Site Rengi

DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu 16°C
Sağanak Yağışlı
Kastamonu
16°C
Sağanak Yağışlı
Cum 22°C
Cts 18°C
Paz 15°C
Pts 15°C
dOBI7b
dOBI7b

Türk Ocağı’nda Kudüs konulu program

Türk Ocağı’nda Kudüs konulu program
Beypark
15.12.2017
810
A+
A-

“YÜZYILLIK Yalnızlık: Kudüs’ün Dünü, Bugünü” başlıklı programın konuğu Kastamonu Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Alaattin Dolu oldu.
“Osmanlı Kudüs’ünde Toplum ve Siyaset 1703-1789” başlıklı doktora tezi yapmış olan Alaattin Dolu; “Dört bin yıllık bir şehrin hikâyesini birkaç saatte ele almak imkânsız. Amerikan Başkanı Donald Trump’ın geçen hafta Kudüs ile ilgili kararından sonra Türkiye’den yükselen tepkiler tüm yurtta bir Kudüs seferberliğine neden oldu. Kastamonu Türk Ocağı da Kudüs konusunda bilinçlenmek üzere bir program düzenledi” diyerek sözlerine başladı. Dolu, şehrin dört bin yıl önce başlayan serüveninden kesitler sundu. Eskiçağlardan Pagan Roma’ya Hz. Ömer’in fethinden Osmanlılara uzanan kutsal şehrin hikâyesinde Kudüs’te her mekâna sirayet eden kutsallığın izlerini anlattı. Hz. Süleyman tarafından inşa edilen Süleyman mabedini ve eski ahit sandığını bulmak için İsrail’in başlattığı kazı faaliyetlerinden yola çıkarak aslında bu mabedin İslamiyet için de önemine vurgu yaparak başladığı konuşmasında dinlerin beşiği olan Kudüs’ün içine düştüğü durumda din ile siyasetin içi içe geçmiş hikâyesinden kesitler sundu.
“Hz. Ömer’in fethinden sonra sadece 88 yıllık Haçlı hâkimiyetinde kaldığı dönemde Yahudiler ve Müslümanlar baskı ve zulümlere maruz kalmıştı. Oysa Kudüs en müreffeh yıllarını İslam hâkimiyetinde yaşamıştı. Bu anlamda Eyyubilerden sonra şehrin yeniden İslami kimlik kazanmasında Memlukler ve Osmanlı Devletinin faaliyetleri büyük öneme haizdir. Diğer tarafta Ku- düs’ün hak ettiği öneme binaen Osmanlılar tarafından gerçekleştirilen imar faaliyetleri ve Osmanlı sultanları tarafından her sene şehir ahali- sine gönderilen surreler devletin bölgedeki varlığının simgesi olmuştur” diyen Dr. Dolu, 18. Yüz-yılda şehrin nüfus yapısının değiştiğini, gayri- müslim hacıların bölgeye geldiğini anlatarak, bu değişime siyasete eklemlendiği 19. Yüzyılda ise Avrupa devletleri açısından siyasi nüfuz ve rekabet alanının dini nüfuz alanına döndüğünü ifade etti.
Yrd. Doç. Dr. Alaattin Dolu şunları söyledi: “Yahudi göçlerini organize eden Siyonist teşkilatın Avrupalı devletlere sunduğu savaş sermayesi ile kendilerine Filistin’de bir yurt açma amacıyla örtüşmüştü. Sykes-Picot Anlaşması’nın ifşa edilmesiyle kandırıldığını anlayan ve Arap krallığı haya- liyle tutuşan Şerif Hüseyin için artık çok geçti. Filistin’de uluslararası bir idare planlandığı ortaya çıkmıştı. Buna binaen 1917 yılında İngiliz bakan Lord Arthur J. Balfour’un adıyla anılan Lord Rotschild’e gönderilen Balfour deklarasyonu, Yahudilerin Avrupa savaş giderlerini beslemesinin bir karşılığı idi. Ayrıca Avrupa’nın kendi antisemitizmi içine düştüğü çelişkiyi de açıklıyordu. Bu durum, Yahudilere Filistin’de bir yurt vererek yüzyıllardır gerçekleştirmek istedikleri emelleri için de bir araçtı. Bu anlamda 1917 yılında çetin savaşların yapıldığı Gazze muharebeleri İngilizleri bir süre püskürtse de General Allenby komutasındaki İngiliz ordusunun 11 Aralık 1917 yılında şehre girmesine mani olunamamıştı…”
“Geçmişten günümüze farklı etnik ve dinden insanların yaşadığı bu kutsal şehir en bahtiyar günlerini İslam devletlerinde yaşamıştır. Kudüs’ün bu talihli günlerine yeniden kavuşması ise yeniden Osmanlı modeliyle idare edilmesiyle mümkündür. Bu nedenle İslam dünyasından yükselen seslerin kuvveti tam ve eksiksiz olmalıdır. İslam İşbirliği Teşkilatı tarafından Doğu Kudüs’ün Filistin’in başkenti olarak tanınması bu yolda atılmış bir adım olarak görülmeli ve ilgili ülkelerin elçiliklerin Kudüs’e taşınmasıyla devam etmelidir.” Program sonunda güncel gelişmeler, Türkiye ve İslam dünyasının durumu da değerlendirildi. Gündem ile ilgili soruların da sorulduğu program sonunda Kastamonu Türk Ocağı Şube Başkanı Prof. Dr. Mehmet Serhat Yılmaz tarafından katılım ve akademik katkılarından dolayı Yrd. Doç. Dr. Alaattin Dolu’ya teşekkür ve katılım belgesi takdim edildi.

REKLAM-VEREB-L-RS-N

I0SuO.gif
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.