Tosya Haber37 Gazetesi Güncel ve Doğru Haberlerin Adresi

İlle de Ölçü

İlle de Ölçü
Davut ZAT
Davut ZAT( davutzat@gmail.com )
149
17 Haziran 2020 - 10:44
ResimLink - Resim Yükle

Aşırılıklar dengenin kaybedildiği yerlerdir. Her şeyin ‘azı karar çoğu zarardır.’ demiş büyüklerimiz. ‘Ortası hayırlıdır.’ demiş hadisi şerif. Abartılar israftır, zamanın, sözün, tüketimin… Duruşun abartısı ise riyakârlıktır, olduğundan farklı görünmektir. Kendini gizleme ameli ya da farklı gösterme durumudur ki, her iki halde kendi olmaktan çıkartır insanı. Hâlbuki olduğu gibi yerli yerince olmalı her şey. Kararında, tadında, doğallığında. Sunîleşen her ne varsa aslını kaybetmiş, özünü bozmuş saf ve arı duru halini yok etmiştir. Duyguda da böyledir. Madde de. Teknik gelişmelerde de. Maneviyatta da böyledir, güncel hayatta da. Sevgide de, nefrette de, öfke ve sabırda da…

Bu yüzden hangi alanda her ne yaşıyorsak ölçüye sadık kalmamız gerekiyor. Peki, ölçünün belirleyicisi nelerdir? Tabii ki ilahi kanunlar başta olmak üzere hukuk kuralları, toplumsal normlar, gelenekler ve örfi mirastır. Ölçüye uygunluk; hakkın korunması, ferdin ve toplumun korunmasıdır. Hududa riayet etmektir. Hakka uygunluktur ölçü. Haddi aşmamak için konulmuş bir barajdır; insanın iyiliğine, faydasına, dünyasına ve ahiretine yönelik.

Ölçü aşıldığında başlamıyor mu çözülmeler? Her ne olursa olsun, genel geçer kuralları vardır hayatın. Evrensel ölçülerin tamamı aynı merkezde birleşir çok zaman. Olmazsa olmazları vardır hayat nizamının. İnsan bu ölçülerden sapma gösterdiğinde başlamaz mı bütün sıkıntılarımız? Evet, Ölçü kaçırıldığında hoş bir durum olmaz. Denge bozulur. Sevmek sevmeye benzemezken nefret ise yıkım düzeyinde olur. Zira bu gün dost olduğunla yarın düşman, bugün düşman sandığınla öbür gün dost olabilirsin. Sonların bizi nereye götüreceğini içinden geçtiğimiz an itibariyle bilmeyiz. Teknik abartıldığında insana hizmet etmekten çıkar. İnsanı robotlaştıran teknoloji insan öldürmek için kullanılır. Ölçünün şirazesi kaydığında, insana hizmet merkezden çıkartıldığında. O nedenle ölçüyü taşmayalım. Ayarsızlardan olmayalım…

Peki, insan neden sapar hak ölçüden? Nefsine yenik düştüğünden, işine öyle geldiğinden, menfaatleri öyle gerektiğinden veya kolaycı olduğundandır. Kendini aşırı mükemmel görüp tabulaştırdığından… Ancak ne var ki, bu kolaycılık sonrasında zora dönecektir. Ben hiçbir zaman görmedim ki hudutlar çiğnendiğinde, çiğneyene bundan bir sıkıntı musallat olmasın. Velev ki o çiğneme başta kişinin işine geliyor gibi görünse bile.  Niye mi? Siz içki içen birinin hududu çiğneyerek oluşturduğu zararın sadece günah boyutu ile mi tecelli etiğini sanırsınız? Bilakis onun bu yönüne ilave olarak yine birçok sıkıntı peş peşe gelecektir. Hırsızlık, gıybet, faiz, zina ve daha niceleri… İşte insanı yapaylaştırmak isteyen bilim ve teknik. İnsana cip takmak isteyen insanoğlu. Yaşlıları yük gören maddeci zihniyet…

Günümüzde ölçüyü kaçırmak, ayarlarımızı bozmak için elden geleni yapıyorlar. Bu yüzden ‘ille ölçü, ille de ölçü’ diyoruz. Zira vicdanın makes bulması, insanın insanca değer görmesi, hakkın ve adaletin tesis edilmesi  ölçüdür.

Isdunyasiburada.gif

Copyright© 2020 Tosya Haber37 Gazete ve Matbaacılık

izmir escortescorthd porno