Site Rengi

DOLAR 7,8187
EURO 9,3602
ALTIN 449,83
BIST 1.329
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu 13°C
Az Bulutlu
Kastamonu
13°C
Az Bulutlu
Pts 13°C
Sal 11°C
Çar 12°C
Per 13°C
dOBI7b
dOBI7b

Şubat Vapuru

Şubat Vapuru
Beypark
19.02.2020
482
A+
A-

Sanal bir dünyaya açtık kapılarımızı. Bilgi teknolojileri ve internete bağlı cep telefonlarının aktif kullanımı da eklenince hayatlara tüm başlar aşağıya düştü. Eskiden edebinden yani hayâsından dolayı başını yukarı kaldırmayanlar bu defa cep telefonu ekranından kaldıramaz oldular. Kuşandık bu soyut dünyanın sosyal paylaşımlarıyla. Bütün sosyalitemizi cam ekranlara terk ederek ekran kurusu olduk. İçimiz boşaldı, aklımızı kullanamaz, vaktimizi beyhude işlerle tüketir olduk. İçeriği boş, bize menfaat sağlamayan lüzumsuz uğraşların hengâmesinde tüketiyoruz ömrümüzü. Yozlaştık, verimsizleştik, üretmez olduk. Oysa bizim karşımızdaki dünya öyle mi yapıyor. Bize tüketici diyorlar, kendilerine üretici. Harıl harıl, gürül gürül çalışıyorlar. Donanımlılar. Pazarcılar.  Sloganlarla kendimizi kurtaramayız. Çok okumak ve çok çalışmak zorundayız…

Yuva-ileti-im-reklam

İşte şubat ayı, geçmişi ve bugünüyle şehitler ayı oldu ülkemiz için. Toprağa düşen her can, ruhu ile cennete yükselerek kendini kurtarsa da bizim omuzlarımıza büyük bir emanet yükü bırakıyorlar. Allahın sözünü yükseltmek, bayrağı dalgalandırmak, harimi ismetimizi korumak için can veren yiğitlerimiz hep olacaktır. Onların şahadetiyle yeni güller tomurcuklanmaktadır! Aynı zamanda sevgi ayı Şubat. Modernist dünyada entelektüel olduğunu söyleyenlerin kaş çatıp, burun kıvırmasından ötede duran bir gerçekliktir şehitlik ve sevme makamı. Aynalı binalar, son model, ithal lüks eşya ve arabalar, sahil yörelerindeki kumlu ve sulu mekânlar sevginin adresi olabilir mi hiç? Onun taht kuracağı yer insanların sineleridir.

Yine bir Şubat ayındayız, lakin bitim tükenmek üzere. Tohumların toprak altında patlamaya hazırlandığı zaman. Atalarımızın gücük diye adlandırdığı, takvimlerin kışın son ayı diye tarif ettiği yılın bu bölümü, öyle hiç de sıcak geçmeyecektir. Sabrı az olup bahara özleminden olsa gerek kısa çekmektedir. Hepi topu 28 gün. Bazen de ite kaka 29 gün olan Şubat, bir an evvel ömrünü tüketmeyi ister her nedense! Mirasının bir kısmını Mart ayına devreden Şubat, sevgi günlerini içinde misafir eder. Emek ve sabır ayı. Bazen karlar altında, bazen cemre sıcağında, kimi zaman da lodosla birlikte güçlü rüzgârlar ve fırtınalar eşliğinde…

Hepsinden önemlisi zaman eriyor. Ömrümüzün vapuru yılları, ayları ve günleri yara yara tüketiyor bizi. Yolculuğun bu denli hızlı oluşu bizi nereye götürüyor acaba? Zaman hesabı yapılmayacak bir yerlere. Son ifadesinin olmadığı, hesapları vapurun içine doldurduklarımıza göre yapılacak bir zamansızlık adresine… Yapıp ettiklerimizin finalini, doğruluk ölçümüz belirleyecek esrarlı yolcuğun sonunda. Bizi mükâfat ya da ceza, karanlık ya da aydınlık gibi bir sonuç bekliyor varacağımız sahilde. Mademki Şubat, sevgi ayı. Rabbim; severek yaptığımız, varacağımız sahilde bizi karşılayacak güzel amelleri yolculuğumuza azık eylesin. Sevginin Sultanına kavuşacak sevilesi güzellikleri bizlere armağan etsin. İçimizdeki sevgi, bütün yönlerimizi ve anlarımızı kuşatarak insan olma sorumluluğumuzu her daim hatırlatsın…

Soğuk Şubat günlerine inat, içinizin sıcaklığı hiç eksilmesin.

AR-EL-K
ETİKETLER: ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.