Tosya Haber37 Gazetesi

Tosya Müftüsü Eyyup Demir’den Köşe Yazısı

Tosya Müftüsü Eyyup Demir’den Köşe Yazısı
158 Okundu
06 Aralık 2018 - 10:00

İslam inancına göre, insanoğlunun hayatı iki bölümden oluşmaktadır. Bunlardan ilki dünya hayatı. İkincisi ise ahiret hayatıdır. Dünya hayatını bizatihi yaşadığımız için, onu kabul eder ve şahitlik ederiz. Ancak ahiret hayatı bizim için bilinmeyen bir hayattır. Bunun içindir ki; Yüce Mevlamız Kur’an-ı Kerimde ahiret hayatı için gaib ifadesi kullanır ve Kur’an-ı Kerim’in hemen baş tarafında Bakara Suresi 3. Ayette şöyle buyurur; “O (takva sahibi) kimseler ki, gaybaa inanırlar, namazı dosdoğru/gereğine uygun kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden de (gereken yerlere Allah için) verirler.”
Gayba inanmak, iman esaslarından biridir. Yani bir Müslüman gözü ile görmese de ahret hayatının varlığına inanır ve onu tasdik eder. Çünkü Rabbimiz Kur’an-ı Kerimde, peygamber efendimiz de hadislerinde hep ahiret hayatını varlığından bahsederler. İslama göre ahiret hayatına inanmayan bir kimsenin imanı eksiktir.
Yaşadığımız ve şahit olduğumuz bu dünya hayatının devam etmesi için nasıl çalışmaya ve dünya hayatına lazım olacak işler yapmaya mecbur isek, ahiret hayatı için de, ahiret hayatına lazım olacak işler yapmamız elzem olarak karşımıza çıkıyor. Madem ki biz müslümanlar gayba iman ediyor ve ahretin varlığına inanıyoruz. Ve bu dünya hayatı kısa ve geçici, ama ahiret hayatı uzun ve kalıcı diyoruz. Öyleyse dünya için çalıştığımızın daha fazlasını ahiret hayatı için çalışmamız gerekli oluyor. Çünkü ahiret hayatı başka bir yerde, başka yollarla kazanılmıyor. Dünyada ve Allah ve Rasülü’nün gösterdiği yollarla kazanılıyor. Çünkü peygamber efendimiz Hz. Muhammed (S.A.S); “ Dünya ahretin tarlasıdır.” buyurdular. Pekiyi bu ne anlama geliyor? Dünya hayatının devam etmesi için, bağ-bahçe, tarla-tapan uğraşmak ve buralara bir şeyler ekmek durumundayız. Çünkü ekmeyen biçemez. Ekmeyen elde bir şey edemez ve hasat yapamaz. O zaman dünya ahretin tarlası ise, dünya tarlasına ahiret için bir şeyler ekmemiz isteniyor.
Yüce Mevlamız Mülk Suresi 2. Ayette; “ O, (Allah) ölümü ve hayatı, amel bakımından hanginizin daha güzel olacağını imtihan etmek için yarattı. O mutlak galip, çok bağışlayandır.” Rabbimiz burada, hayat ile ölümü (ahireti) yarattı ki, sizi imtihana tabi tuttu/tutuyor. Diyor. Evet dünya hayatından sonra ahiret hayatı olacak ve ebedi olacak. İnsanoğlu ve tabiî ki Müslümanlar bu ebedi ahiret hayatını göz ardı etmeyecek.
Yaşadığımız dünya hayatında, dünya tarlasına ahiret hayatı için ne ekersek onu biçeceğiz. İyilik eken iyilik yani sevap, kötülük eken de kötülük yani günah biçecek. Zilzal Suresi 6,7, ve 8. ayetlerde şöyle buyruluyor: “ O gün (kıyamette) insanlar amellerinin karşılığını görmeleri (ve iyi kötü sonuçlarını tatmaları) için (hesap yerinden) bölük bölük dönecekler. İşte kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse onun karşılığını görecek. Kim de zerre ağırlığınca bir şer işlerse onun karşılığı görecektir.”
Dünyada yapılan bir fiil, hiçbir iş ve amel kaybolmayacak ve açıkta kalmayacaktır. Bu ister iyi, isterse kötü olsun iyi bir iş yapılmışsa o sevap olarak, kötü bir işi yapılmışsa günah olarak mutlaka karşımıza çıkacaktır. Çünkü Allah (c.c)’ın koyduğu kanun budur. Mü’min Suresi 17. ayette; “Bu gün (ahirette) herkesin kazandığının karşılığı verilecektir. Bu gün (kimseye karşı) hiçbir haksızlık yoktur. Şüphesiz ki, Allah, hesabı pek çabuk görendir.” Casiye Suresi 22. ayette ise; “Allah gökleri ve yeri hak (ve hikmet gayesi) ile yarattı. Öyleyse herkes (dünyada) kazandığının karşılığını görecek ve kimseye haksızlık edilmeyecektir.” buyurulmaktadır.
Ahiret yurduna varıldığında insanlara amelleri arz edilecek. Yani önlerine konulacak. Herkes tek tek inceleyip bakacak. Oradaki manzarayı bakınız Rabbimiz nasıl anlatıyor. Kehf Suresi ayet 49; “ (Amelleri yazılı) kitap (önlerine) konulmuştur. Artık o günahkârları görürsün ki, onun içindeki (yazılı) şeylerden korkarak; “Eyvah bize! Bu kitap da ne acayip! Küçük büyük hiçbir şey bırakmayıp onları sayıp dökmüş (hepsini kaydetmiş).” derler. Onlar bütün yaptıklarını (O kitabın içinde) hazır bulmuşlardır. Rabbin hiç kimseye zulmetmez.”
Kıldığımız namazların hiçbirisi, tuttuğumuz oruçların hiçbirisi, yaptığımız hayırların hiçbirisi, hatta bir yetimin başını okşamış isek, kırık bir kalbi onarmış isek, aç olan bir garibi doyurmuş, yoldaki bir dikeni veya çalıyı kaldırmış, hasta olanı ziyaret etmiş, birinin cenazesine katılmış velhasıl hayır olarak ne yapmış isek, O yaptığımız hayırlı iş orada (kıyamette) karşımıza eksiksiz bir şekilde karşı çıkacaktır.
Ama, yaptığımız şer ve kötülüklerde böyledir. Haramlardan hangisi olursa olsun kul haklarından hangisi olursa olsun (gıybet, dedikodu, haset, kin, garaz, çekememezlik ve kul haklarını ihlal etmek (çiğnemek), kırdığımız bir kalp, incittiğimiz bir kimse, ana-baba hakları, komşu hakları, Müslümanların hakları hepsi karşımıza tastamam getirilecek.
Durum böyle olunca; akıllı ve izanlı olan bir insan bunlardan hangisini yapar? Yani iyilikleri mi? Kötülükleri mi? Tabiîki iyilikleri yapar ve karşılığında da ahrette iyilik bulur.
Rabbim hepimize dünya hayatımızda ahiret yurdunu kazanmayı nasip eylesin. Kalın sağlıcakla.
Eyyup DEMİR
Tosya Müftüsü

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Copyright © 2018 Tüm Hakları Saklıdır. Tosya Haber37 Gazete ve Matbaacılık