Site Rengi

DOLAR 7,8175
EURO 9,3509
ALTIN 448,82
BIST 1.329
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu 12°C
Parçalı Bulutlu
Kastamonu
12°C
Parçalı Bulutlu
Cts 12°C
Paz 14°C
Pts 13°C
Sal 12°C
dOBI7b
dOBI7b

Hayatın gerçeği ölüm

Hayatın gerçeği ölüm
Beypark
12.02.2020
707
A+
A-

Her canlı için hayatın değişmeyen gerçeği ölümdür. Dünya’ya gelşimizin zamanı, mekanı ve içinde bulunacağımız şartları belirleme yetki ve imkanımız olmadığı gibi dünyadan ayrılışımızın adı olan ölümümüzün zamanı, mekanı ve hangi şartlarda gerçekleşeceği konusunda da herhangi bir bilgimiz bulunmamaktadır. İnsanoğlu dünyaya imtihan için gelmiştir. Hayatta, ölüm de bunun için var edilmiştir. Ecel denilen o, hayatın sonu geldiğinde insanın dünyadan ayrılışına hiç bir şey engel olamaz. Hüküm kesindir. Her nefis ölümü tadacaktır. Hayatın türlü meşgaleleri arasında ölüm gerçeğini sanki hiç bilmiyormuş gibi yaşarız. Halbuki her gün bir yakınımızın ya da bir tanıdığımızın bu kesin yolculuğa çıkışına şahitlik ederiz. Ancak içinde bulunduğumuz derin gaflet hâli çoğu kere gereken dersi almamıza, ölümden sonraki hayatımız için gerekli hazırlığı yapmamıza engel olur. İşte bu geçici dünyada asıl marifet, dünyaya geliş amacımızı kavramak ve ebedi hayatımızı bu fâni âlemde kazanarak gitmektir. Ölüm bir yok oluş değildir. Ebedi aleme bir doğuştur. Dünya ile ahiretin misali, insanın anne karnındaki hayatı ile dünyadaki hayatı gibidir. Anne karnındaki bebeğin, dünya hayatının çeşitliliğini, mutluluklarını, acılarını, renklerini, tadlarını,anlaması, dilini bilmesi nasıl imkansız ise, bizim de. ahiret hayatını tam olarak kavramamız, cennet ve cehennem hayatını tam olarak anlayabilmemiz mümkün değildir. Biz ahiret hayatı ile ilgili olarak ancak Kur’an ı Kerim ve Peygamber Efendimizin hadislerinden öğrendiklerimizi bilebiliriz. Rabbimiz Tea cennet nimetleri ile ilgili olarak ” Sizin için orada canların çektiği her türlü nimet, gözlerin bakmaktan hoşlandığı her türlü güzellik vardır. ” buyuruyor. Bunun ötesinde biz gerçek anlamda ne cennetin güzelliklerini, nimetlerini, ne de cehennemin azab ve dehşetini kavrayabiliriz. Bize düşen o ebedi hayatımızın bir tarlası, bir hazırlanma yeri olan dünya hayatımızı en iyi şekilde değerlendirmek, cehennemin değil cennetin yolcusu olabilmektedir. Ahiretin hazırlığını iyi yapmış olanlar için ölüm korkulacak bir şey olmaktan çıkıp, dosta kavuşmak, ebedi saadeti elde etmek için geçilmesi gereken bir kapı olarak görünür. Ahiret hazırlığını en iyi yapmış olanlar ayeti kerimede belirtildiği üzere peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihlerdir. Peygamberlik Allah vergisidir ve peygamberimiz ile o kapı artık kapanmıştır. Sıddıklar ise Allah’a ve Rasülüne sadakatin, bağlılığın zirvesi ve yaşanan en hassas bir dini yaşantı ile velayetin ( evliyalığın) en üst derecesini elde etmiş seçkin kullardır. Şehitler ise, bir insanın dünyada sahip olduğu en değerli varlığı olan canlarını Allah yolunda, din, İman, vatan, millet, bayrak uğruna feda eden erlerdir. Onlar en kıymetli varlıkları olan canlarını Allah yolunda verdikleri için, Allah ta onları en kıymetli/ değerli ödüllerle ( cennet ve cemalullah) ödüllendirecektir. Salihler ise, her söz ve işleri Allah’ın ve Rasülününün emrine uygun, kadınıyla erkeğiyle Allah için yaşayan erlerdir. Bizler de şu geçici dünya hayatımızı en iyi şekilde değerlendirerek ebedi yurdumuz olan ahirete huzur ve sevinç içinde geçebilmemiz, Allah’ın cennet ve cemaline kavuşabilmemiz için başta Peygamberimiz s.a.v. i iyi tanıyıp Onu kendimize örnek ve önder edinmeli, sıddıklar gibi Allah ve Resulüne bir bağlılık ve teslimiyete sahip olmalı, şehitler gibi gerektiğinde Allah yolunda din, iman, Kuran, vatan, millet, bayrak ve mukaddesatımız için canımızı fedaya hazır olmalı ve Allah’ın salih kulları gibi her söz, iş ve davranışımızın dinimizin ölçülerine uygun olması için gereken hassasiyeti göstermeliyiz. Karşılıksız olarak bize verilmiş olan bu hayatı en iyi şekilde değerlendirip ebedi hayatımızı kazanmanın yolu budur. Bu vesile ile çığ faciasında şehit düşen Ufuk Deniz yavrumuza, son günlerde sınır ötesinde şehit düşen askerlerimize, bütün şehitlerimize ve bütün geçmişlerimize Yüce Rabbimizden rahmet, şehitlerimizin aile ve yakınlarına başsağlığı diliyorum. Allah şehadetlerini kabul buyurup makamlarını âli eylesin. Bizleri onlara hayırlı halef eylesin. Bizden sonrakileri de bize hayırlı halef eylesin. Başta vatanımızı ve milletimizi olmak üzere bütün müslüman ve mağdurları koruyup kollasın. Allah’ın selamı, rahmet ve bereketi üzerinize olsun.

Yuva-ileti-im-reklam
AR-EL-K
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.