Tosya Haber37 Gazetesi Güncel ve Doğru Haberlerin Adresi

Hiciv’ in Sınırları

Hiciv’ in Sınırları
Davut ZAT
Davut ZAT( davutzat@gmail.com )
96
24 Haziran 2020 - 10:08
ResimLink - Resim Yükle

Bir edebiyat terimi olarak daha çok şiir metinleriyle karşımıza çıkan kişi ve toplumsal yergi sanatının şekil almış halidir. Bizde taşlama batıda ise manzum ve şiir alanlarında sıklıkla görülür. Eleştirilen konunun edebiyata büründürülerek zarif bir şekilde ve söz ustalığı ile dile getirilmesi hicvin çerçevesidir. Sadece edebi tür olarak kalmayıp güncel dilde de sosyal bir görev üstlenmiştir. Doğuda ise işin dozu biraz daha serttir. Hicvedilen kişi acımasız eleştirilir ki, şahsiliğin ve kindarlığın dili haline gelebilmektedir. Eleştirilmesi korunaklı idareci ya da yönetimler hiciv sayesinde kendine mecra bularak görev yerine getirilir. Biraz cesaret biraz da idealizm içerir. Eleştirinin edebiyatla yapılması ve kalıcı tesirler bırakması açısından oldukça mühimdir.

Hiç şüphe yok ki hicivde alaycı bir dil vardır. Yolunda gitmeyen kişi ve kurumlardaki eksiklik ve çarpıklıklar muzip bir anlatım, abartılı bir tasvir ve kötüleyen yergilerin yardımıyla hicve dönüştürülür. Hiciv sebepsiz değildir. Hicvedilen konu, kişi ya da olayda bir miktar gerçeklik payı vardır. Hedefteki kişi edebiyattaki keskin kelimelerin kılıcına maruz bırakılır. Eskilerin zem etmek dediği şeye edebiyatta hiciv denilir. Kızgın duygunun kalemle yolculuğunda muhatap yerden yere savrulur. Taşlanan ve ok gibi hedefine salıverilen söz gergin ortam ürünüdür.

Böyle bir kalem sahibinin kelamını dile dökerken zekâsını da kullanması gerekir. Nükte ile dillendirdiği eleştiriyi edebi sanatları da kullanarak zarif bir kimliğe büründürmesi gerekir ki, hicvetmiş sayılsın. Kimi zaman şaka, kimi zaman alay, bazen eleştiri ve hakaret boyutlarına da ulaşır. Husumetin dili ayarlanamazsa galiz ifadelere kadar varır. Amaç hasım bellenenin eldeki tek silahı olan sanat ile incitilmesidir. Duvarlar kalın, eleştirilen güçlü olduğunda dil şekil değiştirebilir. Bu defa; övüyor gibi yapılarak dövülür muhatap. Yeni dilde ironi dediğimiz şey bir miktar espriyle karışık yergilerle hedef tahtasına nişan alınır.  Son iki asırdır, şiirin haricindeki türler olan roman, hikâye, tiyatro ve fıkra gibi nesirlerde de hicivlere rastlamaktayız. Durup dururken tenkit yapılmaz. Kuşku yok ki, hicvin gerçeklik payı olmasın. Şiddetin edebiyatla kelimeye bürünmüş hali olan bu sanatta seviye kaçarsa hiddete dönüşebilmektedir. Bu durumu üstat Cemil Meriç; “lirizm ırmağının coşkun bir kolu” şeklinde tarif etmektedir.

Ancak İslam tarihinde insan unsuru önemlidir. Ahlak ise baş tacıdır. Bu yüzden hamasi yaklaşımlar dinin ölçüleriyle bağdaşmaz. İlle de edebiyat sanatlarını uygulayacağız ya da hiciv yapacağız diye söz şekilden şekle sokulmaz. İnsan haysiyeti beş paralık edilmez. Abartıdan uzak ve sadelik esastır. Gereksiz metih ya da tenkit yapılmaz. Haksızlık, adaletsizlik, kötüleme, yalan, iftira hoş görülmez. Edebi tenkit adına kutsallardan olan ırz, namus, izzet ve şerefe saldırısına müsaade edilmez koruma altında tutulur.

Kelamınızın ve kaleminizin sınırlarını bilerek dile yansıması dileğiyle.

Isdunyasiburada.gif

Copyright© 2020 Tosya Haber37 Gazete ve Matbaacılık

izmir escortescorthd porno