DOLAR 17,9672
EURO 18,2097
ALTIN 1.024,77
BIST 2.883,09
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu 29°C
Parçalı Bulutlu
Kastamonu
29°C
Parçalı Bulutlu
Çar 29°C
Per 27°C
Cum 29°C
Cts 28°C
resim yükle
resim yükle

Yazı ölüme zaferdir

Yazı ölüme zaferdir
Beypark
03.08.2022
74
A+
A-

Söz uçar yazı kalır demiş büyüklerimiz. Bilginin korunması ve yazının önemine dair çok kıymetli bir söz. Suların sel haline gelip çağlaması için çok yağması gerek yağmurun, karın. Sonrasında sel akıp gidince bıraktığı mil, kil ve kum bir berekettir çiftçiler için.

REKLAM-VEREB-L-RS-N

Aynen bunun gibi sözlerin dizelere gelip inci tanesi gibi sıralanması içinde kaynağının güçlü olması gerek. Sonrasında gelen ise yazı demektir. Evet, söz gider yazı kalır, çok önemli bir hatırlatma benim de dikkate aldığım. Öyle yazılar vardır ki, sahibi dünyada iken anlaşılamadığı halde öldükten sonra kıymetlenen ve anlaşılan, yıllandıkça önemi daha bir kavranan. Beklide bizim toplumumuzun genel bir karakteri ölenlere daha kıymet vermek! Tıpkı; “kör ölür badem gözlü olur” ifadesinde olduğu gibi mi, yoksa gerçekten öyle olduğundan mı?
Evet, insanı unutulmaz yapan geride bıraktığı izlerdir hiç kuşkusuz. Bu izlerin en önemlisi ise eser halini almış yazılar değimlidir? İnsan dünyadan gitse de kelimeleri kalmıyor mu, hayata atılmış imza ve ipliklerden örülmüş nakışlar gibi. Yıllar boyu adeta görmezden gelinerek insanların gadrine ve ihanetlerine inat yazıları, tek vefalı kalan olmuyor mu arkalarından… İşte; “ilmin zabtı rabt altına alınması” tavsiyesinden, “İnsan hafızasının malullüğüne” dair söylenmiş sözlerin tamamının da haklılığı, çağlar ötesinden günümüze eserleriyle seslenen yazarların hala okunuyor olmasında yatmıyor mu? Evet, yazar okundukça kendisini daha da bir yazmaya adayıp, vakfeder. İtici gücüdür bir bakıma okur kitlesi, yazarın motivasyonunda. Fakat yazdığı yazıdan beklenen ilgiyi görmemişse yazar, çokta önemsememeli bunu. Zira yazan önce kendisi için yazmalı.
Her yazının, her okuyanda aynı düşünceyi uyandırmayacağı da muhakkaktır. Her insanın yetişme biçimi ve kültürü farklı olduğundan okunan yazı ayrı ayrı makes bulur insanların dünyasında. Herkesin hayata dair yaşanmışlıklarının ve algılamasının farklı olması bir zenginliktir aslında. Bu nedenledir ki her okuyan farklı anlamlar yükler yazıya. Kendinden bir şeyler bulması nispetinde yazıdan etkilenir, onu sahiplenir, kendinde olanlara göre değerler yükler ve önemser yazıyı da yazarını da. Sizin de böyle okuduğunuz ve sahiplendiğiniz yazı ve yazarlar yok mudur hiç? İçinde kendinizi bulduğunuz, sahiplendiğiniz ve tam benim duygu ve düşüncelerimi ifade ediyor ve benim yarama tuz basıyor dediğiniz. Her yazı birazda toplumsal gerçekleri bünyesinde barındıran iç sızısının dışa vurumudur aslında, bir iz ve burkuntunun ifşası niteliğinde..
“Yazılmış her kelime ölüme karşı bir zaferdir” der, Michel Butor. O yüzden sürekli yazmalı insan! Hem de öncelikle kendisi için yazmalı. Kendiyle konuşmak için, kendini dinlemek için yazmalı. Kimi zamanda anlaşılmak için yazmalı elbette. Kalıcı olmak için… Beklide kendisinden sonra gelecek nesle bırakabilecek en anlamlı mirastır diye yazmalı. Ceddini merak edenler açısından oldukça elzemdir yazılı hatıralar bırakabilmek. Tabiî ki okumayı seven bir nesilse geride bıraktığınız. Sizce de öyle değimli? Geçen yılların ardından fotoğraf albümünü şöyle bir karıştırdığınızda yıllar önce çekindiğiniz bir resmin sizde bıraktığı etki neler çağrıştırmaz ki, geriye dönerek o günlere yapacağınız yolculuk la birlikte…
Hele aile büyüklerine dair bir resimse baktığınız. Onlarla yaşanmış ve yaşlanmış hayat hikâyelerini hayatlarına dair her türlü yaşanmışlıklarını yazı ile birlikte hemhal edilerek sunulmasıyla bir başka anlam katmaz mı hepimize de… Yazmanın faydaları sadece bunlardan ibadet değildir elbette! Öyleyse sizde yazın. Yazın ki; Anlaşılın, yazınki içinizi dökün ve rahatlayın. Yazın ki geleceğe bir noktalık iz de siz bırakın. Sevdikleriniz özel eşyalarının arasında bir süs güzelliği gibi yazılarınızı da saklasın ve satırlarınız onların geleceklerine böylelikle değer katsın.

I0SuO.gif
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.