Site Rengi

DOLAR 7,4126
EURO 9,0363
ALTIN 441,98
BIST 1.542
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kastamonu 6°C
Çok Bulutlu
Kastamonu
6°C
Çok Bulutlu
Pts 6°C
Sal 7°C
Çar 6°C
Per -1°C
dOBI7b
dOBI7b

Zehra Sueda Özabacı Köşe Yazısı ‘Mutluluk Şelalesi’

Zehra Sueda Özabacı Köşe Yazısı ‘Mutluluk Şelalesi’
Beypark
12.05.2020
260
A+
A-

Mutlu olmak bazen çok zordur, belki sizin için öyle değil ama benim için mutlu olmak; dünyanın en zor işi…Sabah yine Şakir’in sesiyle uyandım, beni uyandırmakta onun üstüne yoktur. Şakir kim diye sorarsanız; benim horozum. Neyse devam edeyim, kahvaltı yapmak için mutfağa gittim, bardağıma çay doldurup içine iki tane şeker attım, minik bir ekmek kesip içine biraz çikolata sürdüm, çayımı bitirip çıktım. Tabi Şakir’i unutmadım ona yemini verip yoluma devam ettim. Yolumun üstünde eski ahşap bir evin altında bir mahalle bakkalı vardı, bakkala girdim evde birkaç eksik var ihtiyaçlarımı alıp çıkacaktım ki kapıda ki horoz şekeri gözüme çarptı, küçükken onu almak için ne şaklabanlıklar yapmazdım ki, bütün harçlığımı o horoz şeker için harcardım. Bu yüzden asla istediğim o bisikleti alamıyordum, ne günlerdi ama şimdi o horoz şekeri elimin altında ne zaman istesem alabilirim. Bakkal Ali amcaya dönüp sordum: -‘Horoz şekerler ne kadar ?’ –‘Üç lira dedi’ gülümseyerek ve ekledi çocukluğun mu geldi aklına kızım ? . Başımla onayladım, bu şekeri de alıyorum diyerek Ali amcaya uzattım ve hesabı ödeyip çıktım ne kadar özlemiştim horoz şeker yemeyi paketi yavaşça açtım, tadını çıkarmak istiyordum ama yanımdan birden kahkaha sesleri  gelmeye başladı. Yanıma baktığımda küçük bir çocuk eliyle beni işaret etmiş gülüyordu, komik duruma düşmüştüm, sinirle horoz şekeri yere atıp oradan uzaklaştım. Ne zordu büyük olmak istemsizce gözümden iki damla yaş süzüldü oysa çocuk olsam arkadaşlarım yanıma toplanır bir kere yalaya bilir miyiz? diye sorarlardı. Bende dayanamayıp izin verirdim keşke hiç büyümeseydim, bu düşüncelerimi iş yerindeki arkadaşlarıma anlatsam gülme krizine girerler ve benimle dalga geçerlerdi, sadece beni anlayan Şakirdi. Bu düşüncelerle dalmışım, iş yerimin kapısının önündeydim. Gözyaşlarımı sildim tam o sırada Merve geldi, yani iş arkadaşım masalarımız yan yana –‘merhaba’ dedi bana, bende ona aynı şekilde cevapladım hızlıca içeri girip masama oturdum masamın üzerinde de bir çiçek vardı. Size onu tanıştırayım, adını ‘Sıkıntılı’ koymuştum çünkü benim sıkıntılarımı dinleye dinleye oda sıkıntılı olmuştu, sıkıntılıya biraz su verdim ve bilgisayarımı açtım bir mesaj gelmişti mesajı okudum ve anladım ki benim paketim gelmiş ne paketi diye düşünürken 3 ay önce sipariş etmişim ve şu anda ne olduğun dair hiçbir fikrim yoktu… Akşam gitmeden önce kesinlikle o paketi almam lazım yoksa meraktan çat diye çatlayacağım. Yandaki masadan patron geliyor diye fısıltılar başlamıştı, hemen bana gelen