Tosya Haber37 Gazetesi Güncel ve Doğru Haberlerin Adresi

Ramazan ve İnfak

Ramazan ve İnfak
Davut ZAT
Davut ZAT( davutzat@gmail.com )
66
20 Mayıs 2020 - 11:42

Ülkemizdeki kaynak artışı, fakirlik günlerinden bir miktar bolluğa erişmemizi sağladı. Bu bereket, gelişmiş dünya ile çabuk uyum sağlamamız sonucunu doğurdu. Ancak eski zamanlara kıyasla lüks yaşantılar da hayatımızın bir parçası haline geldi. Tatiller, israf, tüketim çılgınlığı, zevk olsun diye yeme, içme, giyim ve alışverişler. Sadaka unutuldu, zekât ertelendi. Kurbanlar siparişle kesildi, etleri fakire dağıtılmadı. Bayramlar mesajla kutlandı. Oruç tutanların sayısı günden güne düşerken, açıktan oruç yemeler birbirleriyle adeta yarışa döndü. Ar etmek rafa kaldırıldı. Hürriyeti hudutsuz yaşadık. Bunun bir sonu gelecekti. Nitekim geldi de! Virüs sadece sosyal yaşantıyı ve sağlığı mı tehdit etti sanıyoruz? İşte ekonomilerde tepe taklak. Nerede kaldı fakirin hakkını zekâta vermek yerine lükse harcamak. Onlara karşı mesuliyetimiz yok muydu yani?

Elbette ramazanla da sınırlı olmaması gerekiyor yardımlaşmak ve hayırda yarışmak. Kılınan namaz, tutulan oruç, yapılan her türlü ibadet insanın bütün manevi hastalıklarını tedavi ettiği gibi cimrilik hastalığından da arındırmalıdır. Yardımlaşmaya götürüp, başkalarını da düşünebilmeyi öğretmelidir. Böyle olmuyorsa niyet ve amellerimizin de tekrardan sorgulanması gerekmiyor mu?

Tosya’mızda da yardım ve dayanışma faaliyeti yerine getiren resmi ve gönüllü kişi ve kuruluşlar muhakkak var. Elbette çok güzel icraat ve faaliyetler yapılıyor. Okuyor, duyuyor ve izliyoruz. Virüs nedeniyle sahada göremesek de hayır yapmak isteyenler ihtiyaç sahibi insanlarımıza bir şekilde ulaşıyor. Kıyafet, gıda ve nakdi yardımlar hassasiyetle adreslerine gidiyor. Veresiye defterlerinin borçları kapatılıyor. Gerek resmî kurumlarımız gerekse sivil toplumun dinamikleri olan dernek ve vakıflar ile vefa gurupları ve gönüllü vatandaşlarımız seferberlik halindeler. Karınca kararınca herkes bir köşesinden tutmaya çalışıyor. Fakir ailelere, düşkünlere ve yaşlılara; aş, çorba, ekmek, ramazan paketi ve iaşe dağıtıyorlar. Giyecek veriyorlar. Bu sene malum iftar çadırları kurulamadı…

Hayırseverlerimiz işyeri kapanan, ücretsiz izne ayrılan ve işten çıkartılan sıkıntı içindeki insanlarımıza da ulaşmalılar. Zor günlerin üstesinden ancak yardımlaşarak gelinebilir. Kurum ve kuruluşlar aracılığı ile ya da bizzat destek sağlanmalıdır. Fitre, sadaka, zekât ve her türlü yardım; kurumsallaşmış ve güvenilir kurumlar ya da kişiler eliyle veya bizatihi infaka dönüştürülmelidir. Hayır yapanlar mümkünse, fakirin ve mazlumun halini anlamak açısından dağıtım faaliyetlerine bizzat katılmalı derim…

Buyurun size imkân, ahlakı sözden öze indirme fırsatı. Duygu, rahmet ve feyz çağlayanı ramazan. Sayılı gün, geçti bile, son dönemece girildi. Şurada kaldı dört gün. Önümüz bayram. Hayırda yarışalım! Ahlakı özümsediğinizi, insanlığa merhamet ve şefkatle baktığınızı, kendinize yine kendinizi ispat ettiğinizi göstermenin tam zamanı. Her alanda infak yapılmalı. Bilgi de infak, ilimde infak, duyguda infak, ruhta infak, para da infak… İyi insan olmanın en kestirme yöntemlerinden birisi de infak etmek olmalı.  Şanlı Peygamberimizin (sav) Hadisi Şerifinde buyrulduğu gibi; “Ölmeden önce tövbe ediniz. Hayırlı işleri yapmaya mâni çıkmadan önce acele ediniz. Zekât ve sadaka vermekte acele ediniz.” [İbni Mâce]

Büyük müceddid İmam-ı Rabbani hazretlerinin de müjdelediği gibi; “Mübarek Ramazan ayı, çok şereflidir. Bu ayda nafile ibadetlere verilen sevap, başka aylarda yapılan farzlar gibidir. Bu ayda yapılan bir farz, başka aylarda yapılan yetmiş farz gibidir.”  Yerine getirebilmek ve istifade edebilmek dua ve temennisiyle.

Isdunyasiburada.gif

Copyright© 2020 Tosya Haber37 Gazete ve Matbaacılık

izmir escortescorthd porno