Bayram Arifesi

 Davut ZAT

Bayram öncesi son hazırlıklar yapılmak üzere son bir gayretle harekete geçer, sevinç ve neşeyle çarpan yürekler. Erkekler alış-verişte iken, kadınlar temizlik ve yemek hazırlıklarına çoktan başlamıştır bile. Çocuklar ise bayram sabahı giyecekleri kıyafetin, alacakları harçlığın ve toplayacakları şekerlerin derdindedirler…

Gurbettekiler de yol hazırlıklarına başlar bir bir. Bayramda şartları gereği ata ocaklarını ziyaret edemeyecek olanlar ise biraz buruktur. Bu yılda kaçırdık mezarlık ziyaretini diye dövünürler. Oysa elle birlikte gelen düğün bayram iken, bize niye ayrılık düştü diye sancılanırlar, kederli bir gönülle. İşte gurbetin kahreden bir yönü daha gün yüzüne çıkar bir kez daha! Hele de bayram günü nöbet yazmışlarsa iş yerinde, daha bir dokunaklı geçer bayram günleri. Hem de asırlara denk gelecek bir geçmezlik içinde…

Evet, bayram arifesi ramazandaki sabır mücadelesine ait meyvelerin toplanmaya hazırlanıldığı bir zamandır Tosya’mızda da. Zira bu kutlu ayı fırsat bilen fertler, kendilerini arınmaya tabi tutmuştur. Rafine olmuş bir iç huzuru ile bayrama hazırlanmak da gerçekten en doğal haklarıdır insanlarımızın.

Öyle ya! Bayramı hak etmek gerekmez mi birazda?

Bu günlerin en buruk yanı ise; hastası olanların ve yakınlarını geçtiğimiz dönem içinde kaybedenlerin ve bu güzel güne yetişemeyenlerin geride bıraktığı boşluktur hiç şüphesiz. Bayram arifesinde belki sabah namazından sonra, belki de bir ikindi vakti, onları kabirleri başında dualarla yâd ederken, anılar tazelenecek, acılar depreşecek ve gözler şebnemlenecektir muhakkak. Belki de kendisinin de bu hal ile halleneceği zamanın korkusuyla, bir kez daha ürperecektir yanık yürekler...

Ramazan boyunca keşkek pişirme görevini üstlenen fırınlar mı dediniz? Onlar da bu defa bayramlık için hazırdırlar! Bayram gününün mönüsüne katkı sağlamak üzere yakılır çıraları bir kez daha(!) Yalım yalım yalayan ateşle kavrulur tuğlalar, vazifesini en iyi şekilde yapmak üzere. Cabalar içine yerleştirilmiş kuru fasulye, kabak, et, nohut vb. içleriyle ateşe girmeye hazırlanırlar en özel günün yemeği olabilmek adına... Fırın ekmeği için hamurlar da mayalanmıştır diğer yandan. Komşularla bir araya gelerek ayıklanan pirinçler, Tosya sofralarının vazgeçilmez pilavı olmak için inci gibi ışıldarlar karşıdan baktığınızda. Yapraklar ise sarılmıştır bile, hafif ateş ve salçalı su ile pişirilmek üzere. Kadayıflar kızarmış, baklavalar pişirilmiş ve güllaçlar kat kat dizilmiştir sergenlere. Hepsi de şerbetlenip, bayramda günün en tatlı ve en favori yiyeceği olarak ikram edilmek için hazırdırlar mutfakların başköşesinde…

Ağız tadıyla bayrama ulaşmak ve bayramı da bayram gibi hakkını vererek yaşamak dileğiyle.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Davut ZAT


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber37 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber37 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber37 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber37 değil haberi geçen ajanstır.



Anket KASTAMONU BELEDİYE BAŞKANI KİM OLMALI