Site Rengi

DOLAR 8,1853
EURO 9,8731
ALTIN 471,54
BIST 1.328
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu 15°C
Gök Gürültülü
Kastamonu
15°C
Gök Gürültülü
Per 15°C
Cum 20°C
Cts 19°C
Paz 13°C
dOBI7b
dOBI7b

PEYGAMBERLERİN ORTAK ÖZELLİKLERİNDEN SIDK/DOĞRULUK

PEYGAMBERLERİN ORTAK ÖZELLİKLERİNDEN SIDK/DOĞRULUK
Beypark
31.03.2021
129
A+
A-

Sıdk; doğruluk, dürüstlük, özü, sözü bir olma anlamına geliyor. Bütün peygamberlerin ortak özelliklerinden olan sıdk/doğruluk, bir müslümanın sahip olması gereken en temel özelliklerden birisidir. Her türlü hayrın ve güzelliğin temeli durumundaki doğrulukla bunun zıddı olan yalancılık hakkında Abdullah Bin Mesud radıyallahu anh’ın rivayet ettiğine göre Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmaktadır: “Şüphesiz ki doğruluk insanı iyiliğe götürür. İyilik ise cennete götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında doğrulardan olarak yazılır. Şüphesiz ki yalan da insanı kötülüğe götürür. Kötülük de cehenneme götürü. Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında yalancılardan olarak yazılır.(Müslim; 2607-103)
Kur’an-ı Kerim’de birçok ayeti kerimede peygamberlerin doğru ve dürüst kimseler oldukları anlatılmıştır. “Bu kitapta İbrahim’i de okuyup an kuşkusuz O, özü sözü doğru bir insan, bir peygamberdi.( Meryem; 41. ayet) “Kitapta idris’i de okuyarak an, hakikaten O, pek doğru bir insan ve bir peygamberdi. (Meryem;56. ayet. )

REKLAM-VEREB-L-RS-N

Hadis-i şeriflerde dürüstlüğün zıttı olan yalancılık münafıklık alameti olarak sayılmıştır. ” Münafığın alameti üçtür; konuştuğu zaman yalan konuşur, söz verdiğinde sözünde durmaz, kendisine bir şey emanet edildiğinde hainlik yapar. (Buhari;iman,24)
Allah, içi dışı bir olmayan münafıklar hakkında şöyle buyurur; “Şüphesiz ki münafıklar cehennemin en alt katındadırlar. Artık onlara asla bir yardımcı bulamazsın. ( Nisa; 145. ayet)

Süfyan bin Abdullah radıyallahu anh şöyle demiştir: Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’e ; Ey Allah’ın Resulü İslamiyet hakkında bana öyle bir öğüt ver ki sizden sonra artık kimseye bir şey sorma ihtiyacı duymayayım dedim. Bunun üzerine Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem ” “Allah’a inandım de, sonra da dosdoğru ol” buyurdu. (Müslim: iman, 13)
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bu hadisi şerifleri ile dinin en temel iki esasına vurgu yapmıştır. Allah’a iman ve doğruluk/dürüstlük. Allah’a layık olduğu şekliyle inanan onun gereklerini de yapacaktır. Dürüst olmak da bunu gerektirir zaten. Dürüst olmak çok değerli bir özelliktir ve herkes temelde dürüst olmak ve bu şekilde tanımak ister. Ancak bazen insan kendisinin ya da yakınlarının menfaati ile dürüst kalmak arasında tercih yapmak durumunda kalabilir. İşte asıl dürüstlük böylesi durumlarda kendisini gösterir. Gerçekten doğru ve dürüst olan, bir gün bütün yaptıklarının hesabını Rabb’inin huzurunda vereceğine inanan insan, menfaatlerine ters düşse de doğruluktan ayrılmaz.
Rabbimiz Teala şöyle buyurur: Ey iman edenler! kendiniz ana babanız veya akrabanız aleyhine de olsa adaletten/ dürüstlükten Asla ayrılmayın. Allah için şahitlik eden kimseler olun. Zengin olsunlar fakir olsunlar Allah onlara sizden daha yakındır. Öyleyse siz hislerinize uyarak adaletten ayrılmayın. ( Nisa: 135) Bu ayeti kerime bize öyle bir mesaj veriyor ki….
Sadece bu ayeti kerime’ye kulak vermiş olsak bütün toplumsal sorunlarımızı aşmış oluruz. Ayette Rabbimiz, kendi aleyhinize, yakınlarınızın aleyhine de olsa doğru söyleyin, doğru şahitlik yapın. Siz yakınlarınızı korumak adına, onların iyiliğine olacağını düşünerek yalan şahitlik yapmak istiyorsunuz. Halbuki Allah sizden her birinize, diğer insanlardan, annesinden, babasından daha yakındır, daha merhametlidir. Kendisine ceza takdir edilen suçluyu korumaya çalışmayın. Onun cezasını dünyada çekip ahirete temiz bir şekilde gitmesi kendi iyiliğinedir. Onun dünyada cezasını çekmesine engel olmayınız. Bu, onun için bir iyilik değildir….
Düşünelim ki toplumda herkes dürüst olmaya gayret gösterse, bir şekilde suç işlemiş olanlar korunmayıp cezalar verilmiş olsa, cezayı veren bu cezayı Allah için verdiğini, suçlunun bununla ıslah olacağını düşünse. Cezayı çeken de bunu kendisinin hak ettiğini, ahirette azaba düşmemek için bu cezayı çekmesi gerektiğini bilse ve inansa, toplumda suç ve suçlu oranı ne kadar olur? Elbette ki mevcut duruma göre çok daha az olur.
İnsanı insan yapan bu önemli özellik/doğruluk da kolaylıkla sahip olunacak bir özellik değildir. Bunun için insanın ciddi bir nefis muhasebesi ve mücadelesine ihtiyacı vardır. Ayrıca atalarımız; ” üzüm üzüme baka baka kararır” demişler. İnsanlar birbirinden etkilenir. Kendilerinden etkilenecek örnek kişileri tanımalı ve onlarla beraber olmalı. Onlar örnek alınmalıdır. Her konuda olduğu gibi doğruluk, dürüstlük konusunda da kur’an-ı Kerim’de kıssalarına yer verilen peygamberleri, Peygamber Efendimizi, Sahabe i kramı ve tarihteki İslam büyüklerini örnek almalıyız. Yine günümüzde yaşamakta olan, sahip olduğu güzel ahlakıyla bize örneklik yapabilecek kimseleri de tanıyarak onları örnek almalıyız. Doğruluk ve dürüstlüğün doğru ve dürüst insanlarla beraber olarak kazanılabileceğini ifade etmek için Rabbimiz Teala şöyle buyuruyor:” Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve sadıklarla/doğrularla beraber olun. ( Tevbe suresi; 119)

I0SuO.gif
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.