ENGELLİLER İSTİYOR Kİ...

 Fatma BÖLÜKBAŞ

 10-16 Mayıs Dünya Engelliler Haftası
 3 Aralık Dünya Engelliler Günü.

Her iki tarihte de engelli bireylerin toplumsal yaşama diğer bireylerle eşit şartlarda katılım sağlamalarına yönelik farkındalık oluşturmak amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleniyor.

Engelliler tabi ki tek bir günde ya da sadece tek bir haftada hatırlanmak değil, her gün hatırlanmak istiyorlar.

Sorunları çözülsün istiyorlar. Öyle sorunları var ki yıllardır mücadele ediyorlar. Bizler şahidiz. Kimi sorunları çözülürken kimileri ise hâlâ devam ediyor.

 

                                      ***


“Engelliler sene 365 gün, siz 364 gün neredesiniz?”  diyorlar.
“3 Aralık’ta bizi göğe çıkartıyorlar herkes yanımızda ama 4 Aralık’ta küt diye düşüyoruz biz yine yalnızız”  diyorlar.
Haklılar!
İstekleri, sıkıntıları dertleri çok.
“Haklarımızın çoğunu kaybediyoruz!” diye haykırıyorlar; ama seslerini duyan yok.
Eğitim alanlarında,istihdam alanlarında, sağlık alanlarında ve diğer sosyal yaşam alanlarında eşitlikler talep ediyorlar.
Genel bazda sıkıntıları olduğu gibi yerel bazda da sıkıntıları var. Hatta bazı illerde sıkıntı olmayan şeyler Kastamonu’da sıkıntı oluyor.

                               

                                         ***


En büyük şikâyetleri halk otobüsleri üzerine.
Halk otobüslerinin onları görünce hızlıca geçip gittiğini söylüyorlar, ön kapıdan binemediklerini şoförlerin de arka kapıyı açmadığını,halk otobüslerine engellilerin eşyalarının,sandalyelerinin alınmadığını dile getiriyorlar.
Engellilere uygun otobüsler ve engellilerin tekerlekli sandalyeleri ile otobüslere binmesi onların yasal hakları. Onların otobüslere alınıp alınmamaları şoförlerin inisiyatifine kalmamalı. Otobüslerde engelli rampaları şoförlerce indirilmeli, ama yapan kim? Denetleyen kim?  Şarjlı sandalyelerse otobüslere hiç alınmıyormuş.

Engelli olmaya gerek yok, şehirde halk otobüsleri hepimiz için ezelden sıkıntı.

Belediye Başkanı Hasan Baltacı’nın seçim öncesi vaadi olan sarı otobüsleri dört gözle bekliyoruz.


                                               

                                         ***

Engellilerin eğitime katılma oranlarının da arttırılması gerekiyor. Ne yazık ki bu oranlar da düşük. Bunda eğitimcilerin de payı oluyor ne yazık ki. Görme engelli bir tanıdığım Ankara’da bir üniversite kazanıyor ve ilk duyduğu cümle şu; “Körsen burada ne işin var?” sonrasında tabi kızcağız üniversiteyi bırakmış.
Hâlâ hayallerinin peşinden koşuyor ama o cümle onu o an paramparça etmiş. Yine sokakta yürürken birine çarpsa, “körsen niye dışarı çıkarıyorsun?” söylemleri ile karşı karşıya kalıyormuş.
 Görme engelliler trafik ışıklarına sesli sistem getirilmesini istiyorlar. Kendilerine yardım eden kişilerin fazla ısrarcı olduklarını ve yanlış yerlere yönlendirebildiklerini dile getiriyorlar. Görme engelli bireye dokunmadan önce kendimizi tanıtarak ; "yardımcı olmamı ister misiniz?" cümlesini kurmamız gerekiyor.

Görme engelliler için sarı bant uygulamasının yeterince olmadığından şikâyetçiler. Bu bantlardan yollara ve tüm binalara istiyorlar. Yine bu sarı bantların çevresine insanların araçlarını park etmesi, üzerlerine eşyalarını koymaları, engelli giriş çıkışlarını kapatmaları en büyük sorun. Bu sarı bantların çevresinin giriş çıkışlarının boş olması gerekiyor. Görme engelliler o bantların üzerinde yürümüyorlar aslında, bastonlarını o bantlara dokundurarak yönlerini buluyorlar. O yüzden çevresinin boş bırakılması gerekiyor.  Görme engellilerin postaneye, okula, işe, hastaneye ulaşabilmeleri için bu sarı bantların olması gerekiyor ve ne yazık ki şehrimizde de yeterli düzeyde değil.
Yine görme engellilerden duyduğum bir şikâyet de kullandıkları materyal ve malzemelerini Kastamonu’da bulamamak.

