Tosya Haber37 Gazetesi Güncel ve Doğru Haberlerin Adresi

Hortlatılmaya çalışılan alevlere DİKKAT!

Hortlatılmaya çalışılan alevlere DİKKAT!
Hüsnü Acar
Hüsnü Acar( husnuacar@hotmail.com )
5.996
24 Mayıs 2020 - 17:06
ResimLink - Resim Yükle

Yaklaşık 15 gündür rahatsızlıkları nedeniyle 2 yıldır İstanbul’da bulunan kayınpederim ve kayınvalidemi ziyaret etmek, bayram sevincimizi paylaşabilmek amacıyla eşimle İstanbul’dayız.

Ancak son 2-3 gündür Kastamonu ve sosyal medyada, çırağım olan İzzet Sarı’nın korona virüs salgını nedeniyle Tosya ile alakalı yazıların yorumların ardı arkası kesilmiyor. Gazetecidir, haber alma, tenkit, taktir haklarıyla haber yapmıştır dedim, saygı duydum ve sustum ama bugün İzzet daha önce gönderdiği ilk yazı metni gibi ikinci bir yazısını daha gönderdi.

Yazıdan dolayı Tosya’lılardan çok sayıda hakaret ve tehdit içeren telefon ve mesajlar aldığını en ilginci de Kaymakamın organize ettiği bir STK yöneticisinin açıklamasından bahsediyor. Benim takıldığım konu bu. Bugüne kadar 17 Vali ve 4 de Kaymakamla mesaimiz oldu. Bir devlet adamının ne yaptığını, yapmadığını, çalıştığı veya çalışmadığını çok iyi bilebilenlerdenim ve Kaymakam Sayın Deniz Pişkin ile de Tosya’da 3.5 yıldır mülki idareci ve gazeteci ilişkileri çerçevesinde mesaimiz var. Tosya’da çalışkanlığı, hizmeti, kişilik ve şahsiyeti, halkla ilişkileri ve devlet adamlığı ile dört dörtlük bir bürokrat olup, hiçbir Allah’ın bir kuluna benim için şöyle yazıverin gibi bir talepte bulunacak bir kişi olmadığı gibi kendisiyle ilgili hangi konu olursa olsun tenkit dahi olsa doğrusuyla eğrisiyle cevap vermekten de kaçınmadığını çok iyi bilirim.

Bu virüs illeti evet dünya ülkelerinde olduğu gibi Türkiye’de de çok cana maloldu ve binlerce vatandaş virüsten korunabilmek için Bakanlığın, Valiliğin, Kaymakamlıkların, güvenlik güçlerinin ve tabii ki en önemlisi sağlık çalışanlarımızın özverili mesai ve gayretleri ile inşallah alacağımız tedbirlerle evde ve sağlıklı kalarak bu kötü günleri de geride bırakacağız.

Şimdi gelelim asıl konumuza… Sevgili İzzet, ben anne tarafından Taşköprü’lü olsam da Taşköprü’yü senin kadar bilmem mümkün değil. 11 yıldır Tosya’da eşimin memleketinde hem de aktif gazeteci olarak yaşayan biri olarak Tosya’yı benden daha iyi bilmen mümkün değil.

Tosya ile Kastamonu arasında yıllardır süren bir kırgınlık vardır, hatırlarsan çok yıllar önce Tosya’ya gerekli ilgi, hizmet ve yatırımın gelmemesi nedeniyle Çankırı’ya bağlanılması için sesli düşünmeler, bazı yazışmalar ve kampanya benzeri şeyler yapılmıştı, bu ateş yavaş yavaş söndürüldü ve üzerine kül örtüldü. İzzet, hal böyle olunca bu yazdığın yazıdan dolayı sana olan tepkiler Tosya nezdinde mesleki bağlamda sicilin bozuk olduğu için olsa gerek.

Zira, hatırlarsan geçmiş yıllarda ‘Delidana’, sonra ‘Kastamonuspor ve Belediyespor’ ile ilgili Tosya aleyhinde, Tosya’yı ve Tosya’lıyı rencide ederek il ve ilçe arasında üzerine kül örtülen sorunu bu son virüs yazınla yeniden alevlendirdin.