mesajı kapatıp işle ilgili dosyayı açtım patronumuz Hüseyin bey masalara dikkatlice bakıyordu, bütün masalara bakma işi biter bitmez odasına girer işlerine devam ederdi ama bugün masaları kontrol ettikten sonra; -‘Arkadaşlar, bir dakika dinler misiniz ? Paydos bugün erken çıkıyorsunuz’ dedi. Herkes duyduğuna inanamamıştı, ben ise çantamı koluma takıp işyerinden hızlıca çıktım postane bizim sokakta değildi. Bende otobüsü beklemeye başladım. Yanımdaki bir çocuk annesinin elini bırakmış çamurda zıplıyor annesi ise ona bin bir tane laf söylüyordu, oysa bıraksa ve çocukluğunu yaşasaydı, ve otobüs geldi binip bir koltuk seçtim ve oturdum. Otobüs şoförü arada durakta duruyor, otobüsün içindekileri laf yağmuruna
tutuyordu, işte böyle bir yolculuktan sonra postaneye ulaşmıştık. Postaneden içeri girdim, kutuyu aldım. Evime gelmiştim bana gelen paketi masanın üzerine koyup ellerimi yıkamaya gittim. Biraz yorulmuştum, ama değdi diye düşündüm. Paketi heyecanla açtım ve içinden bir masal kitabı çıktı çok sevinmiştim. Tabi siz bu huyumu bilmiyorsunuz; ben her gece uyumadan önce mutlaka bir masal kitabı okurum ve bu kitabı asıl değerli kılan şey; Bir gece yine masal kitabı okuyacakken, masal kitaplarımın bittiğini fark ettim ve internetten bu kitabı sipariş etmiştim, bana bu kitabın çok özel olduğunu ellerinde bu kitaptan kalmadığını söylediler ve eklediler eğer bu kitaptan bulabilirseler bana göndereceklerdi. Demek 3 ay sonra bu kitabın aynısı ellerine geçmiş ve göndermişlerdi. Kitabın üstündeki yazıyı okudum ‘Mutluluk Şelalesi’ yazıyordu. Gece olması için sabırsızlanıyordum. Telefonum çalmaya başladı arayan Esraydı. Esra benim çocukluk arkadaşımdı, uzun zamandır Esra ile konuşmamıştım çünkü küstük, ben ona çocuk olmak istediğimi söylediğimde, gözünden yaş gelesiye kadar gülmüştü. Şimdi kimsenin moralimi bozmasını istemediğim için telefonu sessize aldım, yumuşak tavşanlı terliklerimi giyip televizyonun karşısına geçtim ve en sevdiğim çizgi filimi açıp güle güle izledim bu halimi biri görse benimle dalga geçerdi. Zaman su gibi akıp gitmişti, saat 12 olmuş bile televizyonu kapatıp sıcacık yatağıma girdim, o kadar uykum vardı ki sadece 1-2 sayfa kitap okuya bildim sabah yine Şakir’in sesi ile uyandım. Uyandığımda saat 10’du. Geç kalmıştım. Elimi yüzümü yıkayıp çıktım, kahvaltı yapmaya vakit kalmamıştı koşa koşa iş yerine gittim ama büyük bir sorunla karşılaştım, kapılar kilitliydi ve o anda bugün cumartesi olduğunu hatırlayıp eve döndüm. Güzel bir kahvaltıdan sonra bahçeye indim Şakir’e yemeğini verip eve çıktım. Yine Esra arıyordu, telefonu kapattım ve Esra’ ya onu sonra arayacağıma dair bir mesaj gönderdim… Şu an tek yapmak istediğim yatağıma uzanıp ‘Mutluluk Şelalesi’ ni okumaktı…

REKLAM-VEREB-L-RS-N

Zehra Sueda ÖZABACI
M. Akif Ersoy Ortaokulu
6/C Sınıfı

I0SuO.gif
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.