10-16 Mayıs Engelliler Haftası’nda görme engelli bireylerden söz edilmemesi de onların canını sıkmış.

Yine göz muayenesi olabilmek için onlar da ne yazık ki aylarca sıra beklemek zorunda kalıyorlar. Onlara bu konuda bir öncelik tanınmıyor. Sağlık Müdürü konuyla ilgileneceğini söylemişti ama bekliyoruz…

 

                                         ***


Zihinsel engelli anneleri ise en çok kendileri olmadığında ya da bir işleri çıktığında engelli çocuklarını gece veya gündüz güvenle bırakabilecekleri engelsiz yaşam merkezi istiyorlar.

Kastamonu Belediyesi bir engelsiz yaşam merkezi açtı. Ama tabi ki o yeterli değil. Bir de Fiziksel Engelli Çocuklara Yönelik Fiziksel Engelliler Vakfı Sportif Faaliyetler  ve  Koordinasyon Merkezi  Kastamonu Belediyesi bünyesinde açıldı. Bu merkez bir  İstanbul’da bir Antep’de  bir de Kastamonu’da var.  Kastamonu Belediyesi ve Fiziksel Engeliler Vakfı (FEV)’nın katkılarıyla açılan bu merkezde fiziksel engelli özel bireylere yönelik olarak fizyoterapistlerin eşliğinde spor ve güçlendirme çalışmaları yapılıyor.

Bu merkezler hiç yoktan iyidir dedirtiyor ama Op.Dr.Rahmi Galip Vidinlioğlu’nun başkanlığı döneminde Kastamonu Belediyesi tarafından hayata geçirilen bu merkezler elbette ki yeterli değil.

Devlet eliyle yataklı, ailelerin çocuklarını bırakabilecekleri bir engelsiz yaşam merkezi şart. Bölgede sadece Kastamonu’da yok. Eh bunun için de vekillere iş düşüyor. Lafla peynir gemisi yürümüyor.

 

                                         ***

Ve tabi ki engellilerin en büyük hakkı kurumlara erişilebilirliği sağlamak istiyorlar. Kurumların engellilerin ulaşılabilirliğine göre yapılması ,eski binaların da buna göre düzenlenmesi gerekiyor. Çünkü bu anlamda yasal zorunluluklar var. Ve her kuruma engellilere göre kurumlarını düzenlemeleri için ödenekler ayrıldı ve verildi. Ama bunu hâlâ uygulamayan kurumlar var.Engelliler bu noktada da Aile Sosyal Politikalar Müdürlüğü’nü göreve  çağırıyorlar. Engellilerin erişilebilirliğinin sağlanmadığı kurumların tespit edilmesi ve gerekli yaptırımların uygulanmasını istiyorlar.
 Her mimar-mühendisin de bir bina, yol,üst geçit  yaparken engellileri düşünmesi ,kendilerini engelli gibi farz ederek projelerine başlamaları gerekiyor.  Hepimizin, kendimizin de birer engelli adayı olduğumuzu unutmamamız gerekiyor. Bugün koşarak çıkabildiğimiz o dik merdivenlerin yarın gözümüzde kocaman bir deve dönüşmeyeceğini kim bilebilir?

Kastamonu’da engelli ulaşılabilirliğinin sağlanamadığı çok kurum, çok bina var. Hatta bir tanesi, engelli ulaşılabilirliğinin sağlanması için en çok ödenek gelen müdürlüklerden birine bağlı. Öyle merdivenler var ki sağlam insanlar için bile bazı kurumlara ulaşmak zor. Kurumlar bu konuyla ilgili düzenlemeleri ivedilikle yapmalılar. Dediğim gibi sadece engellilere değil, hepimize lazım bir binada ulaşılabilirlik.
Kaldı ki engellilerimiz artık eski yıllarda olduğu gibi evlerinde oturmuyorlar, onlar da hayatın içinde her şekilde varlar. Çalışıyorlar, örgün eğitim görüyorlar, spor yapıyorlar, kurslara gidiyorlar,sınavlara giriyorlar. Aslında kurumların engellilere göre düzenlenmesi konusu tam 1991 yılında çıkan bir yasayla gündeme geldi ama işte şehrimizde de hâlâ engelli ulaşılabilirliğine uygun olmayan kurumlar mevcut.

