DOLAR 8,5544
EURO 10,1441
ALTIN 494,93
BIST 1.349
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu 27°C
Gök Gürültülü
Kastamonu
27°C
Gök Gürültülü
Çar 28°C
Per 30°C
Cum 30°C
Cts 31°C
dOBI7b
dOBI7b

Kalite Arayışı

Kalite Arayışı
Beypark
14.07.2021
107
A+
A-

İnsanoğlunun aklı sorularla, gönlü özlemlerle doludur. Bitmek tükenmek bilmeyen hırsları ve bir o kadar da ihtiyaç listesi vardır. Sınırsız beklentileri, karşılanmasını istediği duyguları bulunur. Cevap bekleyen bütün bunların hepsi de şayet uygun zaman ve zeminde karşılanmaz ise kişi sabır limitini tüketir. Kırılma noktası ise tam da bu anlarda başlar. Yorum, tevil ya da isyanla ikna ederek buluşturduğu düşünce ve duygusunun esiri olurken, belki de en büyük kötülüğü kendisine yapar. Yanlışı bir seçim olarak tercih ettiği anda ise sadece kötünün ve yanlışın yolcusu olmakla kalmaz, kötülerin ve kötülüklerin de eline düşer.

REKLAM-VEREB-L-RS-N

 

Oysa kişinin dünyadaki tek tatmin unsuru kötülük olmamalı. Neden? Çünkü çarpıtılmış ölçülerin dayattığı bir yaşayış tarzı mutluluğun anahtarı olamaz da işte ondan. Nefsin doymak bilmeyen arzularına boyun eğmek, bir tüketim portresi değil midir? Kendi birincil ilgilerinin reklamını yapmak, tek doğru benim bakış açım, benim yaşamım demek gibi bir şey. İçsel buhranlarını gizlemek adına dışsal riyakârlıklar… Yaşantısını en ince ayrıntısına kadar sosyal paylaşıma açmak… Başka insanların mağduriyetine hançer saplayarak ilgi çekmeye çalışmak, sakat bir ruh hali olmalı. İnsanlar kendi özelini ve yaşamını yani en mahrem olanını sosyal ortama servis ederek ne yapmaya çalışıyordur acaba? Peki bundan elde edilen doyum nasıl bir şeydir sormak isterim? Anlaması kolay, lakin anlatması güç! Anlayabilseydi insan zaten anlatması güç olmaz, hatta bu sakat ölçüsüzlüklerden kendini besleme yanılgısına düşmezdi. Kendi ilgilerini başkalarına empoze etmeye çalışarak ilgi odağı haline gelmek ve insanları bu suretle etkileme çabası, kime hizmet eden bir yaklaşımdır bir bileniniz var mı?

Kişinin mahremiyet ve özel hayat tanımaksızın teşhirci bir kültürün parçası olması, kaliteli hayat yaşama isteğinin bir çeşit dışa vurumu olamaz. Çünkü buradan bir kalite doğmaz. Zannımca bu durum, bir çeşit açlık dışa vurumudur. Bir teşhise girememe, bir yanılgının yaşam biçimi haline dönüşme çabası olmalı. Hâlbuki hem kendi hayatımızda hem de sevdiklerimiz karşısında bir seviye ve kalite arayışı içinde olmamız gerekmiyor mu? Her konuda seçici olduğumuz kadar kendi yaşamımızın tercihlerinde, dostluklarımızda, sevgilerimizde ve arkadaşlıklarımızda da kalite arayışı kaçınılmaz değil midir? Bu hassasiyet kendimize verdiğimizin değerin de bir göstergesidir aslında. Yoksa kaliteli tatil, kaliteli yerlerde yemek, lüks takıntılığı, lüks giyim, tarz takibi, modanın güncelliğini yakalama, entel, dantel, zonta hal tavır ve hareketler insanı kaliteye taşıyamaz.

Oysa kalite bir duruştur. Kalite insan olma mücadelesidir. Kalite güzel ahlaktır. Kalite insanın özü, sözü, ruhu ve duygusuyla bir bütün oluşturmasıdır. Züppe tavırlar, serseri ve avare sorumsuzluklar kalitenin fotoğrafı sayılamaz. Bunlar olsa olsa; israf edilen zamanın, müsrif bir hayatın, hoyratça harcanan bir ömrün görüntüsüne denk düşen objelerdir. Ne aradığımızı bilirsek onu bulduğumuzda kıymetini de biliriz. Ne aradığını bilmeyen ise arayıştan arayışa sürüklenir. Neyi bulması gerektiğini öğrendiğinde ise zaten çok yara almıştır bile…

O yüzden hayatı israf etmeden yaşayalım. Akl-ı selim ve doğru ölçünün ahenginde önce kendimizin keşfedip tanıyalım. Emin olalım kendimizden, düşünce, duygu ve ruhumuzdan. Pek tabii ki de selam verip, dost edindiklerimizden ve sevdiklerimizden. Aradığımızı bulduğumuzda ise dört elle sarılacak bir aidiyet hissedelim. Hem de ölümüne. Kaybettiğimizde ise bir daha geri gelmeyecek şey olduğunu bilelim asıl aradığımız ve ihtiyacımız olan şeyin…

I0SuO.gif
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.