Site Rengi

DOLAR 7,5742
EURO 8,9655
ALTIN 473,78
BIST 1.112
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu 29°C
Az Bulutlu
Kastamonu
29°C
Az Bulutlu
Cts 26°C
Paz 27°C
Pts 26°C
Sal 26°C

Hız ve Haz

Hız ve Haz
05.08.2020
320
A+
A-

Hız, haz ve özgürlük çağın söylemleri. Bir yanda hürriyet ve insan hakları, diğer yanda kadın hakları, lgbtli hakları, hayvan hakları ve daha niceleri. Herkes bir hak koparmanın peşinde. Kimse ne hukukun ne de ilahi adaletin yaptığı taksime razı değil. Herkes çok maaş almak istiyor, herkes zengin olmak istiyor. Herkes yönetici olmak istiyor. Kimse kendi gayretine, yeterliliğine ve hak edip etmediğine ya da nasibi olup olmadığına bakmıyor. Sadece istiyor. Çabalamadan, üretmeden layık olup olmadığına bakmadan istiyor.

 

Araba, ev, eşya, bilgisayar, cep telefonu, internet, kariyer ve para çağın en çok konuşulan konularından. Hangi yoldan kazanıldığına bakılmadan, kültürel ve ahlaki değerler dikkate alınmadan gelişiyor bu taleplerin çoğu. Kuşak değişti, çağ kendi neslinin düşüncesini şekillendirdi. Bunca hız, gürültü ve tüketim isteği doğrusu yoruyor insanı. Hem beden hem duygu hem de ruhlar yorgun zamane insanında. Mola vermek ihtiyaç olsa da o da yeni bir yorgunluğa sebep değil midir artık?

Nedense hız kadar hazzı da yaşayan dünya, aradığını bir türlü bulamıyor. Özlediği sakinliğe bir türlü ulaşamıyor. Huzuru ararken yeni huzursuzluklara kapı aralıyor. Neden böyle sorgusuna dahi girmiyor? Oysa insanı teselli edecek ilacı ararken teşhisin de doğru yapılması gerekmiyor mu? Her hız kazasını, her haz doyumsuzluğunu, her tüketim kendi girdabında yine kendi açlığını doğuruyor. Madde ve ölçüsüzlük böyle bir şeydir işte. Nasıl ki midenin açlığı duygu ile doymuyor ise, duygunun açlığı da yemekle doymaz. Duygu ile akıl bilgilenmediği gibi manevi gıdalar verilmeden de ruh kendi huzurunu elde edemez.   Bu nedenle de insanlık durmadan uçurumun kıyısında geziniyor. Yarı cinnetli bir hal içinde ömür geçiriyor. Özgür ama mutsuz gençlik, hazza ulaşmış ama hüzünlü insan yığınları. Hızlı yaşayan, çabuk tükenen ve yaşadıklarından tat almayan doyumsuz insanların asrına tanıklık ediyor bilgi çağının karakterleri. İletişimlerde kıvam, ilişkilerde güven, taahhütlerde istikrar ve hayatlarda düzen kaybolmuş görünüyor. Emeksiz final, hep daha fazlası olmalı, sabırsızca ve en kısa zamanda gerçekleşmeli talepler. Bunun adı da ya özgüven ya hakkımız ya da özgürlük oluyor…

 

Yeni bir iklim gelmeli, bu kuraklığı ortadan kaldırmalı. Yeşermeli kurumuş yürekler, dolmalı beyinler aklıselimin bilgi sunumuyla. Denge ve ölçü olmalı. Hüzünlü gönüller neyeşe dönüşmeli yeniden. Ancak bu nasıl olacak? Yorgunluklar dinginliğe nasıl dönüşecek?  Kayıplar geriye nasıl döndürülecek? İmkân ve sürat arttıkça koştuğumuz hedefe yetişecek yolların mesafesi de uzuyor sanki. Böyle bir kısır döngü kıskaca almış sosyal hayatı. Hengâme, hız, haz, fazlasıyla imkân ve beklemeksizin elde edilen kazançlar sonuçta hep kazalarla sonuçlanmıyor mu?

 

Artık ağız tadları bozuk, hız kovalıyor, haz yenilenme derdinde, tüketim tüketiyor. Dayatılana mahkûm, maddeye esir, doyan ama doyumsuz kalan, tüketen ama mutsuz olan, midesi tok ama; duygusu, aklı ve ruhu derin açlık hissi çeken çağın tedavi bekleyen marazlı tipleri..!

Çare mi?

Amaçları doğru belirlemek ve araçları amacın üstüne çıkarmamak. Ucuza harcamamak duyguyu, bilgiyi, ölçüyü, değerli olanı ve manevi değeri…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.