Site Rengi

DOLAR 7,8175
EURO 9,3509
ALTIN 448,82
BIST 1.329
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu 12°C
Parçalı Bulutlu
Kastamonu
12°C
Parçalı Bulutlu
Cts 12°C
Paz 14°C
Pts 13°C
Sal 12°C
dOBI7b
dOBI7b

Yaşanan son afetlerin İslami yorumuna dair

Yaşanan son afetlerin İslami yorumuna dair
Beypark
12.02.2020
1.822
A+
A-

Öncelikle ülkemizin ve Âlem-i İslam’ın menfaati uğruna İdlib’de şehadet makamına ulaşan mehmetçiklerimize ve ülkemizin belli noktalarında vuku bulmuş tabii afetlerden ötürü hakkın rahmetine kavuşan kardeşlerimize Allah’tan bağışlanma, mağfiret ve cenneti ile müjdelenmesini niyaz ediyorum. Rabbimden, şehadet şerbetini içen kardeşlerimizin geride bıraktıkları acılı ailelerine sabrı-ı cemiller ihsan eylemesini diliyorum. İdlib kahramanlarından, deprem enkazından, çığ felaketinden ve uçak faciasından yaralı olarak hayatta kalan kardeşlerimize ise ayrıca şifa bulması için şafi olan Allah’a niyazlarda bulunuyorum.
Bu yazının kaleme alınma amacında okurlara yönelik sadece Kur’an’ın ve Sünnet ’in bildirdiği inkârı mümkün olmayan ayet ve hadisler ışığında yorum, tevil ve son hadiselere ilişkin olayların İslami olarak değerlendirilmesi amacı taşıdığını önemle belirtmek isterim. Zira kesinliğe dair kelam etmek Kuranın ve Sünnetin yetkisi altındadır. Gün geçmiyor ki ümmetin maruz kaldığı musibetler ya da belalar eksilmiyor olsun. Ümmetin fertlerine bir bir dokunduğu elem verici hadiseler bizleri derinden sarsmakta ve bazen geri dönüşümü zor bir handikapın (engel) etrafında adeta dört pervane dönmüş oluyoruz. Elbette yaşayıp nefes aldığımız dünya hayatında cereyan eden tüm bu ve benzeri vakıalar anlamsız, başıboşluk ve gelişi-güzel bir şekilde şekillenip önümüz öylece serpiştirilmiyor. Hayatımızı imtihan serüveniyle sürdürdüğümüz dünya yaşantısında başımıza gelecek her türlü bela ve musibetin elbette bir yansımadan ibaret olduğu yani kulların imtihan sürecinde gerek ameli ve gerekse itikadi noktada gösterdiği zaafın ya da eksikliğin karşılığı olduğunu anlamak için Kur’an ve Sünnet verilerine göz atmamız konumuz açısından oldukça aydınlatıcı olacaktır.
Şura süresinin 30. Ayetinde her şeyin sahibi olan Rabbimiz bakın ne buyuruyor: ”Başınıza gelen musibetler, felaketler kendi ellerinizle işlediğiniz ameller, yüklendiğiniz günahlar yüzündendir. Allah müstahak olduğunuz, başınıza gelecek felaketlerin çoğunu da bertaraf ediyor.” Bu ayetin, müntesipleri olan müslümanlara verdiği mesajda çok açık bir şekilde ümmet olarak maruz bırakıldığımız acıların ve ızdırapların sebebiyetini göstermede önemli bir adres sunuyor. İşlediğimiz bireysel günahlardan ötürü arınıp tövbe etmedikçe ya da bundan dolayı vicdanımızı rahatsız edici bir ses duymadıkça işlenen kabahatin sadece bireyle sınırlı kalmayıp topluma sirayet edici özelliği olması dolayısıyla sosyal bir manevi zedelenmeden söz edebilir miyiz? Yâda ayetin sadedinden yola çıkarak, semadan arza intikal eden-edecek tabii afetlerin bireyden başlayıp toplumsal hayata yayılmasında günahın ve haramların rolü nedir? Biraz daha açık bir ifadeyle Müslümanlığın üzerimize yüklediği mükellefiyetler yerine getirilmediği takdirde Allah inancının tezahürleri olan ibadetlerden söz edilemeyeceğine göre ortaya Kuran ve Sünnet ekseninde Allah-kul ilişkisinin en güzel portresini veren mümin sıfatından bahsedebilir miyiz? Tüm bu soruların cevabının dile ne kadar kolay olduğunun bilincinde olmakla beraber bir can alıcı soruyla fasılayı kapatmak istiyorum: Göklerin ve yerlerin, dağların yüklenmekten çekindikleri emaneti (mükellefiyet, dini sorumluluk) insanoğlunun yüklendiği gerçekliği karşısında Rabbimize olan kulluk vazifemizi yerine getirmemek için en ufak bir bahanemiz var mıdır? Bizler ayrıca iyiliği emredip kötülüğü menetmekle vazifelendirilmiş bir topluluğuz. Söz sultanı Efendimiz (Sav) “Hepiniz çobansınız. Her çoban güttüğü sürüden mesuldür” sözüyle buyurarak üzerimize yüklenmiş dini vecibeler yanında bizleri kollektif bir sorumluluğa davet etmektedir. Zira bizler öyle bir teslimiyet şerbetini içmiş bir ümmetiz ki; Kur’an’ın ifadesiyle “Sizler insanlar arasından çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz” sözüne, övgüsüne mazhar kılınmış bir milletiz. Müslüman kelimesinin anlam dünyasında yaratıcısına, ailesine, komşusuna, çevresine ve kısaca ümmete karşı duyarlılığı bulunan ve “Kendisi için arzuladığı şeyi kardeşi için de arzulamak” prensibiyle hareket eden bir varlıktır. Ama maalesef son 200 yıldır ümmetin dünya yaşantısına yerleştirdiği “Bana dokunmayan bin yaşasın” slogan anlayışı, bizleri biz yapan değerlerden, anlayıştan ve medeniyetten koparıp bugünkü manzarayı bizlere hediye etti. Mesele sadece bireyin yaratıcısına karşı sorumluluklarını ve görevlerini yerine getirmekle kalmayıp, diğer din kardeşlerinin yanlış dini tutumlarını, olumsuz Müslüman imajlarını ve kullukta sadakatte verdiği söze aykırılık teşkil edecek tüm unsurları ortadan kaldırmakla mükellef olduğunu hepimiz biliyoruz. Yukarıda da vurguladığımız gibi Müslümanlık sözcüğü sadece İslam’a karşı kendisinin dini vecibelerini yerine getiren bir kavramı ifade etmez. Onun uhdesinde yaratana ve yaratılanlara karşı sorumlulukları bulunan birtakım görevleri vardır. Yaratana karşı sorumluluk bahsinde Kur’an’ın ve Sünnet‘in bildirdiği tüm emirler ve yasaklar varken yaratılanlara (insan, hayvan ve doğa) karşı ise yerine getirmemiz gereken ilkeler vardır. Rabbim bizleri fıtratımıza uyum sağlayacak ameller işlememizi ve mükellefiyetini yüklendiğimiz İslam’ın emir ve yasaklarını tatbik etmemizi nasip eylesin.(Amin)

Yuva-ileti-im-reklam
AR-EL-K
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.