Site Rengi

DOLAR 7,8203
EURO 9,4454
ALTIN 456,61
BIST 1.334
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu 10°C
Çok Bulutlu
Kastamonu
10°C
Çok Bulutlu
Per 12°C
Cum 13°C
Cts 13°C
Paz 12°C
dOBI7b
dOBI7b

İslam’da kadınların yeri ve önemi

İslam’da kadınların yeri ve önemi
Beypark
22.05.2019
1.430
A+
A-

Kadınların İslam dininde ayrı bir yerleri ve mevkileri vardır. Onları erkeklerden aynı çizgiden ayıran birtakım hususiyetler ile vazifeleri olması beni “İslam’da Kadının Yeri ve Önemi” başlıklı yazı yazmaya sevk etti.

Yuva-ileti-im-reklam

Çünkü kadınların İslam medeniyetinin teşekkülünde oynadıkları roller inkâr edilemez  boyutta ve gelecek nesillerin sahih bir çizgide yer almasının temelini oluşturdukları için bu haftaki satırların konuğu kadınların İslam yolundaki say-u gayretleri olacaktır.  Kadınla beraber Annelik makamına da eşlik edecek olan bu yazının, ümmet kadınlarının dirilişinde bir fayda hâsıl ederse amacımıza ulaşmış olacak ve gençlerin İslam kimliğiyle/ahlakıyla tanışmasındaki tüm engellerin ortadan kalkmasına bir nebze de olsun yardımcı olacaktır inşallah.

İslam, 571 yılında Hz. Muhammed (Sav) vasıtasıyla Mekke’de kendini gösterince, kadınlara ayrı bir ehemmiyet göstermiş ve onların varlığına/kemaline işaret eden çok sayıda beyan buyurmuştur. Özel hallerinden, toplumsal hayatlarına dair pek çok ayetleri ilan eden Kur’an, o zamana kadar toplumda ikinci sınıf muamelesine tabi tutulan kadınlara diriliş solukları taşımıştır. İslam’la beraber kadınların asli misyonu ortaya çıkmış ve ümmetin pek çok galibiyetinde dolaylı olarak rol oynamışlardır. Sadakatleri ve sağlam inançlarıyla toplum nesillerinin bel kemiği olmuşlar ve İslam’ın sancaktarlığına soyunan gençlerin yetişmesinde büyük bir görev icra etmişlerdir. Kadınlar İslam demenin yasak olduğu Mekke sokaklarında kapı kapı dolaşıp hemcinslerine Kur’an’ı öğretmişler ve ev merkezli diriliş vizyonlarını başlatarak Allah’ın yaratmış olduğu dünyaya Allah’ın nizamını hüsnü gayretleriyle ilan etmişlerdir. İslam’ın nurunu ve talimatlarını kadınlık şuuruyla omuzlarında yükleyen İslam’ın kızları, Mekke sokaklarında cesaret ve cesametiyle vahyin ışığıyla kararmış kalplere aydınlık, körelmiş gözlere basiret ve pranga vurulmuş akıllara Kur’an ve Sünnet ile müdahale etmiştir. Hz Muhammedin öğrenciler olan İslam’ın kızları Din-i Mübin’e olan hizmetlerin yanında evlatlarına olan annelik görevini de ihmal etmemiş ve fıtri olan sorumluluklarına sadakat gösterip ileride Mekke’yi fetheden ordunun yetişmesinde büyük bir inkılap gerçekleştirmişlerdir.

Ey Ümmetin Kızları! Sizler kulluk davasına girdiğiniz bu yolda eğer Allah Resulü zamanındaki sahabi kadınları örnek alır, onların yaşantısını hayatınıza aktarırsanız kulluk şuurunda zirvelerde dolaşacak ve Peygamberimizin tebliğ ettiği bu dinin yardımcıları olacaksınız. Bu din/medeniyet sadece erkeklerin gayretleriyle değil, sizlerin ahlak üzere yetiştirdiğiniz nesillerin olağanüstü gayretleriyle ikame edildi. Bu yolda durmak yok. Sizler evlerinizin içinde büyüyen evlatlarınızı dışarı ki hayata Allah’ın rızasına uygun Salih kişiler olarak yetiştirecek ve bu yolda mesai mefhumu gözetmeyeceksiniz. Sahabi kadınlardan biri “Ya Rasulallah bizler de erkekler gibi Allah yolunda savaşmak istiyoruz. Bizler de erkeklerin cihat meydanlarında şehit düştüğü gibi şehit olmak istiyoruz” dediğinde Efendimiz sahabi olan kadın şahsında tüm kadınlara hitaben; sizler evinizde insanlara Allah’ın kitabını öğretiyorsunuz. Şayet bu uğurda ölürseniz sizlerde cihad meydanlarındaki şehadet mükâfatına benzer müjdeye kavuşursunuz buyurmuştur.

Hz. Ömer zamanında dört oğlunu savaşta şehit veren anne Hz Hansa “Beni oğullarımın şehadetleriyle şereflendiren Allah’a hamdolsun. Yüce Rabbim beni de onlarla beraber rahmetinin gölgesinde yetiştirsin!” diye dualarda bulunmuştur. Anne olan Hz Hansa’daki bu teslimiyet Mekke’nin soysuzlarına karşı adeta manevi bir meydan okuyuştu. Efendimizin güzide arkadaşları olan sahabileri yetiştiren anneler, canı pahasına Allah-ü Ekber diyerek evlatlarını İslam’ın neferleri kılmışlardı. Onları, bin bir zorlukla göğüs gerdiği Mekke zalimlerine karşı ayakta tutan şey Allah Resülüne olan sadakatleri ve Allah’a olan teslimiyetleriydi. Tesettür ayeti inince Mekke sokaklarında olan kimi sahabi kadınlar evlerine kadar başörtüsüz gitmemek için üzerlerindeki fazlaca elbiselerin bir parçasını yırtarak başlarını kapatmışlar ve bu dine olan samimiyetlerini bir an olsun sekteye uğratmamışlardı. Aynı şekilde “Artık içkiden vazgeçtiniz değil mi?” ayeti nazil olunca sahabi kadınların yetiştirdiği evlatlar, evlerindeki içki dolu fıçıları Mekke sokaklarına dökmüşler ve işittik ve itaat ettik diyerek kalplerinde olan imanlarını bu şekilde göstermişlerdir.

Değerli Anneler ve Anne adayları! Sizler yukarıda misallerini zikrettiğim sahabi kadınların hayatlarını örnek alınız. Evlatlarınıza Allah ve Peygamber sevgisini aşılayınız. Çocuklarınıza 7 ila 10 yaşlarına geldiğinde önce Kur’an-ı daha sonra da namazı öğretiniz. Sizler evlatlarınızı Allah korkusuyla ve Peygamber sevgisiyle yetiştirirseniz emin olun ki bu milletin kaderi ileride değişecek ve masivadan (dünya) maveraya (ahiret) uzanan köprüler inşa edeceksiniz. Rabbim bu yolda sizlere aşk ve samimiyet versin. Rabbim sizlere Âlem-i İslam’ın davasına sahip çıkacak evlatlar yetiştirebilmeyi nasip eylesin(ÂMİN)

AR-EL-K
YORUMLAR
  1. Avatar Dr serkan dedi ki:

    Rabbim kalemini güçlü kılsın yazıların gayet güzel kardeşim ..