Engelli rampalarının her binanın ,iş yerinin , bankanın önünde olması gerekiyor.
Engelli tuvaletlerinin her yerde bulunması, açık ve temiz olması gerekiyor.

Yürüyen merdivenlerse her engelli için çözüm değil tabi. Herkesin engeli, engelinin derecesi farklı. Engelliler için en önemli şeyler düzgün çalışan engelli asansörleri ve engelli liftleri. Engelli liftlerinin toplu taşıma araçlarında ve her binada olması gerekiyor.
Ama uygulayan kaç kişi?

                            
                                         ***


Engelliler de toplumda diğer sağlıklı bireyler gibi yaşamak, toplumun engellerini aşmasını istiyorlar. Herkesin görevini düzgün yapmasını,haklarının teslim edilmesini, gerekli yasal düzenlemelerin sonuçlandırılmasını umut ediyorlar. Şehrin engellilerin kullanımına uygun hale getirilmesini diliyorlar. Ve seneye yine aynı sorunları dile getirmek istemiyorlar.
Engellilere karşı daha duyarlı vatandaşlar olarak her gün onların yanında olmamız  gerekiyor.

Özel Bireyler ve Aileleri Dayanışma Derneği Başkanı Huriye Boyraz, engellileri aramıza , toplumsal hayata ısrarla soktu.  Başta açıkçası yadırgadık. Toplumsal ortamlarda sesler çıkartmaları, bağırmaları hoşumuza gitmedi. Ama Huriye Hanım vazgeçmedi. O özel bireyleri toplumsal her ortama soktu.

Biz de onlarla birlikte olmaya, faaliyetler yapmaya alıştık. Mutlu Kafelerinde mutlu mesut yaşıyorlar. Eğlenceler düzenliyorlar. Yemekler yapıyorlar. Zaman zaman bizleri de davet ediyorlar. Toplumun içerisindeler.  Artık onları görmediğimizde biz “neredeler acaba?”  diyoruz.


Türkiye Sakatlar Derneği Kastamonu Şubesi Üyeleri, Kastamonu Görme Engelliler Derneği Üyeleri yaptıkları tüm çalışmalar ile, mücadeleleri ile hep toplumun içerisindeler.

Bizler de onların çalışmalarına destek ve ses olmaya çabalıyoruz.

 İyi ki varlar!

                                         ***


Engelleri hiçbir şeye engel değil.

Her etkinlikte gördüğümüz Cengizhan Koç, fotoğraf kursuna giderek güzel fotoğraf çekmeyi öğrendi. Her etkinlikte fotoğraf çekiyor. Bizlerin de güzel fotoğraflarını çekiyor.

Aralık ayında İç Anadolu Birliği ve Dünya Muhabirler Birliği Türkiye Başkanlığı tarafından Türkiye 'nin EN'LERİ ödül töreninde çektiği kısa film dolayısıyla ödüle layık görüldü. Başarıları daim olsun.

Görme engelli Sevgili Nezihe, Hacettepe Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği’nden başarılı bir şekilde mezun oldu. Ankara gibi büyük bir şehirde tek başına hem memuriyet hayatını sürdürdü hem de okudu. Bunu normal biri dahi zor yapar. Herkes o okula giremez. Şimdi Kastamonu Olgunlaşma Enstitüsü’nde memuriyet görevine devam ediyor. Birbirinden farklı becerileri var. İleride çok daha üstün başarılara imza atacağı kesin. Nezihe; azmin ,inanmışlığın, başarının ve engel tanımazlığın en güzel örneği.

Engeller engel değil.  Nezihe, Cengizhan ve daha niceleri tiyatro oyunları ile, yazdıkları kitaplar ile bizlere de en güzel örnek, bazen bir şeylerden sıkıldığımızda ,pes ettiğimizde ufkumuzu açan değerler….

İyi ki varlar...

Engelliler Haftasında ne yazık ki tek hayali gelinlik giymek olan 43 yaşındaki özel birey Filiz Çevik’i kaybettik. Filiz, tabutu üzerine örtülen beyaz gelinliği ile uğurlandı. Huzur içinde uyusun.

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma BÖLÜKBAŞ


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber37 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber37 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber37 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber37 değil haberi geçen ajanstır.



Anket KASTAMONU BELEDİYE BAŞKANI KİM OLMALI