SAĞLIĞINIZ İÇİN YÜRÜYÜN!

 Fatma BÖLÜKBAŞ

Nietzsche “Gerçekten büyük olan fikirler yürürken ortaya çıkar” demiş.
Yürümek hem bedene hem ruha iyi gelen bir eylem, bir spor. Yürümek aynı zamanda insan vücuduna en uygun spor. Yürüyüşün bedeni rahatlattığı,stresi azalttığı,ruhsal durumu iyileştirdiği,depresyona iyi geldiği, kalp krizi riskini azalttığı, diyabeti geciktirdiği, kansere karşı kalkan olduğu, kilo vermeye katkı sağladığı, Alzheimer riskini düşürdüğü, uykuya dalmayı kolaylaştırdığı, osteoporozdan koruduğu, bağışıklık sistemini güçlendirdiği bilimsel bir gerçek. Hele de düzenli yapılırsa insanın enerji düzeyini arttırıyor,kişinin daha açık düşünmesine yardımcı oluyor. Ama kaçımız düzenli bir şekilde bunu yapabiliyoruz ki? Yabancılar haftanın her günü yağmur-çamur ,kar-kış,güneş demeden yürürlerken biz iki damla yağmuru bile bahane edip sokağa çıkmaktan vazgeçiyoruz.
Hele ki biz Kastamonulular iş yapmamak için neleri neleri bahane  etmiyoruz ki!
Her neyse konumuz yürüyüş,yürümek…Yürümek ruha ve bedene huzur veren bir eylem. Sağlık açısından da çok gerekli bir eylem. Her gün en az 30 dakika yürümemiz gerekiyor. Tabi ki mevsim şartlarını da bahane etmeden…
Tempolu bir şekilde yürümek enerjimizi yükseltiyor. Her gün özel olarak yürüyüşe çıkmasak da işe giderken, alışveriş yaparken, çocukları okula bırakırken bir şekilde yürüyoruz. Kimileri bunları da araçla yaptıkları için tamamen yürüme özürlü oluyorlar. Ama bunu yapmayın! Böyle bir hayatınız da varsa kendinize zaman ayırın ,stadyumlarda, ormanda, çay boyunda, sahil ilçelerimizde yaşayanlar deniz kenarında yürüyün!

***

Sağlık uzmanları da yürüyüşün sağlık üzerinde faydalı olduğu konusunda hem fikirler.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verileri; dünya nüfusunun yüzde 23’ünün hareketsiz yaşam sürdüğüne ve bu durumun tüm ölüm nedenleri arasında 4’üncü sırada yer aldığına işaret ediyor. Bunun nedeni ise hareketsizliğin obezite, koroner kalp hastalığı, diyabet, hipertansiyon, metaboliksendrom, kemik erimesi, meme ve kalın bağırsak kanseri gibi hayatı tehdit eden sağlık problemlerine yol açabilmesi. Düzenli olarak yapılan yürüyüşse  hareketsizlik sonucu gelişen çok sayıda hastalık riskini azaltıyor veya var olan bu hastalıkların belirtilerini hafifletiyor. Yapılan araştırmalar, düzenli yürüyüş yapan kişilerin hastalığa daha az yakalandıklarını ve bu egzersizi ömür boyu yaptıkları takdirde 6 yıla varan daha uzun yaşam sürelerine erişebildiklerini göstermiş.
Hele hele ki ;kalp rahatsızlıklarının fazla olduğu ilimizde kalp krizlerini engellemek için daha çok yürümek gerekiyor.
Araştırmalar düzenli yürüyüşün, egzersizin miktarıyla doğru orantılı olarak artan şekilde tıkayıcı koroner kalp hastalığı, kalp krizi ve bunlarla ilişkili ölüm riskini yüzde 20’den 35’e varan oranda azalttığını ortaya koymuş. Yürüyüş ile kanda kalp damarlarında birikerek daralma ve tıkanmalara neden olan kötü huylu kolesterol LDL seviyesi düşüyor. Damar içerisindeki yağ parçacıklarını toplayıp karaciğere taşıyan iyi huylu kolesterol HDL seviyesi de yükseliyor. Bir diğer kan yağı olan trigliserid seviyesi yüksek olan kişilerde de düzelme oluyor. Koroner kalp hastalığı riskini artıran kolesterol yüksekliği dışında, kan basıncı (hipertansiyon) ve kan şekeri yüksekliği gibi hastalıklar da düzenli yürüyüşten olumlu yönde etkileniyor. Sonuç olarak, yürüyüş sayesinde damar sertliği riskinde azalma, kolesterol değerlerinde olumlu değişim, kan şekeri ve tansiyon değerlerinde düşme sağlanıyor.

Hareketsiz yaşam; kan basıncı, kilo ve kolesterol artışı gibi mekanizmalarla tıkayıcı beyin damar hastalıkları gelişme riskini artırıyor. Araştırmalar düzenli yürüyüş yapan kişilerde inme riskinin azaldığına işaret ediyor.