İlk yazında Vali beyin Tosya’ya senin yazını okuduktan sonra geldiğini yazıyorsun, oysa Vali beyin senin yazından haberi olmadığı gibi Kaymakamlık Yazı İşleri Müdürlüğü’ne Vali beyin geleceği 2 gün önce bildiriliyor. Haber alma ve haber yapma hakkını elbette kullanacaksın ama daha sağlıklı, daha geniş bilgi amacıyla Vali beyi, Kaymakamı, Belediye Başkanını veya beni arayıp bilgi alabilirdin. Bilgi dediklerini kimden aldığını, kiminle görüştüğünü bilmiyorum ama sen sen ol zurnanın zırt dediği kişilerle muhatap olma. Yazının okunma rekoru kırdığını yazıyorsun ama Tosya’da kırdığın rekor farklı!

Kaymakam beyin 10 Mayıs tarihinde camilerde namazın serbest oluşuyla ilgili yazındaki bölüm kafama takıldı. Araştırdım, o yazı Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayınlanan ve 3-4 saat sonra iptal edilen bir genelgeye ait imiş. Nitekim, böylesine hassas bir genelgeyi Kaymakam bey, Bakanlık veya Valiliğin bilgisi dışında yayınlayamayacağını bir gazeteci olarak senin çok iyi bilmen gerekirdi.

Tosya’daki korona virüs konusuna gelince; bilim insanlarımız bu illetin İran, Arabistan ve Avrupa’dan gelenlerle ülkemize girdiği ve yayıldığını söylüyor. 16 milyonluk nüfusu barındıran İstanbul başta olmak üzere sılayı rahim için yurt dışından ve diğer şehirlerden memleketlerine gitmesi ile de daha da yayıldı.

İşin vahametinin bu kadar olacağı beklenmiyordu. Alınan tedbirler Bakanlık genelgesi doğrultusunda İstanbul ile Hakkari veya Muğla arasında hiçbir fark olmadı. Bu doğrultuda her birimde en üsttekinden en alttakine kadar tüm sorumluluk ve tedbirler alındı. Her tarafta olduğu gibi bizde de duyarlımız olduğu kadar duyarsız veya kayıtsız kalanlarımız da oldu. Ama bu Tosya’ya özgü değildi. Nitekim korona virüs nedeniyle 15 gün kapatılan ve 30 civarında çalışanında testleri pozitif çıkan çalışanlar Kastamonu’ya gönderilince ortalık karıştı. Bilen de bilmeyen de, anlayan da anlamayan da tabiri caiz ise ağzı olan konuşmaya başladı. Halbuki Tosya’da 275 dolayında insana iş ve 1100 kişiye de aş veren fabrika Mart ayının ikinci haftasından itibaren işletmeci tarafından Tosya’da tedbir amaçlı 15 gün tatil edildi, sonra aralıklı olarak dönüşümlü mesaiye başlandı. Yine maske, sosyal mesafe ve hijyen gibi tüm tedbirlere rağmen çalışanların dışarıdaki tedbirsizliği veya ihmali nedeniyle bu olay yaşandı. Şimdi bu işvereni kim nasıl suçlasın, günah değil mi?

Haber yaparken tarafsız, doğru, adil olunmalı, tenkit ve yorum elbette yapılacak ama bu yıkıcı değil yapıcı olmalı. İzzet Sarı kardeşim, iki ayrı yazısının ilkinde Tosyalılar’ı suçlamış, tepki gelince de tornistan yapıp ikinci yazısında hedefe Kaymakam Pişkin’i dahil etmiş. Çok yazık!

Kastamonu ve Tosya’yı birlikte ilgilendiren konu, olay ve haberler hassastır. Camı tuttuğunuz gibi tutmalısınız, biraz sıkarsanız parçalanır ve elinizi kesersiniz. Biz yıllardır bu dengeyi kurmaya, hatta olumsuzlukları silmeye çalışırken közün üzerindeki külü karıştırıp bilerek veya bilmeyerek alevler yeniden hortlatılmaya çalışılıyor, DİKKAT oynarken çulumuzu yırtmayalım!…

Isdunyasiburada.gif

Copyright© 2020 Tosya Haber37 Gazete ve Matbaacılık

izmir escortescorthd porno