Site Rengi

DOLAR 7,8158
EURO 9,4809
ALTIN 461,55
BIST 1.331
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu 11°C
Sisli
Kastamonu
11°C
Sisli
Paz 10°C
Pts 9°C
Sal 9°C
Çar 10°C
dOBI7b
dOBI7b

Kur’an Kursu Öğreticisi Kerem Karış ‘İman ve Amel Ekseninde Bir Tavzih’

Kur’an Kursu Öğreticisi Kerem Karış ‘İman ve Amel Ekseninde Bir Tavzih’
Beypark

“Ölmeden önce ölenlerden olmak” ilkesi zatına iman ettiğimiz yüce Allah’ın kulları olarak, Müslümanlık için çok faydalar sunması konumumuz açısından önem taşımaktadır. Âdemoğlunun nefsini dizginleyebilmesi ile başlayan bu olgunluk süreci kendisini Rabbini ve yaratılış gayesini daha iyi anlama potansiyeline itmekte ve bunun peşinden rıza-i ilahi doğrultusunda Salih eksenli ameller inşa etmesine zemin hazırlamaktadır. Hayatımızı sürdürmekte olduğumuz şu dünya hayatında kalbimizde/zihnimizde Allah inancı/aşkı ne kadar baskınsa Rabbimizin katındaki değerimiz o nispetle örtüşerek paralel olarak hareket etmektedir. Şeytan kibri ve ahdi gereği Allah ile kul arasında bir engel konulmasını ve kulun dünya hayatında ahiretini elimine edilmesinin vesvesesini telkin ederek kendi ideolojisini tesis ettirme gayreti içinde olduğu hepimizin malumudur.
Peki ademoğlunun bir gayesi ve Rabbi katında verilmiş bir ahdi yok mudur?Kur’an bu konuya el atarak meseleye çözümleyici hamlelerini yaparak kulun daha yaratılmadan evvel yaratıcısına boyun eğerek kul olma sözünün zeminini inşa etmesine salık vermekle hakikati intaç etmiştir. Dünya meşguliyetleri/eğlenceleri kulun zevkine/konforuna meyyal verdiği ve dozunda yararlanılmadığı/kullanılmadığı sürece yaratan ile yaratılan arasında kısmen de olsa mesafe koymasına sebebiyet vermektedir.Konumuz açısından yelpazenin iki ucunu temsil eden imtihan olgusunun kayda değer bir netice oluşması şüphesiz kişinin kendisini bu tür menfi oluşumlardan beri tutması ve ekseninde yaşadığımız bu dünyanın cazibeleri/olanakları karşısında mutedil çizgiyi temsil ederek Rabbine sığınmasıyla elde edilecektir.Buna paralel olarak ahlak melekesi verilmeden/kazanılmadan yapılan ibadetler/ameller tıpkı çuvalın içindeki çürük incire benzer oluşum sağlayarak kişioğlunun faydasız/amaçsız halini ortaya koyacaktır.O yüzden önce Allah tasavvuru inşa edilmeli sonra Peygamberlerin yaşantısını hayatımıza örnek model olarak alıp içselleştirebilmenin yolunu açmalıyız. Hz Peygamber (sav) ile kendini kainata sunan İslam, bulunduğu toplum içerisinde önce Allah tasavvurunu oluşturmuş ve bilahare tasavvuruna ameli uygulamaları ekleyerek temel inanç zeminini inşa etmiştir.Gelen ayetler ışığında aşama aşama mümini olgunlaştıran/kemale erdiren hükümler/hikmetler bina ederek ademoğlunu dünyada salaha ahirette ise felaha müjdeleyerek gayesini öne çıkarmakta ve hükümleri açıklamakla emrolunan Hz Peygamber(sav) vasıtasıyla da ilkelerini/kurallarını/emirlerini tatbik ettirme kolaylığını sağlamıştır. Örnek kabilinden olarak Sahabe-i kiram (R.anhum)’ı bulunduğu toplum içerisinde öncü kılan, Kuranın muhtelif yerlerinde övgüyle bahsedilen, vazgeçilmez kılan ve gelecek nesillere dev bir müktesebatın hazırlanmasında en büyük katkıyı sunan bu ayrıcalıklar hangi itikad, iman ve teslimiyetin tezahürüdür? Şüphesiz bu soruya verilecek en yalın ve kestirme cevap Hz Peygamberin(sav) dizinin dibinde yetişmesi ve vahyin ışında şekillenerek sağlam bir iman portresi yakalamasında yatmaktadır diyebiliriz.Tabi bu alametler öyle akışına zahmetsizce oldu-bitti demek ancak ilimde fukaralığı tercih edenlerin garabetleri olacaktır.Sahabe-Kiram(R.anhum) dünya hayatında en çetin imtihanlara tabi olarak bedel ödemiş ve bunu neticesinde en şerefli ümmet olma unvanına sahip olmuşlardır.
Değerli kardeşlerim Dünya hayatının bir oyun/eğlenceden ibaret olduğunu vurgulayan Kur’an ve Nebevi buyruklar gerçek mekânın ahiret olduğu noktasında bize bolca malzeme sunmaktadır. Yaşamımızı sürdürmekte olduğumuz bu hayat bize ne kadar çetin imtihan sunuyorsa zorlukla beraber gelecek olan mükâfat da o nispetle büyük olacaktır. Rabbim bizleri muhafaza eylesin!(Amin)

Yuva-ileti-im-reklam
AR-EL-K
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.