DOLAR 17,9626
EURO 18,2138
ALTIN 1.025,48
BIST 2.880,95
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu 29°C
Parçalı Bulutlu
Kastamonu
29°C
Parçalı Bulutlu
Çar 29°C
Per 27°C
Cum 29°C
Cts 28°C
resim yükle
resim yükle

İman ile Göçmek

İman ile Göçmek
Beypark
20.04.2022
312
A+
A-

Belli bir yaş seviyesine ulaşıp önden ahirete yolcu ettiğimiz insanların sayısı artınca anlıyoruz ki, hayattaki bazı şeyler için yorulmaya değmiyor. İnsanın varlığı ruhlar aleminden başlayan yolculuğu ile birlikte değişik istasyonlara uğruyor. Yollar ve yolculuğumuz ise hep devam ediyor.

REKLAM-VEREB-L-RS-N

Sonsuz bir alemin kapıları aralanmış bizi bekliyor. Mühim olan o kapıdan iman ile geçebilmek. Dünyada insanın yegâne meselesi bu olmalı. İman ile göçmek! Zira sonsuzluk dünyasının tek geçer akçesi imandır.
Ölmekle ölmüş olmuyoruz sadece. Yok olup da gitmiyoruz. Sevgili Peygamber Efendimiz (sav) bu hususu: “Ben dünyada bir ağaç altında gölgelenip sonra bırakıp giden bir yolcu gibiyim.” şeklinde izah ediyor. Demek ki ne kadar yaşarsak yaşayalım misafiriz bu dünyada. Tâ ki asıl vatanımıza öz yurdumuza gidinceye kadar. Öyle ise ölmeden önce ölmek, ölüm hakikatinin farkında bir hayat sürmek ile mümkündür. Bunu elde etmenin yolu ise sorumluluklarımızı yerine getirmek ile mümkün oluyor ancak. Bize bunca nimeti veren, insanı yaratan, bizi donatana karşı kulluk hissimizi bizzat duygumuzun ve ruhumuzun derinliklerinde yaşamak yüce bir bahtiyarlık değil midir? Bütün bunlara karşı teşekkür etmek gerekmiyor mu? Yaratıcımıza teşekkür etmek, O’nun hukukunu korumak ile mümkündür ancak.
Teşekkür nişanesi olabilecek çok değerli ramazan ayını bitirmek üzereyiz. Seçkinliği, bereketi ve getirileriyle yılın en altın zamanı. Oruç ise ramazana ait en kıymetli ibadetlerden. Kadir gecesi yine öyle. Tek sayılı gecelerde aramaya başlayacağımız bir süreç başladı bile. Kuran ayı olması nedeniyle hatimler, salavatlar, fitre, teravihler bir daha ki ramazana kadar ulaşamayacağımız hazinelerden. Sonraki ramazana bizim ulaşıp ulaşamayacağız da imtihan sırrı gereği gizli. Bu günleri ramazan bereketiyle günahlardan arınacağımız bir fayda ile inşallah tesis etmiş oluruz.
Kıyamet günü oruç ve Kur’an’ın kul’a şefaatçi olacağı sahih nakillerde mevcuttur. Bire on mükafatların verildiği, geride kalan zamanı değerlendirebileceğimiz bir dönem olması yüksek menfaatimiz icabıdır. Zira ramazan ayı sonunun cehennem azabından kurtuluşa vesile olduğu, oruç mükafatlarının bizzat Allah (cc) tarafından verileceği gibi bize verilen o kadar çok müjde var ki…
Sosyal anlamda ise iyiliklerin genişlediği, ruhumuzun durulduğu, komşuluk ve arkadaşlık ilişkilerinin geliştiği, gönüllerin yumuşadığı zamanlardır böylesi değerli vakitler. İşte bu güçlü takva ve güzel ahlak mücadelesi bizi iman açısından da daha güçlü kılmaya vesile olacaktır. Öyle ise; ruhumuzla, bedenimizle, kalbimizle ve niyetimizle topyekûn bir arınmaya ulaşmayı umarak, dua ve niyazlarda bulunuyorum…
Yaptığımız tüm güzelliklerin karşılık bulduğu, kurtuluşa erdiğimiz ve ramazanı tamamlayarak bayrama da kavuşabilmeyi diliyorum.

I0SuO.gif
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.