Site Rengi

DOLAR 7,8187
EURO 9,3602
ALTIN 449,83
BIST 1.329
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu 13°C
Az Bulutlu
Kastamonu
13°C
Az Bulutlu
Pts 13°C
Sal 11°C
Çar 12°C
Per 13°C
dOBI7b
dOBI7b

‘Ruhen Gıdalanmak’ Köşe Yazısı

‘Ruhen Gıdalanmak’ Köşe Yazısı
Beypark
10.07.2019
1.052
A+
A-

İnsan kendini bebeklerde diş çıkarma tanımalıdır. Kendini tanıdıkça hd film etrafını ve bunca muhteşemliği yaratan rabbini de tanıyacaktır. Yeter ki arama ve tefekkür etme eylemine başlasın. Evet, belgesel izle insan hem maddi hem de manevi unsurlardan meydana gelmiş aşk filmleri bir yapıdır. Bunlar; kalp, ruh, beden, akıl, nefs, sır, ahva ve hafi gibi isimlerle anılıyor. Hepsi de bir birinden önemli cevherler ve cihazatlardır. Bir yanı maddi âlemle ilişkili diğer yanı da manevi yapımızla alakalıdır. Beden ise bunların televizyon izle elbisesidir. İçlerinden ruh cevheri, diğerlerinden farklı olarak ayrı özellik gösterir. Hem bedene bağlı gibi hem de tam bağlı olmayıp müstakil bir hüviyet barındırır. Zira “Ruh Rabbimin emrindendir. Size ise ilimden ancak az bir şey verilmiştir.” (İsra:85) Ayeti Kerimesi onun yönünün ilahi âleme dönük olduğunu bizlere haber vermektir. Görevi Allah’ı bilmekle mükellef olup, vücut yönetiminde varlığımızın kontrolü buraya aittir. İdrak eden bilen, şuur sahibi, hissi güçlü ve kuşatıcı bir özelliği sahiptir…

Yuva-ileti-im-reklam

Şayet ruhumuz olmasaydı; diğer yaratılmışlardan farkımız olmaz, daha da aciz varlıklardan olurduk. Aklı kullanmak ve mükellef olmanın şartı ruhumuz sayesinedir. Ancak kendimizi tanımaktaki cehaletimiz ruhu ve onun özelliklerini bilme noktasında bizi yetersiz bırakmaktadır. O’nun fesada uğramaması, cevher olan özünü hep koruması ve bozulmaması insanlığımızı koruyabilmedeki en önemli etkendir. Rabbimizin bir ikramı olan ruhumuz, bedenin ölümüyle de sonlanmaz ve yok olmaz. Ancak; elemleniyorsak, kederlerimiz var ise, hasret çekiyorsak, çeşitli ıstıraplarımız var ise bunlardan da bedenimiz etkileniyorsa burada ruhumuzun etkisi büyüktür. İnsan aklının ya da bedeninin çektiği çilelerden daha büyüktür manevi çileler. Beden rahata erince dinlenir, lakin ruhlar öyle midir? Zaten ruhtan maksat insanın manevi varlığı değil midir? Hep maneviyat deyip dururuz da nedir bu manevi olan deyip, o deryaya hiç kulaç atmayız. Oysa şeytan ve nefs gibi kötülüğü telkin eden zıt düşünceler de insanın bünyesindedir. Manevi hastalıklar dediğimiz nefs hastalıkları da işte buradan kaynaklanmaktadır. Mesela hepimizin ağzında bir ifade var. Psikolojisinde dengesizlik hissettiklerimize “ruh hastası” diyoruz. Şahsen ben bu tanıma katılmıyorum. Gerçekten de ruh hasta olur mu? Bence hastalanan akıldır!

Peki, aklımızı, bedenimizi, becerilerimizi ve bilgilerimizi geliştirirken ruhen neden gerilerde kaldık? Nasıl ki bedenimizin ve aklımızın ihtiyaçları vardır, karşılanmayı gerektirir, tıpkı öylece duygunun ve ruhun da benzeri ihtiyaçları vardır. Bedenin ihtiyacı olanlar verilmediğinde hasta olduğumuz gibi sağlıksız beslenen akıllarda da sarsıntılar görülür. Duygusal gıdalarını alamayanlarda denge kaybı kaçınılmazdır. Her cihazatımızın böylesine temel gereksinimleri var da ruhumuzun yok mudur? Bedenimiz yedirip, içirip, dinlendiriyoruz. Aklımızı okuyor, dolduruyor ve genişletiyoruz. Duygularımızı sevip seviliyor, üzülüp neşeleniyor, korkuyor cesaretleniyor ve daha nice ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Ya ruhumuzun? Mademki ruh diye bir gerçeğimiz var o da; yoruluyor, aç kalıyor, gıdasız kalıyor ve rahatsızlanmıyor mu? Öyle ise manevi ihtiyaçlarımızı da bileceğiz ki doğru, kurallara uygun ve kendi mecrasında doygun bir ihtiyaç karşılama sağlayacağız. Aksi halde hastalıklı olmak kaçınılmazdır. Ruhen aç kalanlar bir anlamda ruhi engelli gibi olurlar. Ruhunu dinlendirmek isteyen onun istediği gıdaları ona verecek ki rahatlayabilsin. İnsanın manevi varlığını teşkil eden en önemli cevher ruhu olduğuna göre ruha da ruhi gıdalar vermek gerekmektedir. Zira iyiliklerin kaynağı ruhtur. Ruh iyi olursa insanda iyi olur ve o kimseden iyi fiiller beklenir. İyi olmak ve sonsuzluk iklimine ulaşmak için ruhun gıdalarını araştıralım, bilelim ve o gıdalarla ruhen beslenelim. Bilmiyorsak ruh doktorlarını, manevi sultanları bulalım. Tek taraflı beslenerek çarpık görüntüler sergilemeyelim…

Ruhumuzun gıdası olan, manevi ihtiyaçları karşılayarak ruhumuzu dinlendirmek ve dengede kalabilmek dileğiyle.

AR-EL-K
YORUMLAR
  1. Avatar Anonim dedi ki:

    Yüreğinize sağlık üstadım..