DOLAR 18,5489
EURO 18,2870
ALTIN 990,12
BIST 3.146,89
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu 27°C
Açık
Kastamonu
27°C
Açık
Cum 27°C
Cts 28°C
Paz 16°C
Pts 17°C
resim yükle
resim yükle

Huzuru Aramak

Huzuru Aramak
Beypark
21.09.2022
70
A+
A-

Huzur, insanın içini ısıtan, rahatlatan ve sükûnete erdiren bir duygudur. Onu bulan mutlu, geleceğinden umutlu ve rahattır ikili ilişkilerinde ve iç dünyasında. Onu kaybeden içinse dünya adeta bir cehennem hem kendisi hem de çevresi için.

GU-NCELLENEN-Reklam

Zira huzuru kaybeden huzursuz edecektir de bir bakıma…
Kimi huzur ile huzuru bulurken, kimisi de huzursuz ederek huzura erdiğini sanır. Huzur cennete bir adım mesafedir sanki. Huzursuzluğun ise cehenneme kürek çekmekten ne farkı vardır ki? Huzuru bulmuş insan daha dünyada iken cennette, huzuru yele veren ise dünyada iken cinnette… Huzura ermesi için insanın illa ki ölmeyi mi beklemesi lazımdır? İnsanın bu güzel duyguyu yakalayabilmesi için iç bütünlüğünü de yakalaması gerekmiyor mu? İç âleminde dengeyi sağlayamayanların dışarıda başarılı olması mümkün müdür? Mademki gerçek böyledir, huzurun ne şekilde elde edildiğinin yollarını aramalı insan. Bana göre ancak; akıl, ruh ve kalbin tatmini insana huzuru hediye edebilir. Aklını ikna edemeyen, aklındakini kalbe indirmeyen ve kalpten ruha pencere açamayanlar huzursuz bir hayat yaşamaya ve yaşatmaya devam edeceklerdir hiç şüphesiz!
Evet, insanın iç dünyasında sükûneti yakalaması için huzuru araması gerekir. Huzurun kaynağı, bireyin öncelikle kendi iç dünyasında iken, sonrasında da sosyal çevre ve dış etmenler gelmektedir. Huzura destek sağlayan unsurları sağlamaya çalışmamız bizim olmazsa olmazlarımızdandır. Zira huzursuz bir gönülden etrafa yayılan negatif aura, kendi ile çevresine de aynı kaderi yaşatma mutsuzluğuna erdirecektir. Bu manevi bir hastalık mıdır, davranış bozukluğu mu, yoksa psikolojik bir patoloji midir, onu da ehli bilir elbette. Ne var ki bilinen gerçek vardır, oda; huzurdan etrafa yayılan sükûnet iken karmaşık bir iç dünyasının etrafa aksedenler, karmaşa ve kavga halidir.
Huzur iyi bir yol arkadaşıdır insanın hayat serüveninde. Her konuyu sorun yapmak, kendi iç dünyası ile veya etrafı ile barışık olmayan bir fert ince eleyip sık dokuyorsa, teslimiyeti ve tevekkülü eksikse sürekli yargılayıp sürekli kaygılar üretir. Sonuç mu? Böyleleri huzura kapı aralayamaz bir türlü. Hele de geçmişinde birtakım defektleri varsa; o zaman ancak huzursuz olduğunda veya huzursuz ettiğinde mutlu olacak ters bir görüntüye şahit olursunuz. Sanıyorum bu halin iktidarı insanı tedaviye sürükleyen patoloji olsa gerektir. Ne dersiniz? İçinde yaşadığımız zamanın sorunları ve çekilmez yükü mü bu türden insanların sayısını artırmaktadır?
Aslında hastanelere intikal eden kayıtlı vaka sayısı ya da toplum içindeki sosyal çalkantılar veya cadde sokakların küçük boyutlu bir tetkiki, bize önemli ipuçları verecektir. Öyleyse ruha huzur buldurmak gerekli ki mutlu olabilelim. Biraz kanaat, biraz teslimiyet, biraz tevekkül biraz da kadere rıza, bu iç kurdunun alt edilebilmesinde en keskin yoldur. Bu yönüyle şahsen ben, aklı devre dışı bırakmadan birazda kaderciyim doğrusu. Aklımı ikna eder, sonrasında da sorunlar karşısında elimden geleni yapar ve sonuca da razı olurum ki huzurum kaçmasın diye. Böyle olduğunda ruhen doyum içinde hissederim kendimi…
Huzura kapı aralamanın bir diğer önemli yolu da ruhen ihtiyaçlarımızı karşılamakla mümkün değil midir? İnsan bedeni kadar ruhunun da doyuma ihtiyacı yok mudur? Ancak, ruhi ihtiyaçları bilip karşılamanın yolu insanın kendini tanıması ve ruhi ihtiyaçlarını bilmesinden geçer…
Bu hakikatler çerçevesinde kendimizi tanıyıp ihtiyaçlarımızı karşılayarak kendini tanıyan insanlardan olabilirsek, huzuru elde etmek neden hayal olsun ki? Huzura ulaşan ve bu güzel nimetin kıymetini bilerek ona sahip çıkabilenlerden olabilmek dileğiyle…

I0SuO.gif
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.