Site Rengi

DOLAR 7,8175
EURO 9,3509
ALTIN 448,82
BIST 1.329
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu 12°C
Parçalı Bulutlu
Kastamonu
12°C
Parçalı Bulutlu
Cts 12°C
Paz 14°C
Pts 13°C
Sal 12°C
dOBI7b
dOBI7b

‘Kime Danışmalı’

Beypark
17.07.2019
1.062
A+
A-

Bireysel ya da sosyal açıdan yapılacak işlerde doğru kararlar verebilmenin en kestirme yol ve yöntemi hiç kuşku yok ki istişare etmektir. Yetkinliği olan birinin fikrine başvurmak ya da bir heyetin kararına talip olmak “istişare”dir. Gerek ilahi dinler gerekse sosyal sistemler fikir alışverişini, şura yapmayı veya müşavere etmeyi oldukça önemsemişlerdir.  Bu husus Kuranı Kerimde; “Yönetim işleri hususunda onlarla istişarede bulun!” (Âl-i İmrân 159)  şeklinde emredilmektedir. Nitekim Peygamber Efendimiz (sav) bilgi ve tecrübeli sahabelerle her zaman istişare etmiştir. Bizler de mutlaka istişare etmeli, başvuracağımız ve akıl danışacağımız âlimler, rehberler ve kaynaklarımız olmalıdır.

Yuva-ileti-im-reklam

Evet, kendisi bu kadar önemli olan bir konunun pek tabiî ki kimlerle yapılacağının da bir o kadar önem arz ettiği ortadadır. Hangi konularda istişare edildiği kadar, kimlerle istişare etmemiz gerektiğini de seçmeliyiz.  İstişare edilecek kişi kararlarımızın destek gücü olacağı için yapılacak işlerin de sonucunu doğrudan etkileyecektir. Bu yüzden istişare yapılacak insanlar seçkin insanlar olmalıdır. Herkesin görüşü insanın ufkunu genişletmediği gibi doğru sonuçlara da götürmez. Her danıştığımız insanın vereceği fikir ve sunacağı görüş bizi en güzel ve hayırlı olana götürmeyebilir! Burada da ehliyet sahibi insanların önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Ab­bâ­sî ha­li­fe­si Me’mûn is­ti­şa­re konusunda oğ­lu­na na­si­hatinde; “Şüp­hen olan iş­ler­de, tec­rü­be sa­hi­bi, gay­ret­li ve şefkat­li ih­ti­yar­la­rın gö­rüş­le­ri­ne baş­vur. Çün­kü on­lar, çok şey gö­rüp ge­çir­miş­ler­dir. Zamanın iniş­li çı­kış­lı, ik­bal­li ve he­zi­met­li olay­la­rı­na şa­hit ol­muş­lar­dır. On­la­rın söz­le­ri acı da ol­sa ka­bul ve ta­ham­mül et. So­nun­da se­vi­nen sen olur­sun.” diyor. Ne kadar manidar değil mi? İstişare, şüpheye düşülen konularda bir bilene sormak işi olarak karşımıza çıkıyor. Demek ki ikircikli durumlarda ve karar veremediğimiz hususlarda istişare müessesesine başvurmak en geçerli ve mühim bir yol-yöntem olmalıdır. Herkesle istişare edilemeyeceği gibi her akıl verenin aklı da doğru sonuca götürmeyecektir. Büyükler “dost acı söyler” diye boşuna söylememişler. Buradan çıkacak hakikat ise istişare sonuçlandığında beklentilerimizin aksine dahi bir görüş ortaya çıkmışsa doğruyu kabullenmekte bir erdem olmalıdır. Hakikate ulaştıracak bir istişareyi uygulamayacaksak istişare etmenin ne anlamı vardır? Peki, herkesle yapılır mı bu türden paylaşımlar,  fikir teatileri, istişareler ya da bilgi paylaşımları? Haydi, yaptınız diyelim anlar mı sizin halinizden, çözüm üretebilir mi başvurduğunuz, kaynak gördüğünüz ya da aklına güvendiğiniz kişi veya kişiler? Öyle ise her kişiye akıl danışılmayacağı gibi herkesin verdiği fikir de hemen benimsenmemelidir.

İstişare edilecek kişi çok mühimdir. Bazı vasıfları üzerinde taşımalıdır. Nelerdir o vasıflar? Evvela ehliyetli kimse olmalıdırlar. İlim sahibi, aklı başında, makul, muhakeme yeteneği olan, tecrübeli ve ahlakından emin olunan kimseler olması gerekmektedir. Ana kaynağımız Kuranı Kerim bu konuda da bize yol gösteriyor. “Bil­me­di­ği­ni­zi zi­kir eh­li­ne so­ru­nuz.” (Nahl 16/43) emri ilahisi, istişare edilecek kişinin ana özelliğini bildiriyor. Ayeti Kerimedeki bilmediklerimizi kendilerine sorulması emredilen ‘zikir ehli’nden kastedilenler kimlerdir? Bu sorunun cevabı hiç şüphesiz çok mühimdir. Kuşatıcı bir maneviyat, öngörü ve feraset, istişare hususunda ehliyet sahibi olmanın göstergelerindendir.   Yine takva sahibi, şuurlu, bilinçli düzeyi yüksek, insanı tanıyan, kemalat vasfına haiz,  samimi ve tecrübesi test edilmiş, toplumun genel kabulünü de sağlamış, kanaatleriyle yol açan, geçerli ve güvenilirliği olan kimselerle istişare etmek esastır. İstişare ettiğimiz kimselerin ilmi yeterlilikleri olması gerektiği gibi manen ve ahlaken de olgun olmaları gerekir. Feraseti geniş, tecrübesi engin, çözüme katkı sağlayacak, akîl tarifine uygun düzeyde olmalı ki, istişarelerimiz hayır ile neticelenebilsin…

Toplumumuzda istişare edilmeye layık; ilmen, ahlaken ve manen baş tacı edilen büyüklerin her daim bulunması, kapısını çalabileceğimiz, merhamet ve tevazuda olanların hayatlarımızdan eksilmemesi dua ve niyazı ile.

AR-EL-K
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.