DOLAR 8,5543
EURO 10,1205
ALTIN 494,84
BIST 1.349
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu 27°C
Gök Gürültülü
Kastamonu
27°C
Gök Gürültülü
Çar 28°C
Per 30°C
Cum 30°C
Cts 31°C
dOBI7b
dOBI7b

Kur’an’ı Kerimin fazileti ve yaz kurslarımız

Kur’an’ı Kerimin fazileti ve yaz kurslarımız
Beypark
16.06.2021
206
A+
A-

Yüce Rabbimiz kainatı yaratmış ve mükemmel bir düzen kurmuştur. O düzen kusursuzdur. Canlı cansız bütün varlıklar bu düzenin bir parçasıdır. Öyle ki her konuda farklı bir görüş ortaya koyan insanların tamamı evrende, haliyle dünyamızda da böyle bir düzenin ve dengenin olduğu, insanlık olarak bu düzeni ve dengeyi bozmamamız, korumamız gerektiği konusunda hemfikirdirler. Söz konusu bu düzenin insanın yaptığı olumsuz müdahaleler ile bozulduğu herkes tarafından kabul edilir.

REKLAM-VEREB-L-RS-N

Dünyada insan dışındaki Bütün canlılar Allah’ın kendilerine çizmiş olduğu bu programa doğuştan sahip olarak dünyaya gelirler. Allah’ın ilhamı ile bunu geliştirip içgüdüsel olarak üzerlerine düşen görevi, kendilerine biçilen rolü en güzel bir şekilde icra ederek yaşarlar. Çevreye, dünyaya zarar vermezler. Aksine bu canlılardan bazıları ortadan kalktığında düzen bozulur, aksamalar ortaya çıkar. İnsan ise böyle değildir. İnsan akıl ve irade sahibidir. Ancak doğuştan hayvanlarda olduğu gibi Şaşmaz bir programla dünyaya gelmiş değildir. Peki bütün canlılara, kendilerine uygun programı yükleyip, içgüdüsel olarak o programa uygun bir şekilde yaşamalarını sağlayan Rabbimiz insanı başı boş mu bırakmıştır? Hayır, kesinlikle başıboş bırakmamıştır. Evrendeki genel düzen içerisinde akıl ve irade sahibi olan insanın kendisinden beklenen o mükemmel halkayı teşkil edebilmesi için gerekli olan programı Rabbimiz, gönderdiği peygamber ve indirdiği kitapları ile insanlığa bildirmiş ve öğretmiştir. Bu gün insanlık olarak bizim programımız Kur’an-ı Kerim’dir. Şu halde Allah’ın indirdiği kitabı, Kur’an-ı Kerim’i okumak, anlamak ve hayatını onunla düzenlemek insanın varlık sebebidir. Yaratılış gayesidir. İnsanın Allah katındaki değeri yaratılış gayesine ne ölçüde uyduğu ile ölçülür. İnsan, insanlığını onunla kazanacaktır. Kur’an-ı Kerim’in kendisine indirildiği Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Kur’an’ın birinci elden açıklayıcısı ve hayatımızda nasıl uygulayacağımızı bizzat yaşayarak gösteren örneğimiz ve önderimizdir. Hayat programımız olan Kur’an-ı Kerim’i okumak, anlamak, ahlakı ile ahlaklanmak, emir ve yasaklarına göre bir hayat sürmek, bir Müslüman olarak hepimizin görevidir.
Meşguliyetlerin en hayırlısı kur’an-ı Kerim ile meşgul olmaktır. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, Abdullah İbniMesud radıyallahu anh den rivayet edilen bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuştur. “Kim Allah’ın kitabından bir harf okursa onun için bir hasene/sevap vardır. Her bir hasene için ise on misli sevap vardır. Ben “Elif Lâm Mim bir harftir” demiyorum. Elif bir harf, lam bir harf, mim de bir harftir. (Tirmizi) Elif lam mim harflerine ve benzerlerine huruf-u mukattaa denir. Bunların manasını Allah ve Rasülünden başka kimse bilemez. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in, anlamı bilinemeyen bu harflerin okunmasından da sevap kazanıldığını bildirilmesinden şunu da anlamış oluyoruz; Kur’an-ı Kerim’i anlayarak okumanın büyük bir sevap olmasının yanında anlamını bilmeden okumak da sevaptır. Bundan dolayı Rabbimizin bize lütfettiği hayat programımız olan kur’an-ı Kerim’i onun dili olan Arapçayı bilmeyenlerimiz de okumalı, onun feyiz ve bereketinden istifade etmelidir.
Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bir hadis-i şeriflerinde ” Sizin en hayırlınız, Kuranı Kerimi öğrenen ve öğretenlerinizdir.” ( Buhari, Fedailül Kur’an, 21) buyurmuştur. Kur’an-ı Kerim’in öğrenip öğretilmesini, sadece lafzının değil, O’nun manalarının da öğrenilip öğretilmesi, Kuran ahlakının, hükümlerinin de öğrenip öğretilmesi şeklinde anlamak gerekir.

Geçen yıl pandemi şartlarından dolayı yaz kurslarımız açılamamış, çocuklarımız camilerimize, kurslarımıza gelememiş, onlara Kur’an-ı Kerim ve dini bilgiler dersleri verilememişti. Allah’a şükür bu yıl hastalığın seyrinde bir düşüş olması sebebiyle Diyanet işleri Başkanlığımız yaz Kur’an kurslarımızın açılması yönünde bir karar almıştır.
Yaz kurslarımıza kayıtlar 21 Haziran ile 11 temmuz tarihleri arasında yapılacak olup dersler 5 temmuz’da başlayıp 20 Ağustos’ta bitecektir. Kurslarımızda pandemi ile ilgili olarak gerekli tedbirler alınacaktır. Veliler olarak çocuklarımızı camilerimize, kurslarımızı bizzat getirerek kayıt yaptıralım. Çocuklarımızı teşvik edelim, ilgilenelim. Rabbimiz Teala kurslarımızı çocuklarımıza faydalı ve bereketli kılsın inşallah.

I0SuO.gif
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.