinin ayrı ayrı çıkması oldu. Sonuçta bina Atlas Grupta, ruhsat belediye de kaldı.”

Uğurlu konusunda hakkımı kimseye  helal etmiyorum! Bu konuda benimle helalleşin!

BEN 1 YILDIR KAPI KAPI DOLAŞIP FETÖ EKİBİ İLE MÜCADELE EDERKEN YANIMDA KİMSE YOKTU”

Seçim sürecinde yine bu konunun seçim malzemesi edildiğini dile getiren Başkan Vidinlioğlu,  açıklamasında şu sözlerle sürdürdü; “ Doğru insana soracağınız sorular sizi doğru cevaba getirir. Şimdi bir seçim sürecinden geçtik.  İddialı olan belediye başkan adaylarımıza konuyla ilgili sorular soruldu ve onlar açıklamalar yaptılar. Tahsin Bey açıklamasında ‘ruhsat belediyenin uhdesinde  değerlendireceğiz’  dedi. Yeni başkanımız Hasan Bey ‘ruhsat belediyede değerlendireceğiz’ dedi. Sayın Yüksel Aydın benzer ifadeler kullandı. Onların o sözleri söylediği tarihte ruhsat belediyenin uhdesinde değildi. Ben bir yıldır bakanlık kapılarında, istinaf mahkemelerinde, Yargıtay kapılarında FETÖ ve ekibi ile mücadele ederken bir gün bile yanımda olmayanlar sadece konuştular. Buna herkes dahil. Hiç kimse kendisini ayırmasın. Bu sözüm ayrıca şehrin dinamiklerine, sivil toplum kuruluşlarına, bu şehrin akillerine beni mücadelemde yalnız bırakanlar, 10 gün önce ruhsat belediyenin uhdesine geçince beni olmadık şeylerle itham edenler iki elim yakanızda.  Bu anlamda benle helalleşin hiçbirinize hakkımı helal etmiyorum. Ben ruhsatı satıyormuşum. Ya bakkaldan ekmek mi alıyorsunuz, neyi satıyorsunuz? Burası kurum. Siz dalga mı geçiyorsunuz? Hiç mi kanun nizam bilmiyorsunuz? Hiç mi utanmanız yok? Satış yetkim var ama ben nasıl satabilirim? Satabilmem için ihaleye çıkmam lazım. Bunun bir süreci var. Öyle kafanıza göre neyi alıp neyi satıyorsunuz? Ha ruhsatla ilgili anlaşmayı da elbette ki yapabilirdim. Bir anlaşma da yaptım imzalamadım. Ben nezaketsiz bir insan değilim. Yeni belediye başkanımızı da bu konuda bilgilendirdim. Bu sözleşmenin altına düşen bir sözleşmede, belediyenin hakkını hukukunu bu sözleşmeden daha az koruyan bir sözleşmede hem yeni yönetime hem de herkese ben de hesap sorarım”

Uğurlu konusunda hakkımı kimseye  helal etmiyorum! Bu konuda benimle helalleşin!

“HER ŞEYİ SEÇİM SÜRECİNE GÖRE AYARLAMIŞLAR”

Başkan Vidinlioğlu ruhsatla ilgili mücadele sürecini de şu sözlerle aktardı; “Ruhsatı aldığım gün mahkeme süreci başladı. Ve bir yıldan fazla süredir mahkemelerde uğraşıyorum. Mahkeme kararını veriyor herhangi bir sıkıntı yok diyor.  İtiraz ediliyor. Mahkeme kesin kararını veriyor. Karar İstinaf’a gidiyor. İstinaf kararını veriyor bu da 1 yılı buluyor. Ben 4 defa İstinaf’a gittim. 3 defa da Yargıtay’a gittim. Bana laf söyleyenler neredeydiniz? İstinaf’tan karar kesindir dendi.  O karara tekrar itiraz edildi. Tekrar İstinaf’a gitti. Oradan geldi bu sefer yargı süreci. İtiraz için 14 gün süre var. Süreyi sonuna kullanıp süreyi uzatmak adına Süreçleri bile bile buralara taşıdılar.  14. gün akşam saat 21:00’da UYAP üzerinden itiraz geliyor. Mesai saatinde bile değil. Sonra Yargıtay’a . Yargıtay’dan karar çıktı. O kararı kesinleştirdim. Bir dava daha açıldı. Kimin haberi var. Kimse bir şey sormadı bana. Adliye kapılarında ben koşturdum. Aynı kişiler tarafından aynı cümlelerle yine Yargıtayın kesin kararının üzerine dava açtılar. En son benzer bir konuda aynı mahiyette bir davayla ilgili kararı sununca bu defa ruhsatın verilmemesi için dava açtılar. Orayı bitirdik. Ruhsatı eskiden sağlık bakanlığı verirdi. Şimdi Sağlık Bakanlığı yetki veriyor, sağlık müdürlüğü düzenliyor, vali bey imzalıyor ruhsatı. Ruhsatın adı değişecek. Bu Ruhsat Kastamonu Belediyesi iştirakleri adına düzenlenecek.O malum ekip adliyede, sağlık bakanlığında ve sağlık müdürlüğünde üst kurdular. 4 defa da sağlık bakanlığına gittim. Sağlık bakanlığı sadece  “sağlık müdürlüğünü yetkilendirdim” diyecek . Bir buçuk ay yetki verilmedi.  Ben bu mücadeleleri verirken herkes neredeydi? Bu konuda çok doluyum.  Ruhsatı biz aldık.   Bütün hesaplarını seçim atlatmak üzerine kurmuşlar ki süreç buralara kadar geldi. Yeni başkan mazbata alana kadar hala yetkim var ama ben halkın iradesine saygısızlık edecek bir insan değilim. Ben yeni belediye başkanımızı bilgilendirdim. Ben anlaşmanın altına imzamı atmadım. Ben hastane açıyormuşum. Akçeli işlerin içine girmişim derler diye imzayı atmadım. Bu ruhsatın bedeli bugün 150 milyon TL. Ben 18 milyona aldım. Belediyenin kazancı ne kadar 132 milyon TL. Ben bilmiyor muydum. O kadar doktor arkadaşım var . Biz 3-5 kişi girerdik, 15 milyona ruhsatı alırdık. 100 milyona da elini öpene ver. Biz Kastamonu kazansın diye bu kadar mücadele ederken işe hiç rahmani tarafından bakmayan hep şeytani tarafından bakanlar dedikodular çıkartıyorlar. Böyle bir durum evliyalar şehri açısından ayıp. Artık susun. Ruhsatı aldıktan sonra bir sözleşme yaptık. Yeni başkanımız da bu sözleşmeyi dikkate alarak gerekeni yapacaktır diye düşünüyorum. “

Uğurlu konusunda hakkımı kimseye  helal etmiyorum! Bu konuda benimle helalleşin!

03 Nis 2024 - 15:19 Kastamonu/ Kastamonu- Siyaset

Mahreç  Fatma Bölükbaş


Anket KASTAMONU BELEDİYE BAŞKANI KİM OLMALI