Site Rengi

DOLAR 8,3198
EURO 10,1141
ALTIN 499,70
BIST 1.454
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu 21°C
Gök Gürültülü
Kastamonu
21°C
Gök Gürültülü
Sal 26°C
Çar 24°C
Per 29°C
Cum 28°C
dOBI7b
dOBI7b

Öğrenilmiş Duygudaşlık

Öğrenilmiş Duygudaşlık
Beypark
09.03.2021
247
A+
A-

Merhaba sevgili okur, bugün 9 Mart Salı. Şiddetini ensemizde hissederek yaşadığımız pandemi süreci sadece iki gün sonra ilan yılını dolduruyor. Bayat zamanlara olan özlemimizin kısıtlamalar dahilinde bir nebze olsun dindiğini görüntülüyoruz. Mevcut düzen farkındalığıyla koşar adım hayata yetişmeye çalışıyoruz. Sürecin, varoluşsal sancılarımızı bize derinden hissettirmek, kaygı, korku ve endişe paydasında gezegen olarak bizi buluşturmak gibi küflü birçok ortak sonucu oldu. Bu süreci bir dinlenme aşaması olarak nitelendirenlerimiz de yok değil. Buz dağının görünen kısmında bugün korku, kaygı ve endişe duygudaşlığından söz etmek mümkün, fakat görünmeyen kısımda duygudaşlıkta gün geçtikçe yok olanı izaha zorluyoruz.
Sosyal medya etkisiyle, öğrenilmiş duygudaşlık olarak ifade etmeyi uygun bulduğum durumun dönem itibariyle ne yazık ki gün geçtikçe bizi iyiden iyiye sardığını söylemek mümkün. Sosyal medyada, gerçek hayatta hedeflenen maske bağışıklığını kazanmış durumdayız. Üstelik sosyal medya kadar uzağa gitmeye de gerek yok, konforlu hayatlarımızda izlediğimiz televizyon haberlerinde olayları öğrendiğimiz dakikalarda kabaran duygudaşlığımız, kanal değişmeden reklam arasında yerini başka duygulara ya da duygusuzluğa kendi normalinde bırakmaya ant içmiş durumda. Haberleri alım hızıyla doğru orantılı bir farkındalık kaybı yaşıyoruz. Olaylara olan anlık geliştirdiğimiz bu farkındalık geçişimiz, gün geçtikçe ne yazık ki gerçek hayata da sirayet ediyor. İşin garip tarafı kurulan ilk bağı hala empati olarak ifade etmeye çalışıyoruz.
Üzerine düşünmediğimiz, sözde etkilendiğimiz bu olaylara karşı takındığımız tavrı empati olarak ifade edebilir miyiz?
Gün içinde akamayan bir hayatı izledikten sonra yaşadığımız farkındalık geçişine akan hayat diyebilir miyiz?
Hayat dediğimiz bu süreçte, duygudaş olamayacağımız anlar varlığını hala korumakta. Hepimize, akamayan hayatların farkında olduğumuz, öğrenilmiş duygudaşlıklarımıza denetimli serbestlik uygulayabildiğimiz, maskesiz bir hava sahası diliyorum. Kelime tasarrufu çerçevesinde yazacağım bu köşede görüşmek dileğiyle..

REKLAM-VEREB-L-RS-N
I0SuO.gif
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.