***

Hareketsiz yaşam ve kötü beslenme; insülin direnci ile kilo artışına yol açabiliyor. Bunun sonucunda da genetik yatkınlığı olan kişilerde diyabet tablosu ortaya çıkabiliyor. Çağımızın yaygın bir hastalığı olan ve görülme sıklığı her geçen gün artan diyabet gelişimi de kalp ile beyin damar hastalıkları riskinde çok ciddi artışları beraberinde getirebiliyor. Düzenli olarak yürüyüş yapmak insülin direncini azaltarak ve fazla kilolardan kurtulmamızı sağlayarak diyabetin ortaya çıkma riskini azaltıyor.

Kan şekerinde, kan yağlarında ve kan basıncında yükselme, kilo artışı ve göbek çevresinde artış ile kendini gösteren tablo “metaboliksendrom” olarak adlandırılıyor. Ülkemizde orta yaşta, özellikle de kadınlarda son yıllarda artarak yaygınlaşan metaboliksendrom genellikle diyabet, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği ve insülin direnciyle ilişkili olup kalp ve beyin damarlarında daralma ile tıkanmalara, bunun sonucunda da kalp krizi ve felce neden olabiliyor. Yapılan araştırmalarda düzenli yürüyüş ile bu sendromun geri döndürülebileceği ortaya konulmuş.

Araştırmalar düzenli olarak günde 30-60 dakika süreyle yapılan yürüyüşün meme ve kalınbağırsak kanseri riskinde anlamlı olarak azalma sağladığına da işaret ediyor. Öyle ki ömür boyu veya menopoz sonrasında düzenli olarak yürüyüş yapan kadınlarda meme kanseri riski yüzde 25 oranında azalabiliyor. Bu etki kilosu normal olan, doğum yapmış ve ailede meme kanseri öyküsü olmayan kadınlarda daha belirgin oluyor. Yapılan araştırmalar düzenli yapılan yürüyüşle kalın bağırsak kanseri riskinde de yüzde 24’e varan azalma olduğunu ortaya koymakta.  Yürüyüşün kalınbağırsak kanseri üzerindeki bu etkisini bağırsak hareketlerini artırması, bağışıklık sistemini güçlendirmesi, insülin ve benzeri hormonların salınımını azaltması, kilo almayı önlemesi ve serbest radikal adı verilen zararlı maddeleri etkisiz hale getiren sistemleri devreye sokması sayesinde sağladığı belirtiliyor.

Çağımızın önemli bir sorunu olan hareketsizlik kemik sağlığını da olumsuz yönde etkiliyor. Osteoporoz, yani kemik erimesi fiziksel olarak hareketsiz kişilerde daha fazla görülüyor. Kemik erimesi sonucunda sıklıkla ilerleyen yaşlarda kalça ekleminde ve omurgada hayatı tehdit eden kırıklar oluşabiliyor. Düzenli yapılan yürüyüş kemik metabolizmasını olumlu yönde etkiliyor ve kasları güçlendiriyor. Bu etkileri sayesinde de osteoporoz riskini düşürüyor.

 ***

Düzenli egzersiz, kendimizi iyi hissettiren hormonlar olan endorfinlerin salınımını sağlıyor. Vücudumuzda salgılanan endorfinler aracılığıyla hayattan zevk alma, dinginlik ve kendini iyi hissetmeyi kolaylaştırıyor. Düzenli olarak yapılınca kilo verme ve kas gerginliğinde artma sonucunda yürüyüş yapan kişi kendini daha formda ve sağlıklı hissediyor. Tüm bu olumlu etkiler sosyal hayata ve diğer insanlarla olan etkileşime de olumlu yansıyor. Bu sayede zihnimizden olumsuz düşünceleri ve endişeleri uzaklaştırmaya yardımcı oluyor.
Yaşamınızı sağlıklı geçirmek, genlerinizi, bedeninizi, beyninizi, ruhunuzu genç ve sağlıklı tutabilmek için hareket edilmesi  gerekiyor. Bunun için egzersiz yapabilirsiniz,spor salonlarına gidebilirsiniz,yürüyüş yapabilirsiniz. Bence en iyisi yürümek herkesin yapabileceği bedava bir eylem. Yürümek insanı hem hastalıklardan koruyor, hastaysak iyileştiriyor ve mutlu ediyor. Düzenli beslenmenin de katkılarıyla günde en az 30 dakika yürürseniz yağ oranınızda ayda yüzde 2 oranında azalma olur. Düzenli yürüyüşler yaşantınızı da düzenler. Yaratıcılığınızı arttırır,daha açık düşünmenize yardımcı olur.

Yürüyüş, çikolatadan daha fazla mutluluk hormonu salgılamanızı sağlıyor. 

Haftaya görüşmek üzere, sevgiyle kalın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma BÖLÜKBAŞ


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber37 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber37 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber37 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber37 değil haberi geçen ajanstır.



Anket KASTAMONU BELEDİYE BAŞKANI KİM OLMALI